Proje tasarımı Grup Yorum'a ait olan "F Tipi Film", 21 Aralık'ta seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Tecridi ve tutsaklar üzerinde bıraktığı etkileri 9 farklı yönetmenin gözünden aktaran "F Tipi Film"in galası, 19 Aralık 2000'de 30 tutsağın katledilmesi ile sonuçlanan 'Hayata Dönüş' operasyonunun 12'nci yıldönümünde yapılacak. Yalnızlık, hücre, soğuk, uykusuzluk, işkence gibi hücre gerçekliklerini barındıran filmde, ölüm orucu gerçeği de beyaz perdeye taşınıyor. Ezel Akay, Sırrı Süreyya Önder, Barış Pirhasan, Aydın Bulut, Hüseyin Karabey, Reis Çelik, Vedat Özdemir, Mehmet İlker Altınay ve Grup Yorum'un yönettiği 10'ar dakikalık kısa filmlerden oluşuyor. Birçok sanatçının rol aldığı filmde, daha önce ölüm orucuna girmiş avukat Behiç Aşçı ve Hüsnü Yıldız da yer aldı. Filmde rol alan oyuncular Fırat Tanış, Gizem Soysaldı ve Hüsnü Yıldız ile filmi konuştuk.


'Film yeni bir gelenek başlatacak'

Kardeşi Ali Yıldız'ın kemiklerinin gömüldüğü toplu mezardan çıkarılması için Dêrsim'de ölüm orucuna giren Hüsnü Yıldız, "Geçen sene ölüm orucu yaparken beni en çok destekleyenler cezaevindeki insanlardı. Çünkü ölüm orucu en çok içeride yapılıyordu. Hak aramak için insanların bedenlerini ortaya koymaktan başka bir silahları yoktu. Filmde oynamayı seve seve kabul ettim" dedi. Film için 9 kilo verdiğini belirten Yıldız, "Belli eksiklikler olabilir ama zannedersem bu film çığır açacak. Hem cezaevi gerçeğine hem de insanların bir çok şeyi bildikleri ama aslında hiçbir şey bilmediklerini, F Tipi koğuşlara 'oda sistemi' diyenlerin, şimdi kendilerinin cezaevlerinde kaldığını, kendilerinin şikayet ettiğini, bu yönüyle topluma anlatabilirsek sanırım başarılı olacağız. Toplumsal gerçekliği en acıtan yerinden anlatmak gerekiyor."

Toplum F Tipi koşullarında yaşıyor

Filmin tecridi anlatmak için bir araç olduğunu dile getiren Yıldız, "Şunu hatırlatmakta fayda var; herkes Türkiye'de potansiyel bir F tipi mahkumudur. Devlet, ideolojisine ters düşen herkesi F Tipine atar. Kaldı ki toplumun büyük bir kısmı şu an dışarıda F Tipi koşullarını yaşıyor. Belli sınırların dışına çıkmıyor" diye konuştu. Filmin gösterilmesinde bir takım zorluklar yaşadıklarını aktaran Yıldız, "Afişlerimizi asamıyoruz. Reklam yapamıyoruz. Sinemalar filmimize karşı bir boykot çabası içindeler. Belli sinemalara gittiğimizde, 'biz devletle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Bu filmi gösteremeyiz' ya da 'seyirci profili buraya uymaz', gibi cevaplarla karşılaşıyoruz. Yine afişlerimiz parası verilmesine rağmen Büyükşehir Belediyesi'nin panosuna asılmıyor" dedi. Yıldız, cezaevlerinde tecrit ve baskıların sürdüğüne de dikkat çekti.

'Bu filmin sınıfı, yaşı, cinsiyeti yok'

Filmde, ölüm orucundayken zorla müdahale edilmesi sonucu Wernicke Korsakoff sendromunun etkilerini yaşayan bir tutsağı canlandıran Gizem Soysaldı ise "Açıkçası F Tipinin sonuçlarını da çok rahat idrak edemiyordum. Çünkü topluma çok farklı şekilde sunuluyor. Hijyenik, 5 yıldızlı otel gibi rahat olduğu, koğuş sistemindeki sorunların yaşanmayacağı şekilde sunuluyor" şeklinde konuştu. Soysaldı, "Türkiye'deki herkes şu an hapse düşebilir. Hatta suç ya da suçsuzluk ispat edilene kadar mahkeme 5 yıl bile sürebilir. Dolayısıyla bu filmin sınıfı, yaşı, cinsiyeti yok" diyerek, herkesin tecrit gerçeğinin farkına varması gerektiğini belirtti.

'Film insanlıkla temas edecek'

Ölüm orucundaki bir tutsağı canlandıran Fırat Tanış da, daha önce tecrit meselesi ile "ortalama her vatandaş" kadar ilgili olduğunu, ancak filmle daha yakından bakma fırsatı yakaladığını söyledi. Tanış, "Asıl F Tipi gerçeğinin çok uzağında olanların izlemesini tavsiye ettiğim bir film. Tecridin bir yere kapatılmanın, birilerinden ayrılmanın, hangi siyasi fikirden olursa olsun ne anlama geldiğini, nasıl koşullar içinde yaşadıklarını anlayabileceklerini zannediyorum. İnsanlıklarında bir yere samimiyetle temas edeceğine inanıyorum. Ayrıca yararlılığın dışında güzel de bir film olduğuna inanıyorum" sözleriyle filmi izlemeye çağırdı. Tanış, Shakespeare'in merhametle ilgili yaptığı "Merhametin şanında zorlamaya yer yoktur, gökten süzülen yağmur gibidir o" sözünden alıntı yaparak "Biraz merhamet" dedi.


SEVDİYE ERGÜRBÜZ / DİHA/İSTANBUL