
Yoksulluk sınırının 5 bine TL’ye yakın ama asgari ücretin bin 400 TL olduğu AKP yönetimindeki Türkiye’de işsizlik ve borç arttı, kişi başı gelir düştü, geliş dağılımındaki eşitsizlik arttı; büyüme ve enflasyon rakamları beklentilerini karşılamadı; bütün çabalarına rağmen döviz, geçici gerilemeye rağmen yükseliş trendinde.
İktisatçı Mahfi Eğilmez’in, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hazine, Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve hükümetin Orta Vadeli Programından (OVP) derlediği veriler, alarmı verici boyutta. Kişisel blog sayfasında son derlediği istatistiki bilgileri paylaşan Eğilmez, ekonomiye dair gerçek tabloyu gözler önüne seriyor.
Gelir ve büyüme düştü
Son 4 yılın verileri arasında karşılaştırma yaparak farkı ortaya koyan Eğilmez, 2014 yılında 12 bin 112 dolar olan Kişi Başı Gayrisafi Milli Hasılanın (GSYH) 2017 yılının ilk ayında 9 bin 600 dolara düştüğünü ortaya koyuyor. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’daki (GSYH) büyüme rakamlarının 2014 yılında yüzde 3.0 iken, 2017’de 1.5’e kadar düşmüş durumda.
Gelir dağılımında eşitsizlik
Gini katsayısı olarak bilinen ülkedeki milli gelirin dağılımında eşitsizliği de ölçen Eğilmez, 2014 yılında (0 ile 1 arası) 0.391 iken 2015 yılında 0.397’ye kadar çıktığını kaydetti.
Enflasyon artıyor
2014 yılında yüzde 6.36 olan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) 2017 yılında Ocak ayı itibariyle 13.69’a fırladı. Yine Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) 2014 yılında yüzde 8.17 düzeyinde seyreden rakamlar, 2017 yılı Ocak ayı itibariyle 9.22’ye çıktı.
İşsizlik çift haneli
Ekonomide can alıcı bir başka veri olan işsizlik rakamları ise tek haneden çift haneye fırladı. Buna göre, 2014 yılında 9.9 olan işsizlik rakamı 2016 yılı sonu itibariyle yüzde 12.1’e çıkıyor.
Merkez cepten yiyor
Verilere göre, 2014 yılında Tahvil Faizi yüzde 8.02 iken 2017 yılında 11.19’a çıkartıldı. Yine Merkezi Hükümetin İç Borç Stoku, 2014 yılında 414.6 milyar TL iken, 2017 yılında 473.5 milyar TL’ye çıkıyor. Merkezi Hükümetin Dış Borç Stoku ise 85.2 milyar dolardan küçük bir puanlık düşüşle 85.1 milyar dolarda kalıyor.
Merkez Bankası’nın (MB) rezervlerinin erimesi de yansıyor. 2014 yılında 126.4 milyar dolar olan brüt rezerv, 2017 yılına gelindiğinde 107.4’e kadar düştü.
'Hayır’a karşı önlemler
Ekonomideki bu tablonun referanduma 'Hayır' oyu olarak yansımaması için çeşitli pansuman ve makyajlar yapıldı. Çoğu 18 Ocak 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bir torba yasaya sıkıştırılan önlemlerin bazıları parasal, bazıları maliye ile ilgili. İş gücü maliyetini ve istihdamı ilgilendiren, sosyal yardım içerikli olanlar da var.
İktisatçı Mustafa Sönmez, tabloyu Al Monitor’daki makalesinde izah etti: Parasal önlemler daha çok Merkez Bankası tarafından alındı. Öncelik dövizdeki tırmanış hızını düşürmeye dönük olanlara verildi. Dövizden TL’ye dönüş çağrılarına, kamu kuruluşlarına döviz birikimlerini TL’ye çevirmeleri talimatı eşlik etti. Merkez Bankası ise dövizdeki tırmanışa karşı açık faiz artışlarına gitti. Bankaları dövize yönelişten caydıracak faiz adımları atıldı. Bunların yanında ihracat ve döviz kazandırıcı sektörün kullandığı reeskont kredilerinde Mayıs sonuna kadar olan vadede döviz olarak yapılması gereken geri ödemelerin TL ile yapılabilmesine olanak sağlandı, geçerli dolar kuru da yıl başındaki 3.50 TL’lik kur olarak ilan edildi. Merkez Bankası’nın kazançlarından feragat etmesi anlamına gelen bu adımla zordaki firmalara jest yapılmış oldu.
