Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, kemer sıkma politikalarına karşı kitlesel protestoların ortasında, zorunlu askerlik hizmetini uygulamaya koyma planını duyurdu. İlk askere çağrılanların, Haziran ayında göreve başlanacağı söylenen program kapsamında önümüzdeki sekiz yıl içerisinde toplamda, 16 yaşında olan 800 bin Fransa yurttaşının askere alınacağı belirtildi.

Basın söz konusu kararı, “Fransa’nın, birliğini tehdit eden bölünmeler ile parçalandığı bir dönemde, vatani görevi geri getirme düşüncesi, tam zamanında bir adım gibi görünüyor,” diye Macron’un açıklamasını yorumlayıp desteklerken, Macron kitlesel gösterilere karşı askeri hazırlıkların yapıldığını ve  protestoları bastırmak için askeri birliklerin Fransa’nın Réunion adasına konuşlandırılacağını açıkladı. Macron’un seçim yarışına girdiği günden bugüne kadar savunduğu zorunlu askerlik ve Avrupa Ordusu fikri devreye giriyor böylelikle. NATO alternatifi bir Avrupa Ordusu’nu dışarıya karşı örgütlendirilmesi gerektiğini savunan Macron’un askeri ilk olarak kendisine karşı sokaklara dökülen toplumsal muhalefete yönelteceği ise yaptığı açıklamadan anlaşılıyor.

Zorunlu askerlik tartışmaları sadece Fransa için söz konusu değil. AB genelinde, zorunlu askerliğin geri getirilmesine hazırlıklar olduğu biliniyor. Fransa, 1997’de zorunlu askerliği kaldırmıştı. Onu, 2001’de İspanya, 2005’te İtalya, 2008’de Polonya ve 2010’da Almanya takip etmişti. Son iki yılda ise yeniden zorunlu askerliğe dönüş konuşuluyor. Geçtiğimiz yıl İsveç ve bu yıl Fransa’nın zorunlu askerliğe geri dönmeyi duyurdu. Almanya dahil diğer büyük AB güçlerinin de aynı yolu izleyeceği belirtiliyor.

Yapılan anketler, Fransa halkının sadece yüzde 29’unun ülkesi için savaşmayı kabul edeceğini; 2017’de AB gençliğine yönelik düzenlenen “Hangi Nesil” araştırması ise halkın yüzde 60’ın zorunlu askerliği reddettiğini gösteriyor. Toplumun karşı çıkmasına rağmen hükümet, gelecek yıl ilk olarak 16 yaşındakileri kapsayacak program kapsamında, savunma bakanlığı ve eğitim bakanlığının ortak hazırlayacağı eğitimle zorunlu askerliğe start vermeyi düşünüyor. Askeri eğitimin yanı sıra gençlerin, “kriz yönetimi” ve “sürdürülebilir kalkınma” konularında eğileceği belirtiliyor.

Zorunlu askerlik tartışması emperyalistler arası rekabetin nasıl tırmandığının somut göstergesi ve aynı zamanda ABD-AB ticaret savaşının giderek derinleştiği buna paralel olarak, Berlin ve Paris’in Amerika ile rekabet etmek için bir AB ordusu kurma çabasının hız kazandığını görüyoruz. Söz konusu orduların sadece diğer emperyalist bloklara karşı bir misyon oynamayacağı ise açık. Avrupa genelinde kemer sıkmaya ve toplumsal eşitsizliğe yönelik kitlesel muhalefet patlak verirken, biriken öfkeye karşı sadece polis değil tüm askeri birimlerin de   devreye sokulacağı mesajı veriliyor.

Son dönemde Fransa’da aşırı sağın bizzat sistem tarafından şişirildiğine tanık oluyoruz. Büyük eylem hazırlıkları içerisindeyken son aylarda çok sayıda tutuklama yaşandı. Diğer taraftan örneğin Almanya’da “silahlı kuvvetler içindeki Gölge Ordu” başlığıyla da haber dergisi Focus’un 10 Kasım sayısında yayınlanan bir haberde, “200 dolayında eski ve görev başında Bundeswehr askerinden oluşan bir komplo ağı” olduğu belirtiliyor. Haberin devamında, savcılığın yaptığı soruşturma sonuçlarına göre “sol’a ve sığınmacılara yönelik çok derin ‘nefretleriyle’, ‘ortadan kaldırılması’ gereken hedeflerin adreslerinin ve fotoğraflarının bulunduğu bir dosya’ oluşturdukları” ve bu yapılanmanın göçmenlere ve solda önemli isimlere karşı cinayetler planladığı ifade edildi.

Söz konusu tablo gösteriyor ki artık sadece parçalı sorunlara  karşı mücadele yetmiyor. Aynı zamanda militarizme, zorunlu askerliğe ve savaş karşı çıkacak, güçlü bir sistem karşıtı hareket Avrupa çapında örgütlenmediği durumda, önümüzdeki dönemde daha ağır bedeller ödenecek!