Komünist Manifesto’nun yazılmasından 59 yıl sonra doğdu.
Manifesto 150 yaşına girdiğinde, 81 yaşındaydı.
Manifesto, 150’inci yılında, onun önemini irdeleyen önsözüyle birlikte yayınlandı.
Lenin ve arkadaşları 1917’de Ekim devrimini gerçekleştirmeden 5 ay önce 9 Haziran 1917’de Mısır’ın İskenderiye kentinde doğan Eric Hobsbawn, 95 yaşında Londra’da öldü.
Ölümünden hemen sonra, Almanya’da yayınlanan bir  günlük: “Komünizm onun yaşamı ve Komünist Manifesto” onun İncili’ydi” dedi.
20’inci yüzyılın dahi Marksist tarihçisi Eric Hobsbawn, 95 yaşında yaşama veda etti.
Başka bir günlüğün “Harika erkekler nesline dahil” olarak tanımladığı Hobsbawn, Komünist Manifesto’nun 150’inci yılında yazdığı giriş yazısında, orijinali 23 sayfadan ibaret olan Manifesto’nun önemini bir cümleyle tanımladı:
“Toplumsal pratik ve kollektif hareket vasıtasıyla tarihi bir değişim. Çekirdek düşünce budur.”
Hobsbawn aynı giriş yazısında, daha başka bir Marksist’in Manifesto’nun yayınlanmasından sonra: “Sosyalizm ya da Barbarlık” alternatiflerinin cevaplandırılmasının 21. Yüzyılda saklı olduğunu da vurgulamıştı:
20. yüzyılı “aşırı uçların çağı” olarak tanımlayan Hobsbawn, 30’lu yıllara gelindiğinde, Marksizm’in “Batı Avrupa ve İngilizce konuşan dünyadaki entelektüeller tarafından ciddiye alınacak bir büyüklüğe” ulaştığının altını çizdi.
1917’den sonra başlayan “bolşevikleşme süreci”nin çapı geniş komünist partiler doğurduğunu ve bu dönemin “faşizm çağı (1229-1945)” ile sona erdiğine dikkat çekti.
O’na göre tarih “hep aktı”.
Ve 1945’ten sonra “Marksizm’in etkisi 1945-1983” kendisini yeniden gösterdi.
Hobsbawn’ın ölümünden önce yayınlanan son kitabı: “Wie man die Welt verändert -Dünya nasıl değiştirilir- Marks ve Marksizm üzerine” ismini taşıdı.
Kitabın İngilizce orijinali 2011’de, Almanca’sı da 2012’de yayınlandı.
Kitap için yazdığı önsözde, bu kitapta yer alan metinlerin, Marks’in düşüncesi ve etkisi üzerine yaptığı araştırmalardan oluştuğunu belirtti.
Eric Hobsbawn’ı dahi yapan önemli emarelerden birini de bu önsözde buldum.
Bu eserde yer alan metinlerin yaşı 1956’dan 2009’a kadar.
Yazıların ömrü 53 yıl.
Hobsbawn’ın araştırmaları Stalin öldükten üç yıl sonra başlamış; “barış içinde birarada yaşama-soğuk savaş“ dönemi boyunca devam etmiş.
Sonra, Sosyalizme karşı koparılan tufanın öncüsü Gorbaçov dönemine karşı durmuş.
Sovyetler (1922-1991) yıkıldıktan 7 yıl sonra yayınlanan  “Komünist Manifesto”nun giriş yazısını yazdığında, “Sosyalizm ya da Barbarlık” ikileminin cevabını 21. yüzyılda aramış.
Tony Blair’i “Pantolonlu Teatcher” olarak betimlemiş.
Ve önemlisi, Hitler iktidara geldiğine Berlin’de yaşayan Hobsbawn: “Almanya’da alternatif kalmıyor. Eğer bir Alman ve Yahudi olmasaydım, belki de Nazi olurdum” analiziyle, diktatoryada sıkışan Alman ruhuna işaret etmiş.
2009 yılında Alman “Stern” dergisiyle yaptığı bir söyleşide, geleceğin savaşının ABD ile Çin arasında olacağını öngörmüş;
Ve kapitalizmin son krizine “Marks 150 yıl önce gördü” demiş.
Ölmeden öne 95. Doğum gününü kutlayanlar arasında İtalya Devlet Başkanı Napolitano’nun ve Brezilya eski Devlet Başkanı Lula’nın olması, onun dünya düzeyinde de abartılmayan büyüklükte olduğuna dair ufak bir emare.
Tesadüf değil:
Hobsbawn Londra’nın Hampstead semtinde oturuyordu.
Karl Mark’ın da yaşadığı semt.
Belki Hampstead’de toprağa verilir.
Karl Mark’ın mezar anıtının bulunduğu semt.