Çarşamba gününden beri İsviçre'nin Cenevre kentinde açlık grevinde bulunan sanatçı, aydın ve yazarlara eylemlerinin amacını sorduk.

Suzan Samancı (Yazar):

Bir yazar olarak şu sıralar ölümlerle değil, kitaplarla uğraşmak isterdim. İnsanlık adına utanç vericidir ki, ülkem Kürdistan'ın da içinde olduğu Ortadoğu bugün kan içindedir. Bir Kürt yazarı olarak, anadilim Kürtçe ile yazamamanın utancını yaşıyorum. Türk ve dünya kamuoyunun Kürt başkaldırısını iyi anlaması lazım. Baskının, inkarın ve yasakların olduğu yerde isyan kaçınılmazdır. Kürt halkının çocukları baskı ve zulme karşı bedenlerini ölüme yatırmış iken, rahat olabilmemiz mümkün değil. Onun içindir ki, BM önünde açlık grevindeyiz.

Hasret Birsel (Yazar):

Türk cezaevlerinde yüzlerce yurttaşım, ulusumun direnişçi insanları ölümün sınırında iken çok huzursuzum, canım yanıyor. Onların haklı isteklerine destek olmak için BM önündeyim. Kürt direnişçileri erirken sessiz kalamazdım.

Ozan Çağdaş (Sanatçı):

Bir kere de olsa Türk halkı, Türk aydını kendisiyle, devletiyle yüzleşme cesaretini göstermeli. İnsani değerlerini yitirmemiş her AKP seçmeni oy verdiği partisi AKP ile yüzleşmeli. Anadolu'nun bir yanı kanıyor, bir yanı çifte telli oynuyor adeta. Bu iki arada nasıl yaşıyoruz bilemiyorum. Kürt'ün, Alevi'nin, seslerini çıkaramayan cümle mazlumların en insani talepleri görmezden geliniyor. Başbakan, 'canım, ciğerim' dediği Kürt halkının üzerine bombalar yağdırıyor. Alevilerin sorunlarını çözmek için ise camiyi adres gösteriyor. AKP zihniyetinin demokrasi, insan hakları ve özgürlükler söyleminin ikiyüzlülük ve yalandan başka bir şey olmadığı anlaşıldı. AKP'nin demokrasi anlayışı, ölülere 'özgürlük', dirilere hapishanedir. Bedenlerini ölüme yatıranlar, yüreklerini ellerine alıp dağa çıkanlar sadece Kürt halkının onurlu evlatları değil, Anadolu ve Ortadoğu halklarının da onurlu evlatları ve direnişçileridirler. Topyekün saldırıya karşı topyekün direnmek zorundayız.
"Niçin ve nedenleri soramaz isek
Zulmün kaynağını göremez isek
'Gayri yeter' deyip diklenmez isek
Zalimler zulümlerini durdurmuyor ki"


Aydın Dere (Yazar-Gazeteci):

İnsanın en hümaniter eylemi olan ölüm oruçlarına karşı Türk devletinin takındığı tavır, kendine insanım diyen herkesi rahatsız etmelidir. Bu çağda insanın anadilinde eğitimini yasaklamak insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçtur. Ölüm orucunda olan insanlarımızın taleplerini desteklemek için BM'nin önündeyim. BM ne yazık ki, Birlemiş Milletler olarak değil, Birleşmiş Devletler olarak çıkarcı davranıyor ve çığlıklarımızı görmezden geliyor.

Ahmet Ak (Şair):

Kürt halkının çığlığına kulak kapatanların, göz yumanların sesi ve objesi olmak için, bugün insanlık için, barış için, annelerin ağlamaması için BM önünde açlık grevindeyim.

Bektaş Çağdaş (Sanatçı):

Türk Başbakanı Erdoğan, kimsenin açlık grevinde olmadığını açıkladı. Buna çok güldüm. Sonra da sinirlendim. Sonra birden kendimi cezaevlerinde, ölümün eşiğine gelmiş binlerce tutsağı desteklemek için açlık grevinde buldum.

Mustafa Kaya (Akademisyen):

Türkiye cezaevlerinde baskıya, haksızlığa karşı canını ortaya koyarak direnenlere destek vermek insani bir görevdir. Türkiye'nin demokratikleşmesinde bu direnişin çok rolü olacaktır. Direnenleri desteklemek için BM önünde açlık grevindeyim.

Hasan Bildirici (Gazeteci -Yazar):

Asıl suçluların, soykırımcıların cezaevlerine doldurduğu halkımın çocuklarının benim de talebim olan ölümüne isteklerini desteklemek için BM önünde açlık grevindeyim. Bir suçlular topluluğu olan Türk devletinin arkadaşlarımızı ölüme götürmesine göz yummayacak, ölümden beslenen katillerin yakasını bırakmayacağız.

BENGÜL YAÐIBASAN/CENEVRE