• Komün ne hayaldir ne de rüya. Öncü özneleri, binlerce yıllık gelenekleri ve şu “ara dönem"in verdiği imkanları var. İlk adım atılsın, gerisi gelecektir.

VEYSİ SARISÖZEN

Nurettin Demirtaş, dünkü yazısında “negatif devrim ve pozitif devrim” terimlerinin içeriğini açtı. Önemli bir yazıydı. Marksist öğretide bu iki terim yerine “politik devrim ve sosyal devrim” terimleri kullanılıyor. İlk bakışta birbirinin özdeşi olduğu sanılabilir ama fark önemli.

Marksist öğretiye göre; politik devrim gerçekleşmeden sosyalist inşa mümkün değildir. Zaten "mümkündür" diyenlere, “sosyal reformist” diyoruz. Marksizmin bu saptaması doğrudur. Negatif devrim ile pozitif devrim ayrımı, bu anlamda Marksist öğretinin devamıdır. Tarihsel pratik, “sosyal reformizmi” yalanladığı halde, politik devrimden sonra “sosyalizmi inşa”nın başarısızlığını da ne yazık ki gözler önüne serdi. Başarısızlığın, tarihi materyalizm, yani Marksist sosyoloji açısından asıl sebebi nedir?

Proleter devrimlerin kaderi

Öncü partinin propaganda ve ajitasyon çalışmasıyla negatif devrime hazırlanan ve devrimci durumla bu hazırlığın sonucunda mevcut siyasi iktidarı yıkacak güce ulaşan işçi, emekçi, köylü kitlelerinin, “henüz sosyalizme hazır olmaması"dır. Kapitalizmin bütün olumsuz bireycileştiren, çıkarcılaştıran, ahlaken yozlaştıran beneklerini taşıyan bu devrimci kitle, politik ya da negatif devrimi yapmış ama başlangıçta büyük fedakarlık isteyen sosyalizm inşasına, devrimci azınlık dışında ya karşı koymuş (iç savaş) ya da ancak devlet zoruyla gönülsüz katılmıştır (kara borsa, sabotaj v.s.)  Kitlenin sosyalizme hazır olmayışının en yıkıcı sonucu, iktidarı sosyalizme hazır olmayan işçi-köylü-asker kitlesine “bütün iktidar Sovyetlere” şiarına rağmen vermenin “karşı devrim” sonucu doğuracağının ortaya çıkmasıdır. Negatif devrimden sonra Bolşevikler “savunmaya” geçmiş, devrimi korumak adına “proletarya diktatörlüğü” yerine, “parti iktidarı"nı kurmak zorunda kalmıştır. Sovyet devrimi ve bütün proleter devrimlerin kaderi aynı olmuştur.

Komünal kurtarılmış bölgeler

Bu durumda sistemi yıkıcı negatif devrimin zorunluğunu anlamakta hiçbir zorluk yok. Pozitif devrim nedir? Açıktır ki; pozitif devrim, politik devrimden önce “sosyalizmi inşa etmek” değildir. Bu “sosyal reformizmin” boş çıkan iddiası. Pozitif devrim, negatif devrimden önce negatif devrimin öznelerini “zihniyet devrimiyle sosyalizme hazırlama devrimi"dir. Somut olarak pozitif devrim, kapitalist modernitenin ve onun devlet sisteminin bağrında “komünal kurtarılmış bölgeler” yaratma sürecidir.

Geçen yazımda belediyeleri ele almıştım. Yerel seçimlerle kazanılan belediyeler nedir? “Siyasi bakımdan kurtarılmış bölgeler”, yani “negatif devrimin ürünleridir”; bir tür “yerel egemenlik organlarıdır.” Pozitif devrim ise “belediyeleri komünleştirmektir.” Merkezi “iktidarı” almadan önce belediyelerin nasıl komünleşeceğini dilim döndüğünce anlattım.

