
AKP hükümetinin Kürdistan'da gerçekleştirdiği katliamlara karşı verilen
tarihi mücadele, henüz genç yaşına rağmen Cizre direnişinde yer alan
Emel Ayhan’ın (Delila) hikayesinde bir kez gözler önüne serildi. 9
kişilik bir ailenin 3'üncü çocuğu olarak Mersin'de dünyaya gelen Ayhan,
henüz 7 yaşında iken babasını tren kazasında kaybetti. 2012'de ise
ablası Büşra Ayhan'ın PKK'ye katılmasından etkilenen Ayhan, Kürt
mücadelesine daha fazla ilgi duymaya başladı. 2015 yılına kadar Kürt
mücadelesi içinde aktif bir şekilde rol alan Ayhan, 7 Haziran sonrası
AKP'nin Kürdistan'da ilan edilen özyönetim alanlarına saldırmasına
dayanamayarak Cizre'ye gidip direniş saflarında yerini aldı.
'Zulme karşı çıkması gerekiyor'
Ayhan'ın büyüdükçe Kürt mücadelesi ile tanıştığını ifade eden anne Melike Dağhan, “Ne Emel’im ne de Büşra’m beni dinledi” diye anlatıyor. Nerde bir eylem ve etkinlik olsa Ayhan'ın orada olduğunu belirten Dağhan, “7 Haziran seçimleri ardından ‘kızım bak seçimi kazandık artık evde otur, kendine dikkat et’ diyordum ama beni dinlemiyordu yine mücadelesinde ısrar ediyordu” dedi. Kürdistan'da AKP'nin başlattığı savaşın ardından kızının evden ayrıldığını ve kendisinden haber alamadıklarını anlatan Dağhan, “1 Kasım seçimlerinde akrabamız olan bir kadın bana Emel’den selam getirdi. Cizre’de olduğunu öğrendim. Ertesi Pazar Cizre’ye giderek onu gördüm” dedi. Kızını eve getirmek için ikna etmeye çalıştığını belirten Dağhan, kızı Ayhan'ın kendisine “Anne ben arkadaşlarımı bırakamam onlara hainlik edemem. Ben gelmiyorum. Bu dönem bizim özgürlüğümüzü kazanma dönemi, herkesin ayağa kalkması bu zulme karşı çıkması gerekiyor” dediğini aktardı.
'Helallik istedi'
Mersin'e döndükten sonra kızıyla telefonda görüştüğünü ifade eden Dağhan, Cizre’deki son sokağa çıkma yasağıyla birlikte kızıyla bir ay görüşmediğini belirtti. Yasağın üzerinden bir ay geçtikten sonra kendisini bir kadının arayarak kızının hasta olduğunu söylediğini aktaran Dağhan, “Meğer iki arkadaşı yanında yaşamını yitirince onlara üzülmüş o yüzden hastalanmış" dedi. Kızıyla 8 Şubat’ta görüştüğünü dile getiren Dağhan, “Emel bizi arayarak benden nenesinden helallik istedi. Telefonda bana ‘Anne etrafımızı sardılar bu sefer kurtulamayız hakkınızı helal edin’ dedi ve telefonu kapattı” şeklinde konuştu.
Son söz: Ayağa kalkın
Ardından kızının kurtulması için dualar ettiğini anlatan Dağhan, kızının 10 Şubat tarihinde yeniden aradığını belirterek, kendisine “Anne biz üçüncü bodrum katının üst katındayız. Arkadaşlarımızı benzin dökerek yaktılar. Bizde bir şey yapamadık. İkinci katta mahsur kalmış durumdayız. Herkes ayağa kalksın" dediğini anlattı. “Oturduğum yerde kala kaldım” diyen anne aradan bir saat geçtikten sonra kızı Ayhan'ında katledilenler arasında isminin geçtiğini gördüğünü belirtti. “Kızım Kürdistan katliamcı, kâfirlerin saldırısına maruz kalıyor” diyen Dağhan, “Onlar nasıl bizi katlettilerse aynısı da onların başına gelsin. Nasıl ki bizim evlatlarımız bizden yardım istedi biz onlara yardım edemedik inşallah onların çocuklarının da başına gelir” şeklinde beddua etti.
‘Halkım özgürleştiği zaman döneceğim’
Ayhan'ın tek isteğinin PKK'ye katılmak olduğunu belirten kardeş Bahar Ayhan, "Kürt Özgürlük Mücadelesine âşıktı. Duygularını sadece yazarak ifade ederdi, kimseyle paylaşmazdı" dedi. Ayhan ile yaptığı telefon görüşmelerinin birinde kendisine eve gelmesini teklif ettiğini ifade eden kardeş Ayhan, "Oda gülerek ‘beni merak etme Bahar ben iyiyim. Ben bu yolu seçtim ve bu yolda yürüyeceğim. Kürdistan ne zaman özgürleşti, Kürt halkı özgürlüğüne ve kimliğine kavuştu o zaman döneceğim’ dedi” bilgisini paylaştı.
'Biz teslim olmayız'
Emel’in 10 Şubat’ta amcası Abdullah Ayhan’la da telefonda görüştüğünü anlatan abla Ayhan, “Amcam ona 'kızım teslim olun’ dedi ama o amcama ‘biz teslim olmayız' diyerek telefonu kapattı. Bir daha da sesini duymadık” diye belirtti.