Vergilerle yapılan müdahaleler
Maliye önlemleri, daha çok da vergilerle yapılan müdahaleler krize ve 'Hayır' tercihine karşı önlemler içinde önemli bir yer tutuyor. Ekonomiyi canlandırmak için vergilerdeki indirimlerden sonuç bekleniyor. Konut, beyaz eşya ve mobilya sektörleri en çok talep sorunu yaşayan alanlar olarak belirlendi ve bu sektörlerden birçok vergi Mayıs sonuna, yani referandum sonrasına kadar kaldırıldı. Maliye Bakanı Naci Ağbal inşaat sektörüne ilişkin de önemli düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Konut teslimlerindeki yüzde 18 KDV'yi yüzde 8'e düşürmüştük. Bu süreyi Mart sonundan Eylül sonuna uzatıyoruz" diye konuştu. Ağbal, yabancı kişi veya şirketlerin Türkiye'deki bir inşaat firmasından konut veya iş yeri alması durumunda KDV ödemeyeceğini de ekledi.
Af ve kredi kolaylığı
Torba yasada irili ufaklı şirketlerin Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na vergi ve prim borçlarını erteleyen, cezalarını silerek yeniden yapılandıran başka önlemlere de yer verildi. Ayrıca, firmaların banka kredilerine erişimlerini zayıflatan olumsuz sicillere karşı da 'af' hazırlığına gidildi. Banka kredilerinden daha çok yararlanılması için Hazine kefaleti 2 milyar liradan 25 milyar liraya çıkartılarak krediye erişimin imkânları genişletildi.
İşsizliğe karşı sübvansiyon
Bu parasal ve maliye önlemlerinin yanında iş gücü maliyetini düşürücü, işsizliği emici bazı önlemler de yürürlüğe konuldu. 2016’da asgari ücretin 100 TL’lik kısmını üstlenen ve bu yolla yaklaşık 9 milyon işçi için 10 milyar TL’yi bütçeden ödeyen hükümet aynı uygulamayı 2017 sonuna kadar sürdüreceğini açıkladı.
Yüzde 12’yi aşan işsizliğe ve sayıları toplamı 3.7 milyonu bulan işsizler için ise iş verenleri istihdama özendiren bir düzenleme geliştirildi: Asgari ücretle yeni istihdam yaratacak işverenlerden ücret vergisi ve sigorta primi alınmayacak. Bütçeden karşılanacak bu yük için 12.5 milyar liralık bir pay ayrıldı. Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu bu uygulama için, “İnşallah bir buçuk milyon istihdamı başaracağız” dedi, bir başka uygulamayla ilgili de şu bilgileri verdi: “500 bin gence, ‘iş yerime nasıl adapte olacak' eğitimi vereceğiz. Diploması var ama teorik bilgisi yok. O zaman üç ay süresince iş başı eğitim programında, bin 502 liralık ücretin tamamını biz üstleniyoruz.”
Bunlar da iş gücü maliyetini düşürecek ve işsizliği biraz olsun emmeyi amaçlayan önlemler dizisi.
Sonuç verir mi?
Kriz ateşini düşürmeyi ve referandumda 'Hayır' tercihini zayıflatmayı amaçlayan bu parasal, vergisel, iç talep yaratıcı, iş gücü maliyetlerini düşürmeyi, yüksek işsizliği emmeyi amaçlayan önlemler merkezi bütçede önemli açıklar yaratacak Merkezi bütçe açığını bugüne kadar milli gelirin yüzde 1-2’si dolayında tutabilen AKP yönetimi için bu açığı 1-2 puan daha artırmak katlanılabilir bir maliyet mi? Bütçeye paralel oluşturulan Varlık Fonu bütçe kaynaklarını kendisine transfer ettikçe bu açıklar büyüyecek. Dahası, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kaynaklarının da tartışmalı biçimde amacı dışında kullanılması başka sorunlara yol açacağa benzer.
Döviz yeniden yükseliyor
Şubat ayında dolar fiyatının gerilemesine imkan sağlayan küresel sermayenin ani bir kararla yön değiştirmesi bütün bu önlemleri de boşa çıkarır. Küresel piyasalarda faaliyet gösteren birçok aracı kurumun analist ve ekonomistleri ile işlemcilerinin öngörülerinden derlenen verilere göre, Fed’in bu ay faiz artırma olasılığı yüzde 75-85 düzeyine kadar yükseldi. Zaten dünden itibaren TL değer kaybetmeye başladı. Dolar, 3.70’i, euro da 3.90’ı buldu.