Partinin komünleştirilmesi

Şimdi sıra “partide”. Parti nedir? Parti de “siyasi bakımdan kurtarılmış bölgedir”, yani "negatif devrime öncülük edecek olan örgüttür”; halkı negatif devrime hazırlayacaktır. Bu işlevi, bugün için de geçerlidir. (Negatif devrim deyince insanlar doğal olarak 'kötü bir şey' sandıklarından bu bilimsel terim yerine mümkünse daha popüler bir terim kullanılırsa yerinde olur.) Parti, yalnızca kitleleri, mesela “demokratik halk devrimine” hazırlamakla yetinirse başardığında reel sosyalizmin kaderini paylaşmaktan kurtulamaz. O halde politik devrimden önce politik devrimin öznesini “sosyalizme hazırlamalıdır.”

Yerel politik zaferle kazanılan belediyeler, bir imkandır ama asıl uzun erimde partinin kendisini “komünleştirmesi” belirleyici sonuç doğuracaktır. Belediyeler kazanıldığı gibi kaybedilebilir de ama parti en ağır koşullarda (legal veya illegal) yaşayacaktır. Parti kapatılabilir, kendini feshedebilir ama Hareket, parti gibi sadeci siyasi bir oluşum değildir. Sosyolojik bir oluşumdur. Yaşar ve bağrından yeni parti doğurur. Partinin komünleştirilmesi kalıcıdır. Hele Kürt Özgürlük Hareketi gibi çoktan halka malolmuş bir partinin komünleşmesi, giderek halkın komünleşmesi olacaktır.

"Hayaldir" diyenler okusun!

Aslında Kürt Özgürlük Hareketi'nin çok önemli kesimleri, şimdiden komünleşmiştir. “Komün hayaldir” diyenler okusun:

* Zindanlarda on binleri bulan Hareket'in kadroları “komüncüdür”; orada “komün” ve komün hayatı bir gerçekliktir. Bu gerçeklik, Apocuların iradesinin yanında devletin zulmüyle de yakından bağlıdır. Zihnen komünleşmeye hazır olmayan kişi, zindana ayak bastığı andan itibaren komünarlara bu zorlama yüzünden katılır, sonunda komüncü olur. Hayat, ortaklaşadır.

* Dağlara gelince… Gerillalar, dağlara “bireysel menfaat” için çıkmaz. Bırakalım “bireysel menfaati”, var olan kapitalist hayattan koparlar, canlarını vermeye hazır olarak dağa çıkarlar. O nedenle on binlerce gerilla, en saf, en temiz ve çekirdekten yetişmiş komüncülerdir. Birkaç yüz değil. Binlercedir.

* Bir de vaktiyle zindana düşmüş, kimisi 30 yıl komünde yaşamış, tahliye olmuş 100 bini aşkın komüncüyle; vaktiyle dağa çıkmış, ölümden dönmüş, kolunu, bacağını, gözünü, sağlığını yitirmiş on binlerce gazi, komüncü bilinçleriyle aramızda yaşamaktadır.

* Bir de Hareket'in düşman çemberinden sıyrılarak diasporada ve ülkede yaşayan “kadroları” var. Eşleri, çocukları, evleri olmayan ve ölmeyecek kadar “harçlıkları” dışında hiçbir zenginlikleri, mülkleri olmayan “kadrolar”dır bunlar.

* Benim komşum gibi “kadrolar"dan farkı olmayan, 30 yıldır Avrupa’da “köşeyi dönmeyi” reddeden, hayatını mücadeleye adayan, “dernekleri” var eden ve ayakta tutan hansız-apartmansız yurtseverler…

Öncü, gelenek ve imkan var

İşler yolunda giderse hepsi Türkiye’ye dönecekler, ülkede illegalden çıkacaklar. Kürdistan’ın binlerce yıllık “aşiretler"inde kolektif hayatı yaşayan ve bilen Kürt halkı ile kucaklaşacaklar.

Komün ne hayaldir ne de rüya. Öncü özneleri, binlerce yıllık “Kom” gelenekleri ve şu “ara dönem"in verdiği imkanlarıyla helva misali: Un var, şeker var, yağ var. Üstelik helvayı karıştıracak aşçıları var. İlk adım atılsın, gerisi gelecektir.

İyi de komünleşmeye nereden başlayacaklar? Partilerinden.

Yerim bitti. Gelecek yazıda bir parti ilçesinin, beldeleri, mahalleleri ve sokakları ile nasıl komünleşeceğini anlatmaya çalışacağım.