Köylüler, Lice’nin Çemê Elika ve Xeraba mahallelerinde 8 gün süren askeri operasyonu anlattı: “Evlerimiz işgal edilip kullanıldı, hayvanlarımız öldü, zorla Türk bayrağı asıldı, yiyecek ve içeceklerimize el konuldu, göç etmemiz dayatıldı.”

Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) yetkilileri, Türk askerleriyle birlikte köylere dağıldı. DEDAŞ, her eve bin 500 TL para cezası kesti. Yurttaşlar, herhangi bir kaçağın olmadığını, cezaların keyfi bir şekilde kesildiğini söyledi.

Amed’in Lice ilçesi ve bağlı köyler 2015’ten beri sokağa çıkma yasağı ve askeri operasyonların kıskacında. İlçeye bağlı Birlik Çemê Elika (Birlik) ve Şenli Xeraba (Şenlik) mahallelerinin kırsal kesiminde bahar ayından bu yana neredeyse her hafta askeri operasyon yapılıyor. Daha önce yapılan askeri operasyon kapsamında bölgede bir veya iki günlük süren sokağa çıkma yasağının sonuncusu 8 gün devam etti. Bu yıl bölgede en uzun sürdürülen askeri operasyonu üst düzey askeri yetkililer yönetti. Bu operasyon kapsamında Xeraba ve bağlı Speynî, Şîrte Mevan, Çemê Elika Mahallesi ve bağlı Gezan mezralarında yaşayan yurttaşlar, askerlerin tehdit ve hakaretlerine maruz kaldı. Yüzlerce asker ve zırhlı araç eşliğinde 4 Ekim’de başlatılan ve 12 Ekim’de sonlandırılan askeri operasyonu, yapılan diğer askeri operasyondan farklı kılan ise yerleşim yerlerinin içinde yapılması. Operasyonun başladığı ilk günden itibaren evlere zorla bayrak asan askerler, 24 saat nöbet tuttu. Köylülerin bayrakları indirmesi halinde ise askerlerin köylülere, “Bir dahaki sefer geldiğimizde eğer bu bayraklar indirilse ya sizi tutuklarız ya vururuz ya da ceza keseriz” şeklinde tehdit ettiği aktarıldı.

Hayvancılıkla geçimlerini sağlayan yurttaşlar, ilan edilen sokağa çıkma yasağından kaynaklı hayvanlarını ahırdan dışarı çıkaramadıklarını ve asker gözetiminden besleyebildiklerini dile getirdi. Operasyon sırasında merada otlanan hayvanlarını eve getirmek için izin isteyen yurttaşlara, askerlerin “Suikastçılar var. Sizleri vururlar” dedikleri ve çok sayıda hayvanın öldüğü aktarıldı.

Evleri kullandılar

 Evlerde arama yapan askerler, mahallelerdeki tüm yurttaşları Genel Bilgi Taraması’ndan (GBT) geçirdi. Köylüler, arama sırasında askerlerin, kafalarına uzun namlulu silah dayadıklarını ve zorla evlerin içinde konumlandıklarını söyledi. Ölümle tehdit edildiklerini ve kapı pencerelerin kırıldığını vurgulayan köylüler, askerlerin evlerinde beslendiklerini, çay ve şeker dahil kışlık yiyeceklerinden konserve, çökelek, tereyağını kendileriyle götürdüğünü belirtti. Köylüler, askerlerin evlerdeki birçok eşyayı da kullanamaz hale getirdiğini kaydetti.

İşkence yapılan yurttaşlar, operasyonun uzun sürmesinden kaynaklı mahallede yiyeceğin tükendiğini ifade etti. Mahallelerin yas evini de kullanan askerlerin, burada bulunan 300 kiloya yakın şeker ve 5 kilo çayı beraberinde götürdükleri aktarıldı.

DEDAŞ da onlarla geldi

 Operasyon sırasında Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) yetkililerinin bölgeye geldiği ve her eve bin 500 lira para cezası kestiği kaydedildi. Elektriğin “kaçak” olduğu gerekçesiyle ceza kesildiğini belirten yurttaşlar, herhangi bir kaçağın olmadığını, cezaların keyfi bir şekilde kesildiğine dikkat çekti.

Gözaltında işkence

 Operasyon sırasında ormanlık alanın yandığını dile getiren köylüler, 3 köylünün gözaltına alınarak, Lice Jandarma Karakolu’na götürüldüğünü; fiziki şiddete ve hakarete maruz kaldığını söyledi. Bazı ev ve köprülere yapılan “Bozkurtlar burada”, “JÖH ve PÖH” gibi yazılamalar dikkat çekti.

Terk etmeyeceğiz

 İsimlerinin güvenlik gerekçesiyle yazılmasını istemeyen köylüler, tedirgin olduklarını, zorla göç ettirilmek istendiklerini vurguladı. Sürekli baskı ve tehditlere maruz kaldıklarını dile getiren yurttaşlar, “Ne yaparlarsa yapsınlar buralardan göç etmeyeceğiz” dedi.

Geri adım attırılamadığı için

Lice, son yıllarda değil 1925’ten bu yana devletin zulüm ve baskısına maruz kalıyor. Bunun nedenini sorduğumuz Licelilerden, “Kürt olduğumuzu inkâr etmediğimiz için bize bunlar reva görülüyor. Fakat biz Kürt’üz, bunun aksini kim söyleyebilir ki? Türklere kalkıp bugün sen Türk değilsin diyebilir miyiz? Emin olun bize yapılan onlara yapılsaydı onlar da kabul etmezdi. Kürt’üz, inkar etmiyoruz. Mücadelemize, dilimize sahip çıkıyoruz. Yapılan tüm zulüm ve katliamlara rağmen asla baş eğmedik ve geri adım atmadık. Bize geri adım attırılamadığı için bu baskılar, katliamlar bize yapılıyor. O günden bugüne değişen bir şey olmadıysa bugünden sonra da değişen bir şey olmayacak. Bunu devlette çok iyi biliyor. Her şeyin bir sonu var bunun da bir sonu olacak” yanıtı alıyoruz.

‘Adam edersek Lice’yi ele geçiririz’

 Aralarında milletvekili ve parti yöneticilerinin de bulunduğu HDP Heyeti’nin, Çemê Elika köyünde yaşananları tespit etmek istemesi de asker engeline takıldı. Heyetle görüşen askeri yetkililer, “Köylüler bize teröristlerin yerlerini, isimlerini söylemiyor. ‘Bize isimleri verin, yerlerini söyleyin, biz gerekeni yaparız’ diyoruz. Soruyoruz fakat ısrarla bilmediklerini söylüyorlar. Kimseyi görmediklerini söylüyorlar” diyerek köylülere muhbirliği dayattıklarını itiraf etti. Ayrıca askerlerin köylülere, “Birlik ve Şenlik köylerini adam edeceğiz. Onları da adam edip yola getirirsek Lice’yi ele geçiririz” dediği öğrenildi.

MA/JINNEWS/AMED