Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde, çadır kuran Barış Anneleri Meclisi üyeleri seslerinin kamuoyunca duyulmasını istiyor. Eski Cezaevi Kavşağı ve Gever Kültür Sanat Derneği’nin bahçesinde 2 ayrı çadır kuran anneler, her gün yüzlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Çocuklarının zorla askere gönderildiğini, tutsak edildiğini ve cezaevlerinde hücre, mektup ve telefon cezalarıyla sistematik bir şekilde işkenceye tabi tutulduğunu belirten anneler, AKP Hükümeti’nin Kürt annelerini psikolojik savaşa alet etmek istediğine vurgu yapıyor.

Nöbet tutan annelerden Asya Kesici’nin oğlu cezaevinde. Devletin Kürt gençlerine dağ ve cezaevi yolunun dışında bir yol bırakmadığını söyleyen Kesici, “Biz çocuklarımız için geldik. Çocuklarımız cezaevlerinde perişan oldular. Çocuklarımızı zindanlarda hasta haliyle tutuyorlar. İçimiz yanıyor ama devlet bizim sesimizi duymuyor. Oğlum Yunus Kesici cezaevinde ikide bir hücre cezası alıyor. Şimdiye kadar 4 kez hücre cezası verilmiş, bir ay telefon görüşme yasağı verilmiş, bir ay görüş yasağı verilmiş. Bu ne biçim adalettir. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Zorla cezaevlerinde tutulan, zorla askere alınan çocuklarımızı istiyoruz” dedi. Zulüm olduğu için gençlerin dağa gittiğini ifade eden Kesici, “Çözüm diyorlarsa şimdiye kadar ne yapılmış?” diye sordu.

Amed bir devlet oyunu

Vahide Kılıç ise Amed’de belediye önünde tutulan nöbete dikkat çekerek, “Amed’deki olay, devlet ve Erdoğan’ın planıdır. O anneler akıllarını başına almalıdır. Artık yeter, bir yandan Kürtlerin kendi içindeki işbirlikçiler bir yandan AKP’nin çeteleri, asker-polis yetmiyormuş gibi şimdi de anneler çıkarıldı sahneye. Devlet bizi karşı karşıya getirmek istiyor. Rojava’daki çeteler bile Erdoğan’ın gönderdiği silahlarla Kürtlere karşı savaşıyor” dedi. Torununun tutuklu olduğunu dile getiren Kılıç, “Ayağı kırık olan küçük yaştaki torunumun üzerine onlarca asker çullandı, gözaltına alındı. Dokuz aydır tutuklu ve halen mahkemeye çıkarılmamış. Dokuz aydır tutuklu bulunan torunum halen mahkemeye çıkarılmamış. Gizli tanık bahanesiyle aylardır zindanlarda tutuluyor. Allah’tan korksunlar artık bu zulme son versinler” diye konuştu.

Çözüm varsa karakol niye

Bir oğlu PKK saflarında bulunan Melahat Işık ise, Kürt annelerinin çözümde ısrarcı olduğuna vurgu yaparak, annelerin yıllardır yürüttüğü mücadeleye işaret etti. Kürtlerin eski Kürtler olmadığını söyleyen Işık, “Biz de cezaevlerindeki çocuklarımızı istiyoruz. Biz davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Madem çözüm süreci başlamış bu karakollar neden yapılıyor” dedi ve Başbakan’a “anneler üzerinden siyaset yapma” çağrısında bulundu.

Böyle çözüm istemiyoruz

Kalekol ve karakol yapımlarının hükümetin samimi olmadığının göstergesi olduğuna işaret eden Fehima Terzioğlu ise “Karakolları istemiyoruz, çözüm dedikleri şey karakol ise, biz böyle çözüm istemiyoruz” dedi. Oğlu cezaevinde bulunan Terzioğlu, “Bizi kalekollarla yıldıramayacak. Artık bize yalan söylemesin. Artık herkes ne istediğini biliyor bu çağda kimse kimseyi kandıramaz. Önderimizi ve çocuklarımızı istiyoruz. Bedenim toprağa düşünceye kadar bu mücadele eden bir anne olarak nefes alacağım” şeklinde konuştu.
Üç oğlu var
Bir oğlu PKK saflarında, bir oğlu cezaevinde bir oğlu ise askerde olan Gule Keleş, “Bizim çocuklarımız dağa gitmişse bir amaç için gitmişler. Bir yandan çözüm diyor bir yandan çocuklarımızı cezaevlerine atıyor. Eline silah verip savaşa gönderdiğin insanlar senin çocuğun değil. Niye insanları birbirine kırdırıyorsun?” diye sordu. Keleş, “Biz de askere zorla alınmış, cezaevlerine atılmış çocuklarımızı istiyoruz” dedi.





SAMİ YILMAZ/DİHA/HAKKARİ