
Hollanda'nın Lahey şehrinde 'The Hague Institute for Global Justice' merkezinde Güneydoğu Türkiye'de İnsanlığa Karşı Suçlar ve Savaş Suçları 2015-2016 ve Mağdurların Adalete Erişimi adlı iki gün sürecek olan konferans başladı. Konferansa Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHİV) Genel Başkanı Prof.Dr. Şebnem Korur Fincancı, İnsan Hakları İçin Hekimler (PHR)'den Prof. Dr. Önder Özkalıpçı, Cizre Belediye Eş Başkanı Leyla İmret, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Avukat Mahmut Şakar ve çok sayıda insan hakları savunucusu ve hukukçu katıldı. Moderatörlüğünü Avukat Clemence Durand ve Bülent Aşa'nın yaptığı konferansın açılış konuşmasını Avukat Mahmut Şakar yaptı. Şakar, Kürdistan'da yaşanan hak ihlalleri ve katliamların hesabını sormak ve Kürdistan'da yaşananları tüm dünyaya anlatmak istediklerini ifade etti.
İmret, Cizre’deki vahşeti anlattı
Daha sonra tanık olarak dinlenen Cizre Belediye Eş Başkanı Leyla İmret, Kürdistan'da yaşananları tüm dünya anlatmak, kahramanca şahadette ulaşan yoldaşlarına karşı görevleri olduğunu ifade ederek, Cizrede ilk 9 günlük sokağa çıkma yasağı ile birlikte 120 sivil insanın katledildiğini belirtti. Bundan sonra Türkiye devleti 15 bin askeriyle tanklarla, toplarla şehri çembere alarak günlerce katliamlar yaptıklarını belirten İmret, "Bu süreçte sivil, kadın, yaşlı ve çocuk gözetmeksizin evlere direk ateş ediliyordu. Onlarca sivil bu şekilde ve keskin nişancılar tarafından katledildi. Kürdistan'da o kadar çok şey yaşandı ki hangisinde başlayacağımızı bilmiyoruz. Ama en ağırı Cizre'ydi ve bodrumda yapılan katliamdı. Bu süreçte biz belediye olarak hiç bir şey yapamıyorduk çünkü insan hakları hepten ayaklar altına alınmıştı" dedi.
Sarıyıldız: Dünya katliama sessiz kaldı
Daha sonra tanık olarak dinlenen HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız da onlarca Kürt şehrinin planlı ve daha önce mimari bir hesaplamayla yerle bir edildiğini ifade ederek, bu şehirler içinde en ağırını yaşayan Cizre şehrine sonuna kadar tanıklık yapıldığını belirtti. Cizre'de 15-20 silahlı genç olabildiğini ama devletin direniş kenti olan Cizre'yi yerle bir etme planı önceden yapmış olduğunu ifade eden Sarıyıldız, insanlığa karşı yaşatılan en ağır katliamın bu süreçte Kürtlere karşı uygulandığını kaydetti. Sarıyıldız, insanların tüm dünyanın gözü önünde cayır cayır yakıldığını ve bunu canlı yayında tüm dünyayla paylaşmalarına rağmen dünyanın sessiz kaldığını ifade ederek, insanlığa karşı yapılan soykırımın delillerinin olduğunu ve bu delillerle yapılanların hesabını soracaklarını kaydetti.
Özkalıpçı: Türkiye hukuk devleti olmaktan uzak
İnsan Hakları İçin Hekimler (PHR)'den Prof. Dr. Önder Özkalıpçı, da Türk devletinin yani AKP hükümetinin Kürt bölgesinde bir Sri Lanka Modeli'ni hayata geçirme kararını aldığını ifade ederek, bu anlamda hiç bir insanı değerlerinin kaygısını taşımadığını vurguladı. Kürt bölgesinde yapılan bu katliamlarla Türkiye devletinin bir hukuk devleti olmadığı bir kez daha gözler önüne serildiğini kaydeden Özkalıpçı, otopsi konusunda ve hekimlik konuları bakımında da Türkiye'de güvenilir bir alanın kalmadığını ifade etti. Prof.Dr. Özkalıpçı, Kürt illerinde yapılan katliamlara ilişkin hazırladığı otopsi raporlarını bir sunumla konferanstaki izleyicilerle paylaştı.
Fincancı: Soykırımın hesabı sorulmalı
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHİV) Genel Başkanı Prof.Dr. Şebnem Korur Fincancı, Kürt bölgelerinde gerçekleştirilen savaş suçu, katliamın ve soykırımın hesabının sorulması gerektiğini belirterek,
özellikle 2015-2016 yılında yaşananların bir soykırım teşebbüsü olduğunu kaydetti. Türkiye devletinin Osmanlı döneminde yaşanan katliam ve soykırımları sahiplenmek istemediğini hatırlatan Prof. Dr. Fincancı, Türk devletinin Kürtlere karşı uyguladığı sadece bir savaş suçu olmadığını aynı zamanda bir soykırım girişimi olduğunu vurguladı. Türkiye'de 35 yıldır bir iç savaşın yaşandığını hatırlatan Prof . Dr. Fincancı, ancak 7 Haziran seçimlerinden sonra bir politik değişimin yaşandığını ifade ederek, Kürtlere karşı yeni bir konseptin devreye sokulduğunu ifade etti.
LAHEY