Zîlan’da sırra ermek

Kadın Haberleri —

29 Haziran 2021 Salı - 23:00

USAR ÇEM

Tarih 30 Haziran 1996’yı gösterdiğinde Dersim merkezde büyük bir patlama meydana gelir. Patlama, Dersim’in her yerinden duyulur. Patlamanın meydana geldiği mekanda Türk ordusunun askeri töreni vardır. Dersim soykırımı üzerinden 46 yıl geçmiştir. 46 yıl önce yöre halkı üzerine savaş uçakları ile bomba yağdıran, hamile kadınların karınlarındaki bebekleri süngülerle katleden, mağaralara sığınmış çocuğu, kadını, yaşlısı demeden zehirli gazlarla öldüren, Munzur’un berrak mavi suyunu kan gölüne çeviren Türk askerlerinin ortasında bir patlama… Patlama sesinin uzun süre kulaklarda çınlaması ardından 46  yıl önce yaşatılanlar katliama uğrayan kadınların çocukların sesleri çınlanır. Munzur suyu temizlenmeye başlar 30 Haziran’da. Dersim’in coğrafyası yeşillenmeye başlar 30 Haziran’da. Dost düşman hayretler içinde anlamaya çalışır olanları.. Ne olmuştu, nasıl olmuştu da tarih yeniden yazılmaya başlamıştı? Nasıl olmuştu da neyarın gözlerinden korku akar olmuştu;? Kimdi buna yol açan?

Zîlan...

Bir kadın.  Zayıf, güçsüz, düşünemeyen gibi kavramları ters yüz eden bir kadın. Özgürlük ve kölelik gerçekliğini iliklerine kadar hissedip düşüncelerinde büyük devrimi gerçekleştiren bir kadın. Kendisi olmak, halkının olmak için yüreğini ve beynini tüm kirliliklerden, geriliklerden, verili olan her şeyden arındıran bir kadın. Sevginin, bağlılığın, yaşamın ve ölümün hakikatini kavramış bir kadın. Evet Zîlan’dır o meydandaki ses. Zîlan’dır zalimin gözlerindeki korku. Zîlan’dır Munzur’u berraklaştıran. Zîlan’dır tek başına bir ordu gibi meydan okuyan.

Zîlan’ı tanımlamak, tanımak, anlamak; özgürlük gerçekliğinin aşkın, sevginin hakikatine ulaşmaktır. Zîlan bir hakikat savaşçısıdır ve eylemi ile hakikatin kendisi olmuştur. ‘Ölüme değil büyük yaşama koşandır’ diyor Önderlik. Zîlan, ölümü kendisinde öldürüp yaşam için kendisini feda edebilendir. Besê’nin çığlığı, Zarife’nin korkusuz yüreğidir.

Kısa süreli gerilla yaşamına büyük çıkışlar ve yaratımlar sığdıran Zîlan; düşünsel, fiziki açıdan yaşadığı tüm zorlukları kendisi olma mücadelesinde bir ivme olarak değerlendirebilmiştir. Özgür olmayı sadece istememiş, yine sadece niyet etmemiştir. Özgür olabilmek özgürleştirebilmek için yaşamının her anında büyük bir savaş vermesi gerektiğinin bilincindedir. Önderliğe yaklaştıkça, hissedip anladıkça, özgürlüğe de bir o kadar yakınlaştığını görebilmiştir. Sırra ermiştir.

Ermek, Zîlan olmaktır. Ermek, onda kendini bulmaktır. Zîlan istedi, kendisini adadı. Anladı ve uyguladı. Şimdi sıra bizde. Zîlan’ı anlamalı, Zîlanca yaşama koşabilmeli, Zîlan’da kendimizi bulmalıyız. 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.