İki çocuğu PKK saflarında bulunan, bir oğlunu da trafik kazasında kaybeden 7 çocuk annesi olan Cevahir Hazeyi, geride akıbeti bilinmeyen iki çocuğunu bırakarak Anneler Günü'nde yaşamını yitirdi. Cevahir Hazeyi, 1985'te Colemêrg'in Gever İlçesi'nden eşi ve 7 çocuğuyla birlikte İzmir'e yerleşir.
Oğlu Sait Hazeyi, devletin baskısından dolayı çatışmaların en yoğun yaşandığı yıllardan biri olan 1990'da üniversiteden 17 arkadaşıyla birlikte PKK'ye katılmak için yola çıkarlar. Sait ve arkadaşları yolda yakalanarak tutuklanır. Hazeyi, 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılır ve bir süre sonra 8 yıl hapis cezasına çarptırılır. Bunun üzerine Sait Hazeyi okulunu bırakarak, 1991 yılında PKK'ye katılır. Oğul Hazeyi, ardında annesinin ölene kadar baş ucundan ayırmadığı, 1985 yılında Colemêrg'de düzenlenen Türkiye Ortaokullararası Bilgi ve Kültür Yarışması'nda kazandığı Colemêrg il birinciliği ödülünü bırakır.

'Polisler eve baskın yapıyordu'
Sait'in küçük kardeşi Hamdi Hazeyi, ağabeyi dağa çıktıktan 6 ay sonra İzmir'de okuduğu liseyi bırakarak, PKK'ye katılmak için evden ayrılır. Anne Cevahir Hazeyi, haber alamadığı için umudunu yitirmez. Annenin bu merakı ve çocuklarına kavuşma özlemi ölünceye kadar devam eder. Bu arada polis İzmir'de bulunan evlerine sık sık baskın yaparak, çocuklarının akıbetini ve nerede yaşadıklarını bilmeyen aileye, çocuklarının nerede olduğunu sorar. Anne Cevahir Hazeyi, çocukları Sait ve Hamdi'nin gidişinden 6 yıl sonra bir de evlat acısı yaşar. Bir oğlu da 1997 yılında geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirir. Bu kazayla anne Hazeyi'nin iki evladının hasretine bir de evlat acısı eklenir. Yedi çocuğundan üçünü kaybeden anne Cevahir Hazeyi, yıllardır yaşadığı evlat acısı ve akıbetine bilmediği çocuklarından dolayı duyduğu üzüntüden hastalanır. Yorgun ve yaşlı bedenini taşıyamayan Cevahir Hazeyi, 11 Mayıs'ta kaldığı evin merdivenlerinden düşerek ağır yaralanır. Hazeyi, kaldırıldığı hastanede 13 Mayıs'ta Pazar günü yani Anneler Günü'nde doğduğu topraklardan uzakta 85 yaşında yaşamını yitirir.

'Bu savaş bitse, barış gelse...'

Annesinin yaşadıklarını ve son günlerini anlatan Cevahir Hazeyi'nin kızı Hediye Bozan, kardeşlerinin gittiği günden beri akıbetleriyle ilgili hiçbir haber alamadıklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Annem sürekli çocuklarının hasretini çekiyordu. Onlar için sürekli ağlıyordu. Annem hastayken bize sürekli, 'Bu savaş bitse, akan kanlar dursa, barış gelse. Çocuklarımı son bir kez görüp sonra ölsem' diye söylenirdi. Annem son nefesini verene kadar kardeşlerimin yokluğunun acısını çekti. Anneler Günü'nde annemi toprağa verdim." Cevahir Hazeyi'nin gelini Adalet Hazeyi ise, kaynanasının sık sık dağa çıkan çocuklarını sorduğunu hatırlatarak, "Bize sürekli, 'Çocuklarım şimdi ne yapıyorlar. Nerelerdeler, keşke yaşayıp yaşamadıklarını öğrensem. Bana bir haber verseler' diyordu. Son sözleri çocuklarına duyduğu hasret ve özlemdi" dedi. Kaynanasının, oğlu Sait'in bilgi yarışmasında kazandığı plaketi hiç bir zaman ayırmadığını, ölmeden iki gün önce plaketi öperek, "Ben onun madalyası için öleyim" dediğini aktaran Hazeyi, "Televizyonlarda çıkan çatışma haberlerini büyük bir dikkatle izliyordu. Yaşamını yitiren HPG'lilerin fotoğraflarının çıktığı haberlere bakarak, 'Benim çocuklarım bunların içinde mi' diye merak ederdi. Yaşamını yitiren HPG'lileri savunur, 'Onlar bizler için mücadele ediyor' diyerek, onlar için sürekli dua ederdi" ifadesini kullandı.

'Bu acı annemi mezara götürdü'
Cevahir Hazeyi'nin oğlu Mehmet Hazeyi, annesinin bütün anneler gibi çocuklarına olan hasretinin yüreğini dağladığını ifade ederek, "Annem, bütün anneler gibi çocuklarının yanında görmek istiyordu.  Ama bu anneme kısmet olmadı, çocuklarını görmedi. Bu acı benim annemi mezara kadar götürdü. Allah başka annelerin yüreklerini yakmasın" diye kaydetti. Hazeyi, herkesin bu ülkede hakkına sahip olacağı, kimsenin kimseyi öldürmediği, herkesin kardeşçe bir arada yaşamasını istediklerini söyleyerek, annesinin isteğinin de bu olduğunu vurguladı.

DENİZ TEKİN/DİHA/İZMİR