Açlık sınırı 1.502
Asgari ücret 1.400
TÜRK-İŞ'in raporuna göre, 4 kişilik bir ailenin 'insan onuruna yaraşır bir şekilde' yaşaması için yapması gereken harcama tutarı yılın ilk iki ayında 229 TL artış gösterdi.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), “açlık ve yoksulluk sınırı” şubat ayı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.502,38 TL oldu. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 4.893,74 TL olarak hesaplandı.
Gıda enflasyonunda yılın ilk iki itibariyle artış yüzde 4,90 olurken, yıllık ortalama artış oranı yüzde 3,05 olarak hesaplandı. "Dört kişilik bir ailenin “insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi” sağlaması için yapması gereken toplam harcama tutarı yılın ilk iki ayında 229 TL arttı ve bu tutarın 70 TL’si gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklandı.
Türkiye'yi rotasından çıkarttı!
Dünyanın en büyük seyahat acentesi Carnival Corporation bünyesindeki üç şirketin ardından ABD merkezli cruise şirketi Royal Caribbean Kuşadası'na 2017 yaz sezonu programındaki tüm seferlerini iptal etti.
Dünyanın en büyüğü olan Harmony of the Seas'ın da aralarında bulunduğu, her biri 2 bin 500 ile 3 bin 500 arasında yolcu taşıyan dev kruvaziyer gemilere sahip Royal Caribbean, iptalleri acente ve müşterilerine de duyurdu. Şirket açıklamasında, Kuşadası'na olan 42 seferin iptal edilmesinin nedenini güvenlik ve Türkiye'deki mevcut belirsiz ortamı olarak gösterdi.
Türkiye'de yaşananların ön görülememesi nedeniyle böyle bir karar aldığını da belirten Royal Caribbean, Türkiye'nin programdan çıkarılmasının ardından 6 gemisinin Kuşadası Limanı yerine Yunanistan'ın Mikonos, Rodos ve Girit Adaları ile Karadağ'da duracağı bildirildi.
2015 yılında 446 kruvaziyer gemiyi ağırlayan Kuşadası Limanı'nda bu sayı 256'ya düştü. Bu yıl ise Kuşadası'na gelmesi beklenen 162 gemiden Royal Carribean'e ait 42 seferin iptal olması ilçede büyük şok yaşanmasına neden oldu.
Kayıt dışı para akıyor
2016’da kaynağı belirsiz para girişi 11.1 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarken son 15 yılda gelen kayıt dışı para miktarı 40.9 milyar doları buldu.
Türkiye ekonomisine kaynağı belirsiz para girişi 2016’da 11 milyar 69 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi verilerine göre Temmuz ayından itibaren gelen 'gizemli para' ise 9.2 milyar doları buldu. 2003’e göre ise artış 2.5 katı buldu. 15 yılda Türkiye 40 milyar 921 milyon dolar kayıtdışı olarak Türkiye’ye girdi.
Seçim öncesi hızlandı
Seçim öncesi dönemlerde para girişinin hızlanması dikkat çekti. Haziran 2011’deki seçimlerden önceki son dört ayda Türkiye’ye 4 milyar 101 milyon dolarlık gizemli para girişi oldu. 2007 seçimlerinden önceki dört ayda ise 3 milyar 604 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişi yaşandı. 2015’te de Haziran seçimlerinden önceki dört ay 10 milyar 81 milyon dolar, Kasım seçimlerinden önceki dört ay 3 milyar 94 milyon dolarlık kayıtdışı para geldi.
Yabancıların konut alışı düştü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 azalarak bin 386 oldu. Ocak ayında Irak ve Federe Kürdistan vatandaşları Türkiye’den 279 konut satın aldı. Irak ve Kürdistan’ı sırasıyla, 144 konut ile Suudi Arabistan, 115 konut ile Kuveyt, 107 konut ile Afganistan ve 60 konut ile Rusya Federasyonu izledi.
Güney’den tankerle petrol
Federe Kürdistan yönetimi, Şêxan petrol sahasından çıkan petrolün Kerkük-Ceyhan petrol boru hattına pompalanmasını durdurdu. Bu bölgeden çıkan ham petrol Türkiye'ye tankerler yoluyla taşınmaya başlandı. Goran’a göre; buradaki amaç daha fazla hırsızlık ve yolsuzluk.
Petrol sahasını işleten Gulf Keystone, Federe Kürdistan Doğal Kaynaklar Bakanlığı'ndan gelen talimatla, Kerkük-Ceyhan petrol boru hattına ham petrol pompalamayı durdurdu. Mart başından itibaren tankerler yoluyla Türkiye'ye taşınmaya başlandığını açıklayan şirket, Fiskharour'dan geçen Kerkük-Ceyhan boru hattına petrol verilmeyeceğini belirtti.
