
1991 kışında Güney Kürdistan halkı Saddam Hüseyin'in yeni Halepçe katliamları yapacağı korkusuyla evlerini terk ederek yollara düşmüştü. Türkiye ve İran sınırına yığılan yüz binlerce Kürt zorlu günler geçirmişti. Suriye'deki iç savaşın bedelini en ağır ödeyen Batı Kürdistan halkı ise geçirdiği bu kışı, Güney Kürdistanlıların 1991 kışına benzetiyor.
Türkiye ve Irak sınır kapılarının kapalı olması, Hür Suriye Ordusu'nun kentler arasındaki yolları kapatması nedeniyle Batı Kürdistan halkı büyük sıkıntılar yaşıyor. Şüphesiz havaların soğumasıyla en büyük ihtiyaç ise yakacak. ANF'ye konuşan Kobanêliler ise en büyük umutlarının Güney Kürdistan yönetiminin bir an önce sınır kapısını açması olduğunu söylediler.
'Giyecek ve gıdamızı onlara gönderdik'
Zor yıllar geçiren Güney Kürdistan halkına birçok kez yardım gönderdiklerini hatırlatan Ferhan Heci Isa, "Şu andaki durumumuzu anlamaları için 1991 kışını hatırlamaları yeterli. Birçok kez giyecek ve gıdamızı onlara gönderdik. Umarım bu yardımlarımızı unutmamışlardır" diye konuştu.
Güney Kürdistan yönetiminin sınır kapısını kapatmasına anlam veremediklerini belirten Heci Isa, Hewlêr hükümetine şu çağrıyı yaptı: "Kürt kentleri Esad rejiminin elindeyken sınır kapısı açıktı. Fakat kentlerimiz Kürtlerin eline geçer geçmez kapı kapatıldı. Bunun neden yapıldığına anlam veremiyoruz."
Bir başka Kobanê sakini Ibrehim Qasim sınır kapısının kapılı olmasından dolayı fiyatların ateş pahasına olduğuna dikkat çekiyor. Artık gıda ve yakacak alacak hale geldiklerini söyleyen Qasim, "Güneyli kardeşlerimiz kapıyı açarak Türkiye ve Hür Suriye Ordusu'nun bize uyguladığı ambargoyu boşa çıkartacaktır" dedi.
Mistefa Ehmed ise çocuklarına içerecek süt ve ısınacak yakacak bulamadıklarından yakınarak Güney Kürdistan yönetimine şu çağrıyı yaptı: "Bu zor günlerimizde Güney Kürdistan'ın bize yardım elini uzatmaması bizi çok düşündürüyor. Dört tarafımız çevrilmişken onlar bizi bu sıkıntılardan kurtarabilir."
ANF/KOBANÊ