4 yıl önce İmralı’da başlayan, Öcalan’a uygulanan mutlak tecrit bütün ülkeyi çepeçevre sardı. Tecrit altındayız, bütün özgürlüklerimiz elimizden alındı. Bunlara son verme zamanıdır.

Sayın Öcalan üzerindeki tecride son vermediğimiz sürece bu adaletsizlikler devam edecek. Bu hukuksuzluk, bu zulüm hepimizin kapısını çalacak. Gelin bu mücadeleye omuz verin.

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, Halfeti’deki işkenceye dikkat çekerek, “Kürtlere ‘defol git’ diyen zihniyet hâlâ iş başında” dedi.

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. Temelli, çocukları İmralı tecridine karşı açlık grevinde olan annelerin, Çerkesya Hareketi Kurucu Meclis üyelerinin de katıldığı toplantıda, Halfeti’deki işkence, açlık grevleri, seçim ve ekonomi gündemini değerlendirdi. Temelli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

İşkence ve zulüm

Urfa’dan gelen haberler ve görüntüler, işkenceyi gösteriyor. Ters kelepçeyle yerlere yatırılmış, ciddi işkence görüntüleri sosyal medyaya düştü. Urfa’da devlet güçleri halka zulüm ediyor. Bir operasyon gerçekleştiriliyor. Nasıl ve neden yapıldığı araştırılmadan orada yaşayanlara zulüm ve işkence yapılıyor. Hatta işe giden insanların servis aracı taranıyor; 4 işçi yaralanıyor. Kürt’e zulüm bitmiyor. Türkiye siyasetinin adeta değişmez zemini Kürt’e zulüm. Kürtlere ‘defol git’ diyen zihniyet hâlâ iş başında; zulüm, işkence devam ediyor.

Sessiz kalmayacağız

Bu ceberut düzene karşı mücadeleye devam edeceğiz. Bu faşizme karşı mücadelenin en önünde annelerimiz var. Onurlu bir barış gelsin, evlatlarımız ölmesin, açlık grevleri/ölüm oruçları son bulsun diye, her gün bu ülkenin sessizliğine inat seslerini yükseltmeye devam ediyorlar. Her türlü şiddete, saldırıya, zulme rağmen asla vazgeçmiyorlar. Biz de annelerimizle beraber bu sese ses katmaya devam edeceğiz. Bu zulüm son bulana kadar sesimizi yükselteceğiz.

Bu sessizlik ürkütücü

Açlık grevindeki insanların çok ciddi sağlık problemleri var. Görme, konuşama, hareket etme kabiliyetlerini yitiriyorlar. Cezaevi yönetimleri, bu insanları darp ediyor, baskı uyguluyor, almaları gereken ilaçları, sıvıları vermiyor, engelliyor. Böyle bir faşist anlayışla karşı karşıyayız. Dışarıda ‘evlatlarımız ölmesin’ diye bu sesi yükseltmeye çalışan annelere de saldırılar sürüyor. Bizzat güvenlik güçleri annelere saldırıyor. Annelere yönelik saldırılara karşı herkes sessiz. Bu sessizlik ürkütücüdür. Bu sessizlik ülkenin nasıl bir felaketle karşı karşıya olduğunun habercisidir. Gelin hep birlikte bu sessizliği yırtalım, gelin hep birlikte ses olalım.

Gelin omuz verin

Sayın Öcalan üzerindeki tecride son vermediğimiz sürece bu adaletsizlikler devam edecek. Bu hukuksuzluk, bu zulüm hepimizin kapısını çalacak. Gelin bu mücadeleye omuz verin.

Adalet Bakanı’nın da bizzat belirttiği gibi hükümlülerin avukatları ile görüşmesi kanuni bir haktır. Şimdi gereğini yapın. Avukatlar İmralı’ya gidebilsin ve müvekkilleriyle görüşebilsin. Bu bir haktır, bu hakkın gereği ne ise uygulamada hayata geçsin. Hep söyledik, hukuksuzluk sadece İmralı’da sürmüyor. Tüm ülkede bir hukuksuzluk hüküm sürüyor ve bu hukuksuzluk herkese yeni adaletsizlikler, yeni şiddet getiriyor. Hükümet, iktidar bunun ne denli farkında, bilmiyoruz.

HDP umuttur

Karamsarlık yok, vazgeçmek yok. Çünkü bizim güzel fotoğraflarımız var. Barış ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyenlerin fotoğrafı var. Öyle 3-5 kişi değil, binlerce, milyonlarca insanın fotoğrafı var. 100 yıllık mücadelenin aydınlık yüzü olmaya devam ediyoruz. HDP umuttur, HDP direniştir. Karamsar tabloyu değiştirebilecek yegane güç HDP’dir.

Kayyumcu zihniyet durmuyor

Faşizme dur diyeceğiz, dedik. Bunu da başardık ama seçimlerden sonra YSK marifeti ile 6 belediye eşbaşkanı arkadaşımız KHK bahane edilerek, 56 meclis üyemiz YSK tuzağı sonucunda mazbatalarından mahrum edildiler. Onların yerine yedekler atandı. Yani kayyumlar geldi. Evet kayyumcu zihniyet devam ediyor, hız kesmedi. YSK eliyle gerçekleştirdikleri bu meseleye artık savcılar müdahil oldu. Seçilmiş arkadaşlarımız üzerinde Tatvan’da olduğu gibi 9 belediye meclis için soruşturma başlatmışlar. Vali buna dayanarak bu 9 arkadaşımızı görevden almış. Seçilmişlere, Kürt halkının iradesine saldırılar devam ediyor.

23 Haziran’da da yeneceğiz

Aynı şeyi bugün İstanbul için yaptılar. Halkın iradesini yok saydılar, İstanbul’a geçici kayyum atadılar. Bu haksızlık ve hukuksuzluk karşısında ne yapacağız? Her zaman yaptığımızı yapacağız, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve mağduriyet varsa, hak hukuk mücadelesi için orada olacağız. 23 Haziran İstanbul seçimlerinde de bir kez yendiğimiz ama yenildikçe doymayan bu iktidarı İstanbul’da bir kez daha yeneceğiz.

Demokrasi İttifakı’nı var edeceğiz. Hep birlikte sokak sokak, iş yeri iş yeri, mahalle mahalle çalışacağız. Bu ceberut iktidarın gidişatını durduracağız. Ülkenin önünde yeni bir siyaset yolu açılmıştır. Umut doludur bir yol. Umudumuzla beraber yürüyeceğiz. HDP’yle yürüyeceğiz.

Hepimiz tecrit altındayız

4 yıl önce İmralı’da başlayan, Öcalan’a uygulanan mutlak tecrit bütün ülkeyi çepeçevre sardı. Tecrit altındayız, bütün özgürlüklerimiz elimizden alındı, kalan birkaç özgürlüğe yönelik saldırılar devam ediyor. Tüm bunlara son verme zamanıdır. Nerede bir adaletsizlik varsa, toplumun vicdanı nerede kanıyorsa orada olacağız; orada bir araya geleceğiz, hep birlikte direnecek ve geleceğimize sahip çıkacağız. Sokağımızda, mahallemizde, iş yerimizde, kentimizde demokrasi ve barış mücadelesinde buluşacağız.

 

ANKARA