Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu, işgalci Türk devletinin Rojava’ya yönelik bir haftadır sürdürdüğü saldırılara ilişkin basın açıklaması yaptı. Saldırılar sırasında özellikle kamplarda ya da cezaevlerinde tutulan DAİŞ üyelerinin tekrar serbest kalma riskinden dolayı ciddi kaygılar bulunduğu belirtilen açıklamada, “Ayn İsa yakınlarında bulunan kamptan yaklaşık 800 IŞİD üyesinin kaçtığı yönündeki haberler, kaygılarımızı maalesef haklı çıkartmıştır. Birleşmiş Milletler Özel Komisyonunun Haziran 2016 tarihinde sahadaki çalışmalarından sonra açıkladığı üzere, 3 Ağustos 2014’de Şengal’de Êzîdîlere yönelik gerçekleşen saldırılar 21. yüzyılın soykırımı niteliğindedir ve bugün de çok sayıda IŞİD üyesinin tekrar serbest bırakılması, Êzidîlerle birlikte Sünni Kürt, Ermeni, Süryani, Şii Türkmenlerin de benzer kırımlara maruz bırakılması riskini beraberinde getirecektir. Tarihi boyunca 73 defa kırımdan geçirilen Êzîdî halkına yönelik suçlar, uluslararası insan hakları belgelerinde ve BM Sözleşmelerinde de belirlendiği üzere, insanlığa yönelik suçlardandır ve tüm insanlık ailesinin taraf olmasını gerektirir” denildi.
Sivillerin yaşam hakkının ihlal edilmemesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, Suriye’nin Geleceği Partisi Genel Sekreteri Hevrîn Xelef’in katledilmesi kınandı.
Ankara’da DAİŞ emirinin evindeki Êzîdî çocuk
3 Ağustos’ta kaçırılan Êzîdî bir genç kadının Ankara’da bulunduğuna işaret edilen açıklamada, “3 Ağustos kırımı esnasında 14 yaşındayken kaçırılan ve bugün 19 yaşında olan Êzîdî bir kadının, ağabeyinin ısrarlı çabalarıyla Ankara’nın Keçiören semtinde IŞİD’in Telafer emirlerinden birinin evinde bulunması ve Emniyet Müdürlüğüne giderek şikayetçi olması sonucu failin gözaltına alındığı bilgisine ulaşmış durumdayız. Êzîdî kadının ve ağabeyinin ifadelerinin alındıktan sonra savcılık soruşturmasının başlayıp başlamadığı, küçük yaşta kız çocuğunu zorla alıkoyan ve kendisine yönelik ‘soyu kırma amaçlı’ istismar suçunu işleyen IŞİD üyesinin akıbetinin ne olduğu konuları, platformumuzun yakın ilgisi içindedir. Konuyla ilgili olarak kadın örgütlerinin, baroların ve insan hakları kuruluşlarının müdahilliği çağrısında bulunurken, bu insanlık suçunun takipçisi olacağımızı ve alacağımız sonuçları da kamuoyuyla paylaşacağımızı duyururuz” diye kaydedildi.
AMED