Sözlerine ismini büyük kızına verdiğini söyleyerek başlayan ağabey Kınacı, kardeşi Zîlan'ı şu sözlerle anlattı: "Haksızlıklara asla tahammül edemezdi. Daha çocuk yaşlarda olgun ve sorumluluk sahibiydi. Çünkü müthiş güven veriyordu insana. Yapısıyla, duruşuyla her haliyle güven veriyordu. Ailesi için yapamayacağı hiç bir şey yoktu."

‘PKK'lilerden çok etkilenmişti’

Zîlan'ın, okulunu bitirdikten sonra PKK'ye katıldığını söyleyen Kınacı, kardeşinin o dönem yaşanan yoğun çatışmalardan ve yaşamını yitiren PKK'lilerden oldukça etkilendiğini belirtti. Kınacı, "O dönemde kaynım PKK'de şehit düştü. Cenazesini alamamıştık. Bu olay da Zîlan'ı çok etkilemişti. Tabii üniversitede okurken de birçok arkadaşı PKK'ye katıldı ve birçoğu yaşamlarını yitirdi. Bunların tümü Zîlan'ın Kürt hareketi çizgisine karşı ilgisini arttırdı. Zaten çevresinde olup biten hiçbir şeye kayıtsız kalan biri değildi" ifadelerini kullandı.

'İnancına sonsuz güveniyoruz'

Zîlan'ın eyleminden önce evi aradığını, anne ve ablası ile görüştüğünü, duygusal bir konuşma gerçekleştirdiklerini ve onlara sadece "Ağabeylerim kendilerine iyi baksınlar" dediğini anlatan ağabey, Zîlan'ın eyleminden sonra basında "Deli", "Akli dengesi yerinde değil", "Uyuşturucu vermişler" başlıkları ile çıkan haberlerin çarpıtma olduğunu dile getirdi. Kardeşinin ailenin en zeki, en akıllı, en çok sorumluluk sahibi ve en gözü kara bireyi olduğunu ifade eden Kınacı, "Bu anlamda Zîlan o dönemde yaptığı şeyleri bilinçli yapmıştır. Bilinçli inanmıştır. Yaşanan olaylar her insanı ne kadar etkiliyorsa, yaşadığı dönem koşulları itibariyle onu da o kadar etkilemiştir. Biz onun inancına, onun bilincine ve onun dürüstlüğüne sonsuz inanıyoruz ve güveniyoruz. Yaptığı eylemi doğru yapmıştır, diye düşünüyoruz. Kendi açısından da mutlaka inandığı şeyi yapmıştır" dedi.

'Onunla gurur duyuyoruz'

Yaşamı boyunca Zîlan'ın zekiliğinden hep gurur duyduklarını dile getiren ablası Zayide Bulam Kınacı ise kardeşinin daha önce Kürt hareketine karşı bir ilgisinin olduğunu görmediğini belirterek, İnönü Üniversitesi'ne başladıktan sonra ilgisinin gelişmeye başladığını söyledi.
Zîlan'ın fedai eylemi gerçekleştirmesinden duydukları acıyı 18 yıldır içlerinde yaşadıklarını belirten abla Kınacı, Zîlan'ın cesaretli oluşundan kaynaklı böyle bir eylemi gerçekleştirdiğine ihtimal verdiklerini ifade etti. Abla Kınacı, "Acımız hala büyük. Onu çok seviyorduk. Evimizin en nazlısıydı. Her yıl anması gelince kötü oluyoruz. Ama onunla gurur duyuyoruz. O ölene kadar hep içimizde olacak. Annem onun acısı ile hastalandı. Çoraplarını kokluyordu. Öyle yaşamını yitirdi. Zîlan'ın fotoğrafını eline almayana kadar da gözünü kapatmadı" diye ifade etti.

'Bir halk için kendini feda etti'

Zîlan'ın kendileri için ölmediğini, bir halk için kendini feda ettiğini ifade eden Kınacı, bu nedenle herkesin ona sahip çıkması gerektiğini söyledi. Zîlan'ın fedai eyleminin ardından bir süre baskılara maruz kaldıklarını, sürekli gözetim altında olduklarını belirten abla Kınacı, "Hem acımız vardı hem polislerle uğraşıyorduk. Ama biz artık kimsenin ölmesini istemiyoruz. Ne asker, ne polis, ne gerilla ölsün. Barış ve huzur istiyoruz" dedi.



MELTEM OKTAY/DİHA/AMED