- Meclis'in geleneksel tatiline iki hafta kalmışken gündemin en kritik başlıklarından biri olan 'çerçeve yasa' tartışması belirsizliğini koruyor.
- İktidar cephesinden farklı açıklamalar gelirken, henüz kamuoyuna yansıyan somut bir taslak çalışmasının bulunmaması dikkat çekiyor.
- DEM Parti ise sürecin hızla ilerlemesi gerektiğini ve Meclis kapanmadan bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmesinin kritik olduğunu belirtiyor.
- Eşbaşkan Hatimoğulları, Meclis kapanmadan önce adım atılmamasının risklerine dikkat çekerek, “İstenirse bir gün komisyon toplanır, ikinci gün hemen yasalaşır” dedi.
AZİZ ORUÇ/ İSTANBUL
DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, sürecin 'sürünceme' haline son verecek bir adımın da 'çerçeve yasa' olacağını belirterek, iktidarın oyalayıcı ve araçsallaştırıcı tutumundan vazgeçmesi ve daha faza gecikmemesi gerektiğini vurguladı.
İktidar cephesinin 'çerçeve yasa' konusunda ne tür bir hazırlığı olduğuna dair hiçbir bilgilerinin olmadığını belirten DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi: “İktidardan ‘çerçeve yasa’ konuda farklı açıklamalar yapılıyor. Örneğin bir yetkili yasanın Meclis kapanmadan çıkacağını söylerken, diğer temsilcileri gündemlerinde böyle bir şey olmadığını belirtiyor. Bizim ise bu konudaki niyetimiz nettir. Sayın Abdullah Öcalan, İmralı heyetimiz ile yaptığı son iki görüşmede bu 'çerçeve yasa' üzerinde çok durmuş ve sürecin ilerlemesi için mutlaka çıkması gerektiğini vurgulamıştır. DEM Parti olarak biz de bu yasanın Meclis kapanmadan çıkması gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Bu sürünceme halini bitirecek pratik adımlardan biri de bu yasa olacak.”
Pratik sonuçları oluşmalı
Çıkacak yasa kadar yasanın içeriğinin de önemli olduğunu vurgulayan DEM Parti Eşbaşkanı, “Herkesi kapsayacak, geniş kapsamlı bir yasa olmalı. Çıktıktan sonra hızla pratik ve hukuki sonuçlar doğurması gerekir. Yani silah bırakanlar ,Türkiye'ye gelip demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündeki siyasetçiler dönebilmeli ve cezaevindekiler çıkıp siyaset yapabilmeli” dedi.
Meclis çoğunluğu onlarda
“Bu konularda bir yol alınmış mı? Hayır alınmamış” diyen Eşbaşkan Hatimoğulları, şöyle devam etti: “Peki bu yasayı kim çıkaracak? İktidar, Cumhur İttifakı. Meclis çoğunluğu onlarda. Yasa da Meclis’te öyle çıkıyor. AKP’den gelecek olan bir 'çerçeve yasa'yı hepimiz bekliyoruz. Gelir mi gelmez mi emin değiliz. Süreç içinde bunu göreceğiz ama gecikilmemeli, sürüncemede bırakılmamalı ve mutlaka somut adımlar atarak süreci ilerletmeliyiz.”
İstenirse çok rahat çıkar
Meclis’in kısa bir süre sonra tatile gideceğini hatırlatarak “kalan kısa zamanda yasa çıkabilecek mi?” sorumuz üzerine Hatimoğulları, şu yanıtı verdi: “İstenirse ‘çerçeve yasa’ çok rahat çıkar. Yani iktidar ‘Biz bu barışı ilerletmek, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni bir adım daha ileriye taşımak istiyoruz’ derse inanın yasa hızla çıkar. Bir gün komisyon toplanır, ikinci gün hemen yasalaşır; yasa bu kadar hızlı geçebilir.”
7-8 maddelik ‘kök yasa’
Rêber Apo'nun 'çerçeve yasa'yla ilgili süreci hızlandıracak bir formül önerdiğini hatırlatan Hatimoğulları, şöyle devam etti: “7-8 maddelik bir ‘kök yasa’ çıkabilir. İlk adım böylece atılır. Zaten daha sonra çıkacak yasalar, biraz bu 'kök yasa'yı baz alarak çıkar. Sayın Öcalan aslında son derece kolaylaştırıcı, ön açıcı ve hızlandırıcı bir formül önermiş durumdadır. O da bu tıkanıklığın aşılmasını istiyor.”
