Peki Avrupa'daki kadın örgütleri 8 Mart'ı nasıl karşılıyor, hangi talepleri öne çıkarıyor, Avrupa'dan Kürt kadınlarının direnişini nasıl görüyorlar, Dünya Kadın Yürüyüşü'nün kendileri açısından önemi ne? Tüm bu soruları Dünya Kadın Konferansı Avrupa Koordinesi Monika Gärtner Engel, DIE FRAUEN Feminist Parti temsilcisi Margot Müller ve EcoMujer (Doğa ve Kadın) Yönetim Kurulu Başkanı Monika Schierenberg'e sorduk.
Monika Gärtner Engel (Dünya Kadın Konferansı Avrupa Koordinesi): 8 Mart'ı her yıl alanlarda kutluyoruz. Özellikle son yıllarda güçlü kadın platformları oluştu. Özellikle Berlin'de 70'ten fazla kadın örgütü ortak mücadele ediyor. Kadınların esas gündemi ise kadına yönelik şiddeti kınamak, kadın hakları mücadelesini kadın özgürlüğüyle bağlantılı ifade etmektir.
‘YPJ perspektif ve cesaret verdi’
Bu yıl Gelsenkirchen kentinden Kobanê'ye bir heyet gönderiyor olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Bir uzman da Kobanê'nin yeniden inşası için heyetle birlikte olacak, bu süre zarfında gözlemlerde bulunup Haziran ayında çalışmalarına başlayacak.
Bu yılki 8 Mart'ın özelliği, Kobanê'nin özgürlüğünü ve YPJ'li kahramanları selamlayacak olmamızdır. Geçen bir yılda Kobanê ve YPJ savaşçıları yüreğimizde özel bir yer kapladı, mücadeleleri üzerimizde büyük bir etki bıraktı. Savaşımları sıradan değildi. Özgürlüğün mümkün olduğunu göstererek, bize yeni bir perspektif ve büyük bir cesaret verdiler.
‘Kesintisiz ve sağlam bir dayanışma oluşturmalıyız’
Bana göre geçen yılın dünya kadınları açısından en önemli sonucu şu oldu. Ortadoğu kadınları örgütlenme ve özgürleşmede önemli bir temel oluşturdular. Artık sırf kısa vadeli ortak dayanışmayla çalışamayız; kesintisiz ve sağlam bir dayanışma oluşturmalıyız.
8 Mart dolayısıyla bütün dünya kadınlarının Kobanê ruhunu dünya geneline taşırmalarını istiyorum. Gelin hep birlikte ortak dayanışma için güçlü bir dayanışmayla, kadın özgürlüğü temelinde kölelik ve talana karşı mücadele edelim. Tüm dünya kadınlarını sıcak duygularımla selamlıyorum.
‘Kadınlar birlikte güçlü’
Margot Müller (DIE FRAUEN Feminist Parti Temsilcisi): Kürt kadınların Kürdistan ve Ortadoğu'da örgütlü olmasından ötürü kıvançlıyız. Birleşiyorlar ve kendilerini feminizmde görüyorlar. 2013 yılında Amed'de Ortadoğu Kadın Konferansı düzenlendiğini duyduğumuzda mutlu olduk. Türkiye'de bir kadın hareketi kurma çabası var. Ayrıca kadınların DAİŞ'e karşı direnişini selamlıyor ve kutluyoruz. Bu yıl, 2011 yılında kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadele amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi'nin hayata geçmesini arzu ediyoruz.
Almanya genelinde örgütlü bulunan partimizin olarak mülteciler için çalışmaları sürüyor. Özellikle kadın ve çocuklar için mülteci kamplarının kaldırılması yönünde çabalarımız var. Ayrıca farklı biçimleriyle süren fuhuşun yasaklanmasına dair girişimlerimiz var.
Kürt kadınların direnişi, dünya kadınlarının birliği için önemli bir temel oluşturuyor. Dünya'da birçok kadın örgütü ve bunların birbirleriyle ilişkisi var. Feminizmin etki gücü, çok renkliliğinden ileri gelir. Dünya kadınlarının uzun yürüyüşle, kadın direniş ve mücadelelerinden daha çok tecrübe alacağına inanıyorum. 'Kadınlar birleşin, kadınlar birlikte güçlüdür' diyorum.
‘Kadın köprüsü kurulacak’
Monika Schierenberg (EcoMujer doğayı koruma kadın örgütü): Bu yılki sloganımız 'Yap ve yaşa' olacak. Kadınlar dünya çapında 8 Mart'ı kutlama ve mücadele etme anlamında henüz ortak bir sloganları olmasa da değişik birçok konu etrafında alana çıkacaklar. Mesela Almanya'da Verdi sendikası 'Bugün yarın için bir işaret koy', Hamburg'da 'Kadınlar kutluyor', Düsseldorf'ta 'Cesaret ve yapmak', Dortmund'da 'Çalışmak için zaman, yaşamak için zaman', Wiesbaden'da 'Yerimizi alacağız', Bremen'de 'Özgürlük, barış ve korkmadan' sloganları öne çıkacak.
Kürt kadınların, dünya kadınları için daha öncü rol oynayabileceklerine ve etki yaratabileceklerine inanıyorum. Özellikle Rojava'da kadın mücadelesi özgünlüğünde kadın mücadelelerinin zenginliği, bölgelerin durumu ve özgünlüğü yakından görülecek, bu şekilde hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kadın köprüsü kurulacak. Biz uluslararası mücadeleci kadınlar için özgürlük hala en önemli konu. Bugün de şiddet konusu önemli bir yeri teşkil ediyor. Hakeza su, sağlık vb. doğa meseleleri 2015 yılında da kadının önemli meseleleri olmaya devam edecek. Bu temelde yaşasın kadın direnişi, yaşasın 8 Mart diyorum.
Yarın: Dünya Kadın Yürüyüşü'nün tarihçesi
SONGÜL TALAY/DÜSSELDORF