
"Ülkemizde bedel ödemeden kazanılmış hiçbir hak yoktur. Önderliğimiz özgür olmadan hiçbirimizin özgür olmayacağını bildiğimiz için de büyük bir kararlılık içindeyiz. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar direnişimizden vazgeçmeyeceğiz."
Bingöl M Tipi Cezaevi'nde açlık grevine katılan tutsaklar mektup gönderdi. Tutsakların kamuoyuna mesajları şöyle:
Aslan İbicik: 1978 Diyarbakır/ Hazro doğumluyum. 17 yıldır cezaevindeyim. Acımın sıradanlaşmasının yanı sıra insanın amansız bir vurdum duymazlığa uyandığı dönmelerden birindeyiz. Önderliğimizin esaretiyle her gün köhne bir cehenneme uyandığımız halde, yine de kaba bir inançla yolumuza devam ediyoruz. Unutulmamalı ki; ilk o verdi özgürlüğü bize, ama bizler O'nu özgür kılmadıkça çarmıhtan süzülen kanla büyüyecek acılarımız. Başlamış olduğum açlık grevi eyleminin Önderliğimizin özgürlüğüne kapıyı aralayana dek devam edecektir.
Edip Yalçınkaya: 21 yıldır cezaevindeyim. Eylemimiz, özünde Kürt halkının en meşru hakkını içeriyor. Ama öylesine bir coğrafyada yaşıyoruz ki; en meşru doğal haklar için bile büyük bedeller ödemek gerekiyor. Ülkemizde bedel ödemeden kazanılmış hiçbir hak yoktur. Biz PKK'li tutsaklar dün olduğu gibi bugün de bu bedeli ödemeye hazırız. İşte bu yüzden manevi değerlerimiz, ahlaki sorumluluğumuz bize güç katıyor, moral veriyor. Önderliğimiz özgür olmadan hiçbirimizin özgür olmayacağını bildiğimiz için de büyük bir kararlılık içindeyiz.
Emrullah Kurcan: 1983 Amed doğumluyum. 2 yıldır cezaevindeyim. Bu eyleme girmemdeki amacım; Önderliğimizin özgürlüğünü, anadilimizle eğitim ve savunma hakkının tanınmasına yöneliktir. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar direnişimizden vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. Kürt halkının özgürlüğü için direniş saflarında olmak bizler için bir onurdur.
Baran Günona: 1986 Kars doğumluyum, 3 yıldır tutukluyum. Anadilim Türkçedir. Kürtleri soykırım cenderesine alan okullarda Kürtçeyi öğrendim ve mahkemelerde Kürtçe kendimi savunmaya çalıştım. Eyleme girmemdeki amaç Önderliğimizin özgürlüğünü sağlanmasıdır. Çünkü Önderliğin özgürlüğü ile ancak Kürdistan özgürleşecektir.
Diyar Kaydu: 1987 Amed/Farqin doğumluyum. 3 yıldır cezaevindeyim. Eyleme giriş amacım özgür Önderlikle gelecek olan özgür ülkeye giden yolda bir toz tanesi kadar da olsa katkıda bulunmaktır. Biz PKK'li tutsaklar bu bedelin bir parçası olmaktan onur duyarız. Kararlıyız.
Ahmet Korhan: 1981 Amed/ Hazro doğumluyum. 4 yıldır tutukluyum. Önderliğimizin özgürlük, sağlık ve güvenlik koşullarının sağlanması ve anadilimiz üzerindeki her tür baskının son bulmasını istiyoruz. Direniş sürecinde yer almak bir onurdur.
Safet Durmaz: 1988 Amed/Lice doğumluyum. 4 yıldır tutukluyum. PKK'li tutsaklar olarak belirttiğimiz talepler karşılanıncaya kadar direnişimizi sürdüreceğiz. Başta ailelerimiz olmak üzere tüm kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıyoruz.
Çocuklarımız yalnız değil
Tutuklu oğlu ve iki yeğeni açlık grevine katılan Sadullah Gürah da Konya’da BDP binasında yapılan açlık grevine katılıyor.
Cezaevlerindeki açlık grevlerine destek için onlarca merkezde devam eden açlık grevleri var. Konya'da BDP il binasındaki dönüşümlü açlık grevine katılan Sadullah Gürah'ın oğlu Şükrü Gürhan ve yeğeni Sabahattin Gürhan Ermenek Cezaevi'nde açlık grevinde. Bir diğer yeğeni Aziz Alp ise Siirt Cezaevi'nde açlık grevine katılan tutsaklar arasında. "Çocuklarımızın yanında, haklı taleplerinin arkasındayız" diyen Sadullah Gürah şöyle dedi: "Talepler biran önce karşılanmalıdır. Hiçbir şey umurumuzda değil sadece Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz."
Kanser hastası açlık grevinde
Denizli D Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki açlık grevine 1 Kasım'dan itibaren kanser hastası Hayati Kaytan da katıldı.
Kaytan, ailesiyle yaptığı görüşmede kararını iletirken, “Taleplerimiz kabul edilene kadar eylemimizi sürdürmekte kararlıyız” dedi. Kaytan'ın yakınları şunları aktardı: "Cezaevinde 15 Ekim'den itibaren açlık grevi sürüyor. Arkadaşları yemek yemeyince, o da yiyememiş. Hasta olduğu için açlık grevine katmamışlardı ama o yanındaki arkadaşları yemeyince, sofraya oturamamış. İçinden gelmemiş. Sonra da destek amaçlı açlık grevine başlamış."
Ağırlaştırılmış müebbete mahkum edilen Hayati Kaytan, cezaevindeki kanser hastası tutsaklardan biri. Kaytan’ın beyninde geçtiğimiz senelerde habis bir tümör tespit edilmiş ve ameliyatla alınmıştı. Kaytan yaklaşık 3 senedir sürekli müşahede altında tutuluyor.
Çankırı'da kötüye gidiyor
Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi'nde açlık grevinde olan tutsakların sağlık durumlarının kötüye gittiği bildirildi. Açlık grevine katılan tutsaklardan Kader İdin ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde, "Tutsakların kalp ritimlerinde bozukluk ve göz kararması oluyor. Ayrıca aşırı kilo kaybının yanında tansiyon dengesizliği yaşanıyor. Açlık grevinde olan tutsaklar, ayakta duramıyor ve her geçen gün durumları kötüye gidiyor" dedi.
Şakran'da hakaret
15 Ekim'den bu yana Şakran 4 nolu T Tipi Cezaevi'nde açlık grevi eyleminde olan Orhan Şakar isimli tutsak, ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde cezaevi idaresi ve gardiyanların grevdeki tutsaklara hakaret ettiğini söyledi. Şakar, sayım sırasında gardiyanların tutsaklara "Devam edin bakalım sizi kim kurtaracak" diyerek sözlü tacizlerde bulunduğunu söyledi. Tacizlerin yanı sıra gardiyanların hakaretler savurduğunu da söyleyen Şakar, "Psikolojik işkenceyle bizi yıldırmak, direnşimizi kırmak istiyorlar" dedi.