Kimisi emekli olmuş, ancak yine de bahçeye gidip çalışmak zorunda, kimisi de 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan savaş koşulları nedeni ile büyük kentlere göç ederek buralarda yaşama tutunmaya çalışıyor. Onlar, sayıları on binlerle ifade edilen mevsimlik tarım işçileri. Sabahın erken saatlerinden itibaren İzmir’de yaşadıkları mahallelerden araçlara binerek Menderes ilçesine bağlı Gümüldür semtindeki mandalina bahçelerine giden tarım emekçisi kadınlar, çalışma koşullarını anlattı.

Adı ‘emekli’ olsa da halen emekçi

Naile Ödemiş, 2 yıldır mandalina işinde çalıştığını ve emekli maaşı ile geçimini sağlayamayınca, zorunlu olarak yılın belli dönemlerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını söyledi. Özel bir ilaç şirketinden emekli olan Ödemiş, emekli insanların yarısından fazlasının halen çalışmaya devam ettiğini hatırlattı. 800 TL emekli maaşı ile kimsenin Türkiye’de geçimini sağlayamadığını ifade eden Ödemiş, "Bu ülkede emeklilik yok. Hayatım çalışmakla geçti. Devlet utansın. Yıllardır çalıştım emekli oldum, ama halen çalışmaya devam ediyorum. Kalp hastalığı ve tansiyon var bende, bu halde çalışıyorum" diye konuştu.

40 yıldır mandalina işinde

65 yaşındaki Edibe Alkan’ın anlattıkları da Ödemiş’in anlattıkları ile benzer. Mêrdîn'in Nisêbîn ilçesinden göç etmek zorunda kalan aileler arasında olan Alkan, İzmir’de yerleştikten sonra başta barınma olmak üzere birçok zorlukla karşılaşmış. İzmir’e geldiği yıllardan beri mevsimlik tarım işi ve tekstil işlerinde çalışan Alkan, ilerleyen yaşına rağmen her gün düzenli olarak gelen işçiler arasında. 11 yıl önce eşi vefat eden ve 5 kız çocuğuna sahip olan Alkan, 5 kızı da evlendikten sonra tek başına yaşıyor. Geçimini sağlamak için ilerlemiş yaşına rağmen çalışmak zorunda kaldığını belirten Alkan, "40 yıldır mandalina işine geliyorum. Her sabah güneş doğmadan yola çıkıyoruz, akşam 15.30’a kadar mandalina bahçesinde çalışıyoruz. Paydos olduktan sonra eve gitmemiz bir saatten daha fazla alıyor. Yaklaşık 4 ay bu böyle devam ediyor. Yaşım büyük, tarla işinden başka bir yerde de kabul etmiyorlar beni. Akşamları da ancak eve gittikten sonra yemeğimi yapabiliyorum" dedi.

Ayakları sular içinde kalıyor

Mêrdîn’in Dêrika Çiyayê Mazî ilçesine bağlı Girê Sor (Bayraklı) köyünde 1984 yılında ekonomik nedenlerden dolayı göç etmiş 60 yaşındaki Keziban Bağçı adlı kadın işçi de ilerleyen yaşına rağmen 10 yıldır mandalina bahçesine gelenlerden. Ev bütçesine katkı sunmak için mandalina toplamaya geldiğini ifade eden Bağçı, “İzmir gibi büyük bir şehirde evi geçindirmek çok zordur. Mecburen çalışıyoruz. Memleketimizde olsaydık kendi işimizde, tarlamızda çalışmış olurduk. Fakat artık köye de gidemiyoruz. Mecbur burada çalışıp yaşamımızı geçindiriyoruz” dedi. Diğer işçiler gibi Bağçı da sabah güneş doğmadan yola çıktıklarını ifade ederek, “Önümüzde günlerde yağışlar başlayacak. Bizi iş daha çok zorlayacak. Ayaklarımıza kadar ıslanacağız. Zor ve zahmetli bir iş ama başka gideceğimiz bir iş yok. Sadece tarlalarda çalışmak zorunda kalıyoruz. Mandalina işi biterse sera işine gideceğiz” diye konuştu.

Çocuklar sokaklarda aç susuz

İşçilerden 5 çocuk annesi Sevdet Yıldız (45) da 15 yıldır mandalina işine geliyor ve okuyan 3 çocuğun masraflarını da mandalina bahçelerinden kazandığı para ile karşılıyor. Mandalina toplamaya geldiği için üç çocuğunun evde yalnız kaldığını ifade eden Yıldız şunları söyledi: “Çocuklarım sokaklarda aç susuz kalıyor. Ben çalışıyorum, eşim ile diğer iki çocuğum çalıştığı için evde 3 çocuğum yalnız kalıyor. Sabah 04.00’de uyanıyoruz. Gece karanlığında yola çıkıyoruz. Akşam gittiğimizde çocuklarımıza içimiz acıyor. Çocuklarım aç kalıyor. Yağmurlu havalarda da ayaklarımız su içinde kalıyor. Yağmur yağdığında ağaçların altında sığınıyoruz. Tekrar durduğunda iş başı yapıyoruz. Islanıyoruz, işçilerin birçoğu hastalanıyor. Zor bir iş.”

DİHA/İZMİR