İktidar, avantajı görmeli
Geçmiş dönemlerden farklı olarak muhalefetin de bu süreci desteklediğine dikkat çeken DEM Parti Eşbaşkanı, yasa çıkarken bunun da bir avantaja dönüşeceğinin altını çizdi. Eşbaşkan Hatimoğulları, şunları dile getirdi: “İktidar şu avantajı da görmeli: 2013-2015 döneminde muhalefet barış sürecini bu şekilde desteklemiyordu; ancak şimdi muhalefet net bir şekilde bu süreci destekliyor. CHP’den Yeni Yol Grubu’na kadar partiler süreci destekliyor. Dolayısıyla bu durum, yasa çıkarırken işimizi kolaylaştıracak bir unsurdur. Komisyonda, Meclis'teki bütün siyasi partilerin (biri hariç) bulunması çok kolaylaştırıcı bir rol oynadı. Komisyonun mevcut bileşimiyle ortak bir yasa çıkarmak o kadar kolay ve rahat olur ki iktidar bu avantajı mutlaka görmelidir.”
Yeni döneme kalmamalı
Hatimoğulları, 'çerçeve yasa'nın yeni yasa dönemine bırakılmasının ciddi riskleri doğuracağı uyarısında da bulundu: “Bölge kaynayan kazan, dünya yeni bir düzen kurmanın peşinde, mevcut olan sistem bir yapısal değişim yaşıyor. Bölgedeki stratejik duruşu bakımından Türkiye'nin Kürt sorununu çözmesi gerekiyor, bu çok net. Devletin aklının bunu görüyor olması gerekiyor, böyle bakmalı."
Süreci araçsallaştırma!
İktidarın çok fazla kendi takvimine ve kendi gündemine hapsolmuş olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Yani bugün ‘Türkiye'nin genel olarak ihtiyaçları nedir?’ sorusuna yanıt üreten, proje üreten bir yerde durmuyor. Bugün kendi iktidarını korumaya odaklanmış durumda ve biraz da bu süreci kendisi araçsallaştırmak peşinde. Atılmayan her adım biraz bunu kanıtlar pozisyonda. Dolayısıyla biz Türkiye'de 86 milyon yurttaşımızın geleceği için bu adımın atılması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
Bu yasa gecikmeden çıkmalı
Kendi tutumları ve yaklaşımlarını son derece net ve özgüvenle ifade etmeye devam edeceklerini kaydeden Hatimoğulları, “iktidar ne yapacak” sorusuna atfen de şöyle dedi: “Şu ana kadar yapması gerekenleri hep ifade ettik. Kendileriyle yapılan görüşmelerde bazen ‘bunlar olacak’ dedikleri ancak yapmadıkları şeylerle de karşılaştık. Uzun lafın kısası; bu yasa çıkmalı ve gecikilmemeli. Önümüzde yaklaşık bir ay gibi bir süremiz var ve bu süre içerisinde yeter ki karar verelim; yapılmayacak hiçbir şey yok.”
Süreç provokasyonlara açık
Hem uluslararası düzeyde hem de Türkiye'nin iç dinamikleri içerisindeki süreç karşıtlarının nasıl provokasyonlar hazırlayabileceklerinin göz ardı edilmemesi isteyen Hatimoğulları, "Türkiye'den ve devletten beklenen adımların artık atılmaya başlanması gerekiyor ki barışa olan inanç artsın. Değişim ve dönüşüme olan inanç da artsın; Kürt halkında da ‘Ya, hakikaten bu sorun çözülüyormuş’ duygusu oluşsun. Buna ihtiyacımız var. Türkiye'de 86 milyon yurttaşımız için somut bir adım atılmalı ve az da olsa bir rahat nefes alınabilmeli.”
***
Statü konusunda yol alınmalı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin ise Hatimoğulları şunları belirtti: “İktidarın çekinmemesi gereken en önemli konu Sayın Öcalan’ın statüsüdür. Yani Sayın Öcalan bu süreci yürütüyor. Devlet, Sayın Öcalan ile İmralı'da görüşmeler yapıyor ve bu süreci yürütüyor. Kürt Özgürlük Hareketi ‘Baş aktör Öcalan'dır. Bundan sonraki silahsızlanma sürecini de o yönetmezse biz yol alamayız’ diye açık beyanlarda bulundu. Şimdi devlet de bunu biliyor. Buna rağmen Sayın Öcalan'ın özgür çalışabilir ve özgür yaşayabilir koşullarının oluşturulmaması kabul edilemez. Dolayısıyla burada da ciddi yol alınmalı. ”
***
Meclis tatili ne zaman?
Anayasa’nın 93’üncü, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 5’inci maddelerine göre, Türkiye Meclisi her yıl 1 Temmuz'da tatile giriyor. Gündemdeki yasa teklifleri ve görüşmelerin yoğunluğuna bağlı olarak bu tarih ileri de alınabiliyor. Bir yasama yılı içinde ise üç aydan fazla tatil yapılamıyor.