15 Şubat Komplosu'nu değerlendiren KJK Yürütme Koordinasyon Üyesi Esma Semsur, Dünya Kadın Yürüyüşü'nün Kürdistan'da başlamasının büyük anlam içerdiğini belirterek, "Bu her şeyden önce 15 Şubat uluslararası komploya kadın cephesinden verilen cevap ve kadının intikamıdır aynı zamanda. İntikam, özgürlük çizgisinin derinleştirilmesi ve özgürlük mücadelesinin evrenselleştirilmesidir" dedi.  

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın uluslararası bir komplo sonucu esareti 16. yılını geride bırakırken, Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJK) Yürütme Koordinasyon Üyesi Esma Semsur, komplonun Özgür Kadın Hareketi üzerindeki etkilerini ve komploya karşı yürüttükleri mücadele yöntemlerini  Kadın Haber Ajansı JINHA'ya değerlendirdi. 

15 Şubat komplosu sonrasında ideolojik ve politik saldırıların en çok da kadın özgürlük çizgisine yöneltildiğini belirten Semsur, özellikle 2003-2004 yıllarında kadın hareketinin daraltılmaya, iradesinin kırılmaya ve parçalanmaya çalışıldığını dile getirdi. Semsur, 2005 yılında Koma Jinên Bilind'ın kuruluşu ile örgütsel sistem ve mekanizmaların güçlendirildiğini, ertesinde yapılan PAJK kongreleri ile de önemli oranda toparlanmayı ve gelişmeyi sağlandığını kaydetti. 


Hareketin alt yapısı zayıftı

15 Şubat komplosuyla Ortadoğu'da yeni bir hegemonik düzen geliştirilmek istendiğini belirten Semsur, bunun Kürt Kadın Hareketi açısından etkilerini şu cümlelerle dile getirdi: "Kadın açısından bu yeni hegemonik düzen, daha da derinleştirilmiş ve sıkıştırılmış kölelikle kapitalist modernitenin üçüncü, dördüncü el kopyalanmış kadın modelinin dayatılmasıdır. Bunun ne kadar düşürücü olduğunu anlamak gerekiyor. Bu da olmasa, en karanlık, vahşet düzeyinde kadın kırımlarının ve katliamlarının geliştirilmesidir. Ya benzetme ya da ezme. Nitekim biz bu son 15-16 yıl içerisinde Ortadoğu'da bunu yaşadık, hala da yaşıyoruz. Kapitalist modernite, erkek egemenlikli anlayış ve zihniyet yapılarıyla kadın özgürlük çizgisine karşı operasyonlar gerçekleştirdi. Kadın Hareketi bu düzeyde saldırıları karşılayacak ve özgürlük temelinde karşı politika ve duruş geliştirecek bir öz gelişimi sağlamamıştı. En büyük güç ve özgürlük kaynağı Önderliğiydi. Güçsüz değildi fakat henüz yeni yeni politikleşmeye adım atıyordu. Ordulaşmayla, mücadele kökleri çok güçlü atılmıştı ancak henüz toplumsal, siyasal, etik, estetik ifadeye kavuşmamıştı. Bunun felsefik, örgütsel-siyasal, yönetimsel ve yöntemsel sorunları, iddia, öncülük ve toplumsal bilinç alt yapısı zayıftı. Çok büyük bir irade, inat, direnç ve mücadele güç birikimi, savaşma gücü vardı. Fakat özgürlük mücadelesi sadece irade, inat ve dirençle gelişmiyor."


