İtalyan demokratik güçleri, her fırsatta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürtlerle dayanışma duygularını dile getiyor, dostluklarını, yaptıkları eylem ve etkinliklerle gösteriyor.  

Öcalan ve Kürdistan ile dayanışma amacıyla Cumartesi günü İtalya'nın başkenti Roma'da yapılan yürüyüşe katılan Cinquefrondi kenti Belediye Başkanı Michele Conia, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Eleonora Forenza, Öcalan'a onursal vatandaşlık tanımış Santomenna Belediyesi Başkanı Masimillano Voza gazetemize duygu ve düşüncelerini anlattı. 


İtalyanlar suçluluk duymalı 

Kürtlere yönelik politikalara karşı sessiz kalamayacaklarını dile getiren Cinquefrondi kenti Belediye Başkanı Michele Conia, "Orada olanlar karşısında, kimse sanki hiç bir şey olmuyor gibi davranmamalı. Herkes sorumlu davranmalı. Bu sorumluluğumuzu bildiğimiz için bu yürüyüşte yerimizi aldık" dedi. Demokratik Konfederalizm'in önemli bir proje olduğunu söyleyen Conia, 7 bin kişilik kasaba belediyesinde bu modeli uygulamaya çalıştığını belirtti. 

Conia’nın düşünceleri devamla şöyle:"Benim seçim bölgem İtalya'nın en fakir, bir çok sosyal probleminin olduğu bölgedir. Yönetim biçimimizi güçlendiriyoruz. Her sokakta kurulan komiteler doğrudan karar aşamasında yer alıyor. Cinsler arası eşitlik konusunda da şunları söyleyebilirim, meclisimizin hepsi kadınlardan oluşuyor. Yine halkın yer aldığı büyük toplantılar düzenliyoruz. İnsanlarımızın Demokratik Konfederalizm'e ilgisinin oldukça büyük olduğunu söyleyebilirim. Problemin halkta değil, politikacılardadır. Eğer politikacı, kendini halktan ayırır, onları karar sürecine katmazsa tabii ki halk da pasifleşir."

Kobanê Belediyesi ile başkanı olduğu belediyenin kardeş olduğunu belirten Michele Conia, Kobanê'ye bazı yardımları gönderdiklerini söyledi. Conia devamla "Kısa bir süre sonra Öcalan'a onursal vatandaşlık vereceğiz. Ben ve bazı arkadaşlarımız da Kobanê'ye gideceğiz" dedi. 

Conia, "Neden Öcalan'a onursal vatandaşlık veriyorsunuz" şeklindeki sorumuzu ise şöyle cevapladı: "Biz güçlü bir mesaj göndermek istiyoruz. Bence İtalya, Kürt halkına karşı Öcalan'ı korumadığı için utanç duymalı. Öcalan'ın bugün yaşadığı koşulların ortadan kalkması için mücadele etmeli."


Baskılar Hitler ve Mussolini’yi andırıyor

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Eleonora Forenza ise yürüyüşte çok farklı örgütlerin bir araya geldiğini, bu tablonun da İtalya için alışık bir durum olmadığını ifade etti. 

Forenza, "Bugün buradaki herkes Kürt Hareketi ile dayanışma içinde. Bunun ötesinde Avrupa Birliği'nin Türkiye ile yaptığı mülteci anlaşmasına karşı mücadele ediyoruz. Biz sadece Kürtlerle dayanışma için değil, Türkiye ile anlaşma yapan kendi yöneticilerimize karşı da yürüyoruz"dedi.

Avrupa Parlamentosu'nda HDP ile dayanışma inisiyatifini kurduklarını dile getiren Forenza, bu inisiyatif ile Kürdistan ve Türkiye ile ilgili gelişmeleri dinleme fırsatlarını yakaladıklarını söyledi. Kürtlerle ilgili konferanslar düzenlediklerini ve Kürdistan'a heyet gönderdiklerini sözlerine ekleyen Forenza devamla şunları vurguladı: "Bugün Türkiye'de hiç olmadığı kadar baskı var. Hatta Mussolini ve Hitler'e benzeyen bir baskı ortamı söz konusu. Sayın Öcalan'ın özgürleşmesi ve barış görüşmelerine katılması için grup olarak girişimde bulunduk. Diğer yandan Rojava modelinin de farkındayız. Bu modelin Avrupa'ya örnek olması gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa Parlamentosu da kesinlikle Rojava'daki sistemi desteklemeli." 


Kürtler insanlık için mücadele ediyor

Santomenna Belediyesi Başkanı Masimillano Voza da, Kobanê direnişinde sırtına röntgen cihazı ile sınırdan izinsiz olarak Kobanê'ye geçmiş, oradaki yaralılara tıbbi müdahalede bulunmuş, bununla birlikte oradaki sağlık elemanlarına sağlık kursu vermiş bir enternasyonalist devrimci. 

Voza, Cumartesi günkü eylemde bulunmasının nedenini şu şekilde anlatıyor: "Ben belediye başkanı olarak temsil ettiğim kurumsal gücü, Kürtlerin mücadelesi için kullanmak istiyorum. Çünkü Kürt halkının mücadelesi insanlık için bir şanstır. Onların yaptığı bütün dünya için bir örnek.  

Santomenna Belediyesi'nin Öcalan'a onursal vatandaşlık verdiğini hatırlatan Masimillano Voza, Kürt halkıyla ilişkilerini şu şekilde anlattı: "Bizim belediyemizde çok güçlü katılımcı demokrasinin olduğunu söyleyebiliriz. Biz aynı zamanda İtalya'dan Kobanê'ye ilk tıbbi malzeme ulaştıran belediyeyiz.  

Bunun dışında Diyarbakır'a gidip orada yeşil alanlar için proje geliştirdik. Çünkü biz sosyal ekolojist İtalyanlar için yeşil alan çalışması çok önemli. Kürtlerin mücadelesi sadece Kürtleri ilgilendirmiyor. Verdikleri mücadele insanlık mücadelesidir. 

Kürtlerin mücadelesi cinsiyet özgürlüğünü, radikal demokrasiyi, sosyal ekoloji ve insani düşünceleri kapsıyor. Tüm bunları Rojava'da oluşturulan modelde görmek mümkün. Bunun için Kürtlerin mücadelesi insanlık mücadelesidir. Bugün burada çok farklı organizasyonlar birlikte yürüyorsa, nedeni budur." 


'Rojava'da insanlığa şahit oldum'

Türk devletinin DAİŞ'e destek vermesinin utanç olduğunu belirten Masimillano Voza'nın düşünceleri devamla şöyle " Türkiye sınırı DAİŞ'e açık, bana kapalıydı. Ki oraya ben bir kurum adına gitmiştim. İzin vermedikleri için legal olmayan yollardan Kobanê'ye gittim. Oradaki Kürtlerin insancıl yaklaşımlarına tanıklık ettim. Yakaladıkları DAİŞ'lilere bile insanca yaklaştıklarını gördüm. Avrupa'dan, Türkiye'ye kadar insanlık yok onun için utanç duyuyorum."

Cumartesi günkü yürüyüşe Melpignano Belediye Başkanı Valentina Avantaggiato ve Consigliere Belediye Başkanı Marco Termo da katıldı. Türk devletinin saldırıları karşısında Avrupa’nın sesssizliğine tepki gösteren her iki belediye başkanı da Kürtlerin haklı mücadelesinin yanında olduklarını belirtti. 


FEHMİ KATAR  / ROMA