• GÖÇ-DER Eşbaşkanı Murat Sarı: Kalıcı ve onurlu barışın inşası isteniyorsa 90'lı yıllarda göçe maruz kalan halkın geri dönüşünün sağlanması ve bununla yüzleşilmesi gerekiyor.
  • 'Ya korucu olursun ya da köyü terk edersin' yaklaşımıyla 3 bin 700 civarında köy ve mezra boşaltıldı. Geri dönüşler için halen engel olan koruculuk sistemi lağvedilmeli.

Süreç için kurulan Komisyon'da dinlenen GÖÇ-DER Eşbaşkanı Murat Sarı, 90'lı yıllarda göçe zorlanan insanların geri dönüşleri için yasal zeminin oluşturulmasını ve koruculuğun lağvedilmesini istedi. 

Kürt meselesinin demokratik çözümü noktasında yasal ve siyasi zeminin oluşturulması amacıyla Meclis'te kurulan Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, farklı kesimleri dinlemeye devam ediyor. Komisyon, 18 Eylül'deki 11. toplantısında Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Murat Sarı'yı da dinledi. Sarı, inkar ve imha politikasının yarattığı derin tahribatın sonlandırılmasını istediklerini söyledi. Sarı, "Kürtlerin attığı adımlara karşın devletin de adım atması gerekiyor. Komisyon rolünü oynamalı ve sürecin esas muhatapları ile görüşmeli. Onurlu bir barış için somut adımların atılması gerekiyor" dedi. 

Yasal zemin oluşturulsun

Komisyon'a köylerine geri dönüş için yasal zeminin oluşturulmasını talep ettiklerini kaydeden Sarı, şunları söyledi: "Boşaltılan köylerde yaşanan hak ihlallerini, hak savunucularının raporlarını ilettik. Eğer kalıcı ve onurlu barışın inşası isteniyorsa 90'lı yıllarda göçe maruz kalan halkın geri dönüşünün sağlanması ve bununla yüzleşilmesi gerekiyor. 'Ya korucu olursun ya da köyü terk edersin' yaklaşımı ile 3 bin 700 civarında köy ve mezra boşaltıldı. Baskı ve zulme maruz kalındı. Göçün en büyük sebeplerinden biri olan koruculuk sistemimin lağvedilmesini talep ettik. 90'lı yıllarda metropollere gerçekleşen göçlerin sonuçlarına bakıp ona göre bir çözüm oluşturulmasını da talep ettik."

Koruculuk engeli sürüyor

Koruculuk sisteminin geri dönüşler için hala büyük bir engel teşkil ettiğini söyleyen Sarı, şöyle devam etti: "Koruculuk sistemi bir bütün halinde lağvedilmeli, çünkü güvenlik tehdidi ve kaygısı oluşturuyor. Avrupa'ya sığınma talebinde bulunan yurttaşlar var, buna ilişkin bu yurttaşların herhangi bir ceza tehdidi olmaması için yasal bir zemin oluşturulup geri dönüşlerinin önü açılmalı. Mexmûrluların da geri dönüşü için yasal bir zemin oluşturulmalı. Bunun acil bir şekilde yapılması gerekiyor. Ceza tehdidiyle göç etmek zorunda kalan insanlar için doğduğu topraklara döndüğünde bir tehditle karşılaşmaması için yasal adım atılması gerekiyor."

Yeni göç politikası var

Bir geri dönüş süreci başlatılacaksa köylerin Kürtçe adlarının tanınması gerektiğini belirten Sarı, ekokırım uygulanarak devreye konulan yeni göç politikasının süreci olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Sarı, şunları ekledi: "Kürt halkının yaşadığı topraklarda maden arama, HES ve ağaç kıyımı ile yaşam alanları tehdit altına alınıyor. Halen Gabar, Cûdî, Licê ve Pasûr'da ekokırım ile insanlar göçe maruz kalıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. 90'larda asker zoruyla gerçekleşen göç, şimdilerde ekokırım ile gerçekleştiriliyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Komisyon çalışmalarını yürütürken de yasal adımların atılması gerekiyor." ANKARA