Çakılma durumu yaşandı

Bu sürecin ruhsal boyutta yarattıklarından da söz eden Esma Semsur, "Mücadele yaşamımızda ilk defa bu kadar derin tanımlayamadığımız acılar, öfkeler yaşadık. Hala üzerine konuşamıyoruz bile. Sınırsız bir öfke, acı, zamanın donması, gece gündüz, sıcak soğuk, karanlık aydınlık gibi temel yaşamsal ikilemlerin adeta ortadan kalkması, evrenle bizi bağlayan bütün yaşamsal bağların birden kopuşu gibi bir durumdu yaşanan. Önderliğimizin uçak metaforu ve çakılma örneği 15 Şubat komplosu sonrası için yerine oturan bir tanımlamadır. O güne kadar Önderliğimizin yoğun emeği ve çabası ile öncü bir kadın gücü yaratıldı. Bununla birlikte içteki gerici erkek egemenliğe karşı Önderliğimizin tedbirleri vardı. Henüz kendi mecrasında akan, değişim ve çözüm gücüne sahip bir mücadele diyalektiği güçlü bir şekilde gelişmemişti. Komplo sonrası geri erkek egemenliği ve kadın gericiliği bu zemini zayıflatmak istedi, hatta bundan intikam almak istedi. Özgürlük çizgimize karşı çok büyük saldırılar gelişti. Kadın Özgürlük Hareketi kendi içine çekilme, küsme, protesto ve aslında bir savunma pozisyonuna girdi. Çok yoğun bir mücadele süreci yaşandı. Mücadeleyle özgürlük çizgisi, bunun politik mücadele ve örgüt anlayış ve yöntemleri gelişim gösterdi ve toplumsallık kazandı" diye konuştu.


Özgürlük duruşu evrenselliği getirdi

KJK Koordinasyonu Üyesi, uluslararası komploya karşı verilen mücadelede yarattığı kazanımları ise şöyle değerlendirdi: "Gelinen aşamada kadın özgürlük hareketi önemli bir mücadele gücünü ve dinamizmini yarattı. Kapsamlı bir politikleşme durumunu yakaladı, örgütsel bütünlük kadar, örgüt yaratma gücünü açığa çıkardı ve bunu hem toplumsallaşma hem de evrenselleşme potansiyeline dönüştürdü. İdeolojik olarak Özgürlük Hareketi'nin çekirdek gücüdür. Siyasal ve askeri olarak da kapsamlı bir etki gücüne ulaştı. Sara, Rojbîn ve Ronahî yoldaşların Paris'te böylesine vahşi bir şekilde katledilmesi aslında Sara yoldaş şahsında kadının özgürlük tarihine yöneltilmiş bir intikam operasyonuydu. Uluslararası komplonun kadın ayağından devamı ve yoğunlaştırılmasıydı. Bunun sonuçları tersinden Kadın Özgürlük Hareketi'nin daha fazla evrensellik kazanması ve kadın özgürlük duruşunun evrensel bir kadın devrim dalgasına yol açması oldu." 


İntikam, mücadelenin evrenselleştirilmesidir

9 Ocak Katliamı'nın dünya kadınlarının yüzünü Kürdistan'daki kadın özgürlük deneyimine çevirmesine vesile olduğunu dile getiren Semsur, özellikle Kobanê'de direnen kadınların, yeni bir devrim dalgası yarattığına dikkat çekti. Semsur şöyle dedi: "Özellikle son Kobanê direnişi, tam bir kadın direnişiydi, kadının yurtseverlik ve özgürlük duruşunun zirveye taşırılmasıydı. Kesinlikle kadın özgürlük çıtasını Ortadoğu'da ve dünyada yükseltti. Yeni bir devrim dalgasını yarattı. Bu yükselişin özellikle örgütsel sistem kazanma ve evrenselleşme anlamında daha da gelişeceği görülmektedir. En son startı Kürdistan'da verilecek Dünya Kadın Yürüyüşü'nün Paris'te katledilen Saraların, Rojbîn ve Ronahîlerin anısına atfedilerek, onlar şahsında Kobanê ve Şengal direnişini merkezine alması büyük anlam taşımaktadır. Büyük bir heyecan, coşku ile dünya kadınları ile buluşmanın ve ortak mücadelenin sevincini yaşıyoruz. Bu her şeyden önce 15 Şubat uluslararası komploya kadın cephesinden verilen cevap ve kadının intikamıdır aynı zamanda. İntikam, özgürlük çizgisinin derinleştirilmesi ve özgürlük mücadelesinin evrenselleştirilmesidir."  

Semsur son olarak, önümüzdeki dönemde KJK sistemi temelinde sekiz boyutta toplumsal inşa çalışmalarını ete kemiğe büründüreceklerini kaydederek, her alanda kadın iradesinin ve örgütlülüğünün kendi öz yönetimini ve özgür yaşam ölçülerini oluşturması ve bunu bir toplumsal sözleşmeye doğru geliştirmesi, Kadın Özgürlük Hareketi'nin temel gündemleri olduğunu aktardı. 


 HABER MERKEZİ