Almanya’da haklarında dava açılan Türk ajanların telefon konuşmalarına göre Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan için üçlü istihbarat sistemi çalışıyor. Almanya’da 17 Aralık’ta tutuklanan ve AKP hükümeti için ajanlık faaliyeti yürütmekle suçlanan üç kişi hakkında dava açılmıştı. Spiegel dergisi ise elebaşı olduğu belirtilen Erdoğan’ın eski danışmanı Muhammed Taha Gergerlioğlu’nun aralarında bulunduğu zanlıların davasına ait soruşturma notlarından detaylar aktardı. Spiegel dergisinde yer alan bilgiye göre Gergerlioğlu ve ekibi, Türkiye’nin resmi istihbarat yapısı içinde yer almıyor. Alman makamlara göre Ankara da, Gergerlioğlu ve onun için çalıştığı belirtilen iki zanlı hakkındaki iddialarda bu nedenle devamlı "MİT için çalışmadılar" savunmasını yapıyor.


Üçlü istihbarat var

Muhammed Taha G.’nin telefon konuşmalarına göre Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için üçlü istihbarat sistemi çalışıyor. Spiegel’de yer alan habere göre Gergerlioğlu bir telefon görüşmesinde Türkiye’de istihbaratın üçlü bir sistem üzerine kurulu olduğundan bahsediyor. Görünür ve görünmeyen bir istihbaratın ötesinde bir başka istihbaratın daha olduğu, ancak teşkilat için çalışanların dahi kendi aralarında birbirini tanımadığı belirtiliyor. Erdoğan’ın bu üç istihbaratı da kullandığı ifade ediliyor. Bu nedenle Alman savcılar, Gergerlioğlu ve diğer zanlıların Almanya’da da Erdoğan için özel bir sistem kurma çabası yürüttüğünden yola çıkıyor. Soruşturma notları arasında da bu şüpheye dikkat çekiliyor.


Çok sayıda fotoğraf çıktı

Dergi ayrıca savcıların Gergerlioğlu’nun cep telefonunda 112 kişiye ait pasaport bilgileri saptadığını aktarıyor. Kriminal uzmanlar, çocuklara, yetişkinlere, kadınlara, erkeklere, Türkiyelilere, Almanlara ve İranlılara ait olduğu bildirilen bu bilgilerin, bir sisteme göre toplandığına da inanmıyor. Bu nedenle de Gergerlioğlu’nun telefonunda kimlik bilgileri bulunan bu kişilerin bilgi verenler mi, yoksa izlenen kişiler mi olduğunun anlaşılamadığı kaydediliyor. Bunlara yanıt verebilecek kişi olarak Muhammed Taha Gergerlioğlu’nun ise şimdiye kadar susmayı tercih ettiği biliniyor.


Êzîdîler takip edilmiş

Yine Spiegel dergisinin haberine göre Erdoğan'ın ajan timi özellikle Êzîdîlerin yoğun olarak yaşadığı Bielefeld kentinde DAİŞ çetelerin saldırılarını protesto için yapılan gösterileri izlemiş ve eyleme katılanlar hakkında bilgi toplamış. Telefon ve internet yazışmalarının dökümüne göre ajanlar, 2014 Nisan'ında Bielefeld'de yapılan DAİŞ karşıtı yürüyüşten önceden haberdar edilmişler. Türk ajanların, 6 bin kişinin katıldığı gösteride fotoğraf çektikleri de öğrenildi. 


AKP gösterilerden rahatsız

Bielefeld'de yayın yapan Neu Westfelische gazetesi ise 22 Mayıs tarihli haberinde "AKP'nin, DAİŞ çetelerinin Şengal'e saldırmasını protesto için Êzîdîlerin sokaklara dökülmesinden rahatsız olduğunu" belirtti. 


FKÊ tepki gösterdi 

Gazetemizin Bielefeld muhabiri Murat Mang'a konuşan Almanya Êzîdî Dernekleri Federasyonu (FKÊ) yöneticilerinden Dendel Özdemir, Türk ajanların kirli faaliyetlerine tepki gösterdi. 


Amaç geri adım attırmak

Özdemir, "Ortaya çıkanlar gösteriyor ki AKP, Êzîdî Kürtlerinin Şengal'de DAİŞ'e karşı etkili mücadelesinden ve kazanımlarından rahatsız olmuş. AKP, ajanlık faaliyetleriyle Êzîdîlerin Kürdistan'da ve özellikle Şengal'de elde ettiği kazanımlarından geri attırmayı hedefliyor. Bunu Avrupa'da da yapmaya çalışıyor. Türk devleti, her yerde hakimiyetini Kürtler üzerinde kurmaya çalışıyor" dedi. 


FKÊ dava açmaya hazırlanıyor

Türk devletinin bu tür provokatif faaliyetlerle Êzîdîleri sindirerek yıldırmayı hedeflediğini ancak başarılı olamayacağını vurgulayan Özdemir, iddialara ilişkin hukuki girişimlerde bulunacaklarını belirterek "Biz bunun takipçisi olacağız. Avukatlarımızla hukuki süreci başlatmamız gerekiyor. Çünkü bizlere yönelik yürütülen bir ajan faaliyeti var" şeklinde konuştu. 


 HABER MERKEZİ