Petrolün taşınmasının tüm sorumluluğu Doğal Kaynaklar Bakanlığı'na ait. Gulf Keystone, ham petrol satışından ayda sabit 15 milyon dolar ödeme almaya devam edecek.
Federe Kürdistan Parlamentosu’nun Goran parlamenteri Ali Heme Salih, "Tankerler yoluyla Berdereş petrol kuyularındaki petrolü Türkiye’ye gönderiyor. Biz de neden olduğunu bilmiyoruz. Tankerlerle hırsızlık ve yolsuzluk borular üzerinden göndermekten daha fazladır.”
Turizm kayıpla başladı
Türk turizm sektörü yıla kötü başladı. Turist sayısı düşerken otel doluluk oranları da yüzde 50’nin altına geriledi.
TC Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın açıkladığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’den alınan geçici verilere göre 2017 Ocak’ta Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9.81 azalarak 1 milyon 55 bin 474 oldu.
Ocak ayında Almanya’dan gelenlerin sayısı yüzde 31 düştü. Ocak ayında gelen 1 milyon 55 bin 474 yabancı ziyaretçinin 4 bin 726’sı günübirlikçi oldu. İngiltere, ABD, Hollanda, Fransa, İtalya gibi Avrupa pazarlarında gerileme 2017 başında da devam etti. İsrail de 2017’ye düşüşle başladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, hükümetin rejim değişikliğiyle meşgul olduğunu, ayrıca OHAL’in turizm açısından olumlu bir imaj vermediğini belirterek, “Komşunu da al gel, düğünü Türkiye’de yap gibi kampanyaların, turizmdeki kayıpları, telafi etmesi mümkün değil” dedi.
Oteller boşaldı fiyatlar indi
Türkiye’nin Ocak 2017 otel dolulukları geçen yılın ilk ayına göre herhangi bir değişiklik olmadan yüzde 47.2 olarak kaydedildi. İstanbul’daki kayıp ise devam etti. İstanbul’un Ocak 2016’da yüzde 48.9 olan doluluk oranı, Ocak 2017’de yüzde 6.5 düşerek yüzde 45.7 ölçüldü. İstanbul bu düşüş oranı ile Avrupa destinasyonları arasında Ocak 2017’de en büyük düşüşü yaşayan destinasyon oldu. İstanbul aynı zamanda, Ocak 2017’de Average Daily Rate (ADR) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedelindeki yüzde 29.7’lik düşüş ve oda başı elde edilen gelirlerde (RevPAR) yüzde 34.2’lik düşüş ile en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu oldu. Ocak 2017’de İstanbul’da ortalama günlük satılan oda bedeli 67.4 Avro’ya geriledi. Ocak 2016’da bu rakam 95.8 Avro olmuştu.
Altay tankı motorsuz
Avusturyalı AVL firması, Tümosan şirketiyle “Altay tankı” için üreteceği motorların satışını durdurunca, tank motorsuz gövde olarak kaldı. Motor alamayan firmanın borsadaki hisseleri ise çakıldı.
Tümosan AŞ.’nin, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Altay tankı projesinin güç grubunun geliştirilmesi için imzalanan sözleşme karşılıklı iptal edilmek zorunda kalındı. Haberin ardından şirketin hisseleri yüzde 9,3 düşüşle açıldı. 18 Temmuz'dan bu yana en sert gerilemeyi kaydeden hisse erken saatlerinde yüzde 10,3 düşüşle 7,23 lira seviyesinden işlem görüyor. KAP'a yapılan açıklamaya göre, ikinci ek süre Cuma günü sona erdi. Şirket ortağı Avusturyalı AVL firması, Türkiye’deki antidemokratik süreç, Kürtler ile yürüttüğü savaş ve muhaliflere yönelik baskı gibi unsurlardan dolayı sözleşmeyi iptal etmişti. İptalinin ardından, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Tümosan’ın imzaladığı sözleşme cezasız olarak karşılıklı feshettiğini açıkladı. KAP'a yapılan açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Avrupa Parlamentosu’nun ülkemize karşı aldığı olumsuz tavır ve sonrasında Avusturya’nın Türkiye’ye askeri teçhizat ve malzeme ihracatının önlenmesi kararı, batı kökenli firmalardan gelecekte teknik destek ve askeri nitelikli kritik malzemenin kesintisiz olarak satın alınmasının imkansız olacağı ve sözleşme yapılsa dahi bahse konu desteğin kesilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varılmıştır.’’
HABER MERKEZİ