Dışarıdan bakıldığında bir savaş harabesini andıran Kerkük Güzel Sanatlar Fakültesi, içerisine girildiğinde öğrencilerin duvarlara çizdikleri renkli resimler, heykeller, tiyatro sahnesiyle Kerkük'ün yeniden yapılanmasına sanatsal zenginlik sunuyor. Kerkük'ün sanat yoluyla yeniden yapılanmasında tiyatro ile katkıda bulunan öğrencilerle tiyatro sanatçısı olmayı konuştuk.
'Sanatımızla ayakta tutacağız'
Kerkük Güzel Sanatlar Fakültesi birinci sınıf öğrencisi Suzan Ahmed, tiyatroya olan sevgisini ve erkek egemen zihniyetin sanata yansımalarını "Bir yerde sanat varsa o yerde renk olur, yaşam olur. Tiyatro en güzel yaşamdır benim için. Kerkük'te şu an savaş var. Kerkük savaş karşısında nasıl yılmadıysa bizler de sanatımızla Kerkük'ü ayakta tutacağız. Sanatımızla Kerkük'te yeni bir yaşam yaratacağız. Tiyatro oyunlarıyla insanları özellikle de kadınları bilinçlendirmek istiyoruz. Erkek egemen sistemden kaynaklı Kerkük'te de kadınların yaşadığı birçok sorun var. Erkekler kadınların tiyatroda yer almasını istemiyorlar. Bunun tek nedeni de kadın olmamız" sözleriyle anlattı.
Aileler karşı çıkıyor
Kerkük Güzel Sanatlar Fakültesi'nden yeni mezun olan Hawar Faris ise beş yıldır tiyatro çalışmalarında. Uzun yıllar tek başına tiyatro ekibinde bir kadın olarak yer alan Hawar'ın uluslararası alanda ödülü de bulunuyor. İran'da düzenlenen bir tiyatro yarışmasında üçüncülük ödülünü alan Hawar, bir tiyatro aşığı. Kerkük'te eskiden tiyatrocu kadın sanatçıların sayısının daha fazla olduğunu belirten Hawar, ailelerin kadınlar üzerinde baskı kurduğunu belirtti. Hawar konuşmasına şöyle devam etti: "Eskiden kadınlar tiyatrolara daha çok katılırlarmış. Şimdikinden çok daha fazlaydılar. Umut ediyorum ki, o eski düzeyi ve daha da ilerisini yakalarız. Kadınlar çok fazla tiyatroya gelmiyorlar. Bu da söylediğim gibi toplumsal baskı ve ailelerden kaynağını alıyor. Tanıdığım birçok genç kadın var. Onlar da tiyatrocu olmak istiyorlar. Fakat aileleri izin vermiyor. Umut ediyorum ki ailelerin bu yaklaşımları değişir. "
'Tiyatro yaşamı öğretti’
Kerkük Güzel Sanatlar Fakültesi'nde tiyatro yönetmenliğini okuyan üçüncü sınıf öğrencisi Nura Mixemed de, tiyatronun Kürt halkı açısından önemli olduğunu söyledi. Çocukluğundan bu yana müzik ve tiyatroyla ilgilendiğini söyleyen Nura, anne ve babasının desteği sayesinde tiyatro oynadığını belirtti. Tiyatro oynayan kadınların az olduğuna işaret eden Nura, Kürt halkının sanata önem vermesi gerektiğinin altını çizdi.
Tiyatronun bütün sanatların anası olduğunu kaydeden Nura, "Tiyatrodan çok şey öğrendim. Kürt halkı tiyatroya alışmalı. Kürtlerin yaşadığı bu acıları sanat yoluyla anlattığımızda çok daha etkileyici olabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.