Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Newroz'da yaptığı çağrının ardından başlatılan Demokratik Çözüm Yürüyüşü sürecini takip etmek ve 1999 tarihinde yaşanan can kayıplarının yaşanmaması için Kürt kadınları birçok kentte 'Demokratik kurtuluş ve çözüm çadırı' kurdu. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde başta Şirnex ve Colemêrg olmak üzere, Dêrsim'deki çadır eylemleri devam ediyor. Dêrsim'de, İstanbul ve Amed'den giden Barış Anneleri öncülüğünde eylemlerini sürdüren anneler, çadır eylemlerinin yanısıra, yapılmak istenen karakolları protesto etmek amacıyla Sinan Kalesi üzerinde yapılan karakol inşaatına yürüdü. Botan'da ise, annelerin eylemi devam ediyor.


'Karakol istemiyoruz'

DÖKH öncülüğünde, 'çözüm süreci'ni halka anlatmak ve HPG'lilerin Demokratik Çözüm Yürüyüşü sürecini halka anlatmak amacıyla Dêrsim merkezde bulunan Seyit Rıza Meydanı'nda kurulan 'Demokratik kurtuluş ve çözüm çadırı'nda nöbet tutmak amacıyla Amed ve İstanbul'dan giden Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, Dêrsim'de yapılan karakolları protesto etmek için, Sinan köyüne gitti. Sinan köyünde köylüler tarafından karşılanan eylemciler, karakolun yapıldığı yer olan Sinan Kalesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Karakola varan anneler burada, 'Dêrsim'e karakol istemiyoruz', 'Bijî Serok Apo' sloganları attı. Çalışmaların aralıksız devam ettiği karakol çalışmasının etrafı tellerle çevrilirken içeri kısımda da, çok sayıda zırhlı aracın bekletildiği görüldü. Mobese kameralar ile kayıt yapılırken karakol önüne gelen anneler burada basın açıklaması yaptı.

Devlet ikna edemiyor mu?

Açıklamada konuşan Barış Annelerinden Döndü Ergin, "Sayın Öcalan bir sözü ile Kürt halkını barış için çalışmaya ikna etti. Tutuklu olan bir Önder bunu yapıyorsa bir devlet bunu yapamıyor mu? Bir devlet halkını barışa ikna edemiyor mu bu karakolları yapıyor mu? Devlet bir an önce bu karakolların ve barajların yapımlarını durdursun. Bu karakolların yapımını bizler savaş gerekçesi sayarız. Bu dayatılan onursuzluktur. Dêrsim halkı bu onursuzluğu kabul etmeyecek, bunun cevabını verecektir" diye konuştu.

Çok sayıda kemik çıktı!
Demokratik Çözüm Yürüyüşü'nde olan HPG'lilerin dağları kendilerine emanet ettiğini dile getiren Barış Annesi Cemile Akgün de, "Bu süreç başladığı zaman gerillalar 'Bu mücadeleyi size emanet ediyoruz' dediler. Biz de dedik ki; emanetiniz başımız gözümüz üzerine. Bu şiardan yola çıkarak bu emanetlerine en iyi şekilde sahip çıkacağız. Bugün karakolların durması için ve askerlerin kışlalarına çekilmesi için sadece bir uyarı yapıyoruz. Eğer bu savaş hazırlıkları devam ederse biz kendimiz gelir hepsini yerle bir ederiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından eylemciler yarım saat oturma eylemi gerçekleştirdi. Öte yandan karakol inşaatı çalışmalarında çok sayıda kemik çıktığı ve kemiklerin yollarda olduğu görüldü. Yine etrafta tarihi kalıntıların parçalarına da rastlandı.

'Öcalan serbest bırakılsın'

Öte yandan annelerin çadır eylemi devam ediyor. Kurulan 'Demokratik kurtuluş ve çözüm çadırı' ile birlikte Dêrsimlilerin sürece olan katılımı da artarken, yıllardır süren savaştan kaynaklı en fazla canları yanan kadınlar özellikle çadır eylemini sahipleniyor. Sabahın erken saatlerinde çadırın önüne akmaya başlayan gençler, gecenin geç saatlerine kadar çadırda kalıyor.
Dêrsimliler ile birlikte çadırlarına sahip çıkmanın kendilerini mutlu ettiğini belirten Amed Barış Annesi üyesi Hidayet Ay, "Biz barış anneleri olarak Dêrsimliler ile birlikte bu çadırlarda olduğumuz için çok mutluyuz. Bu süreçte Barış Anneleri olarak Dêrsim halkının yanında olacağız ve mücadelelerini destekleyeceğiz" dedi.

Adı konulmayan bir savaş

30 yıldır yaşanan savaşın sadece özgürlük için olmadığını belirten Barış Annesi Cemile Akgün de şöyle konuştu: "Şimdi yeni bir süreç başladı. 30 yıldır Kürdistan'da bir savaş var. Ama adı konulmayan bir savaş. Sayın Öcalan'ın ortaya koyduğu barış sürecine Dêrsimliler olarak canı gönülden sahipleniyoruz. Evet bu süreç başlarken tedirgin yanlarımız da var. Çünkü önceki geri çekilmelerde ve ateşkeslerde çocuklarımızı kaybettik. En çok kayıp tek taraflı ateşkes süreçlerinde oldu. Bizim en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Onlar için canlarımızı kalkan yapacağız. Ve Dêrsimliler Önderliğinin özgürlüğünü istiyor. Barış gelecekse bu Önderliğimizin özgürlüğü ile gelir."

Botan'da anneler dağlarda

Gerillaların Çözüm Yürüyüşü'nün başlaması ardından, herhangi bir provokasyonun yaşanmaması için, annelerin Botan bölgesinde kurdukları 'barış çadırı'ndaki nöbetleri sürüyor. Kurulan çadırları ziyaret eden halk desteğini sunarken, anneler yürüyüş sürdüğü müddetçe burada nöbet tutacaklarını söylediler.
'Barış nöbeti'nde bulunan gerilla annesi Hacer Timurtaş, çocukları için buraya geldiklerini belirterek, "Askeri operasyonları da durdurmak için geldik. Provokasyon yaşanmasın diye buradayız. Operasyonlar ve karakol çalışmaları devam ediyor. Bunları kabul etmiyoruz. Boşa çıkaracak girişimler olduğu müddetçe biz buraları terk etmeyeceğiz" dedi.


Devlet de esirleri bıraksın
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Demokratik Çözüm Yürüyüşü'nü gerçekleştiren gerillalar için "Cehennemin dibine gitsinler" sözüne tepki gösteren annelerden Hatice Cansırı da, "Çocuklarımız devletin baskısından dolayı dağa çıktılar. Onlara 'cehennemin dibine gitsin' diyenler cehennemin dibine gitsinler. Operasyonları durdurmak ve provokasyonların önüne geçmek için buradayız. Gerekirse çocuklarımızla birlikte savaşırız" şeklinde konuştu.
Annelerden Mevlüde Candemir ise, "Gerillalar ellerindeki esirleri bıraktılar, şimdi de barış için geri çekiliyorlar. Ancak halen KCK'den binlerce kişi tutuklu. Neden bunları serbest bırakmıyorlar" dedi. Annelerin Botan'da 'barış nöbeti' sürerken, onları ziyaret eden kadınlı-erkekli yüzlerce kişinin barış çadırlarını ziyaretleri de sürüyor . 

DİHA/DÊRSİM-ŞIRNEX