KCK tutuklularının bir kısmı peyderpey serbest bırakılırken, bir yandan da başka tutuklamalar devam ediyor. Özellikle gençlere yönelik tutuklama furyası başlamış durumda.
Dünyanın hiçbir ülkesinde bir başbakan halkına, "size müjdem var, yeni hapishaneler yapıyoruz" demez ama bizim gibi geri ve gerici zihniyetin temsil ettiği ülkelerde denir. Tabii bu lafı nerede ettiği de önemli. İstanbul’da kültür kurumu yerine AVM sürprizi verir, Diyarbakır’da müze yerine hapishane müjdesi… Kişi ve coğrafyaya özel muamele yani…
Zindanlar dolup taşmış durumda.
Türkiye ve Kürdistan’da yeşil alan kalmadı. Yeşil alanları tarumar eden AVM ve zindanlar devlet eliyle yaygınlaştırılıyor ve meşrulaştırılıyor.
Hükümetin yolsuzluklarının patladığı ve Erdoğan’ın oğlu Bilal’in rüşvet organizasyonunu yürüttüğü açığa çıktığı zamanlarda, Erdoğan Bilal’i yanından ayırmıyordu. Olur ya, bir boşluğa gelir de tutuklanır diye.
Kendi oğluna zamanında çürük raporu aldırıp askere göndermeyen, yaptığı yolsuzluk, rüşvet, alavere, dalaverelerini gizlemeye çalışan Erdoğan, zindanlarda tutsakların ölümüne seyirci kalmaktan da geri durmuyor. Başka ana-babaların acısı, hasreti Erdoğan’ı ilgilendirmiyor.
Zindanlarda neredeyse nefes alacak alan kalmamış durumda. En önemlisi de hasta tutsakların durumu.
Yüzü aşkın hasta tutsak var, bunların onlarcasının durumu oldukça kritik, yine kritik aşamaya gelecek olan onlarca hasta tutuklu var. Devlet idamı kaldırdı ama hasta tutsakları zindanda tutarak bir şekilde idam ediyor zaten. Yüreğimiz ağzımızda yaşamak istemiyoruz artık, zindanlardan yeni tabutların çıkmasına karşı durmamız gerek.
Siyasi tutsaklar.
1991 yılında "şartlı tahliye" adı altında birçok siyasi tutsak serbest bırakıldı. O yıllarda yapılan şartlı tahliye sadece Türkiye sosyalist hareketlerine yönelikti ama PKK tutsakları için geçerli değildi. PKK’li tutsaklara "sizi 20 yıl daha yatıracağız" dediler ve gerçekten 20 yıl yatıp öyle çıkmıştı tutsaklar.
Fakat 1991 yılından sonra tutuklanan tutsaklar, şu an 20-25 yıldır zindanda ve hepsi de müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum. Bu insanların ne zaman çıkacağı belli olmadığı gibi, hepsini de zindanda öldürmeye mahkum edecekler gibi.
Tutsaklar esir olarak tutuluyor.
Erdoğan, Diyarbakır’da, "Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşalacağını göreceğiz" demişti. Sonra da "ben hayallerimi anlatıyorum siz Genel Af diyorsunuz" diyerek yine dalgasını geçti.
Birçok yiğit devrimciyi taş duvarların arasında sıkıştırıp, duvarların altında bırakmak istiyorlar. O bir karışlık yerde bile her türlü zulmü hak sayıyorlar tutsaklara. Sevkler sırasında ağır bir şekilde darp ediliyorlar ama buna rağmen adli tıp raporlarında "darp ve cebir izine rastlanılmamıştır" deniliyor yalancı veya yalana zorlanan doktorlar tarafından.
Zindanların bir an önce boşalması lazım. KCK’li tutsakların bir kısmının serbest bırakılması elbet sevindirici ve olması gereken bir durumdu ve bu insanlar 5 yıl boyunca zaten nedensiz yattılar.
Ya bütün gençliklerini zindanda çürüten tutsaklar için de yüzümüzü zindanlara çevirmemiz gerekmiyor mu? Onların da özgürlüklerine kavuşması için sesimizi yükseltmemiz gerekmiyor mu?