ERDAL ALIÇPINAR / KÖLN


Türkiye/Almanya İnsan Hakları Derneği (TÜDAY) ve Köln Halk Yüksek Okulu'nun (VHS) birlikte organize ettiği panelde, Türk devletinin Sur ve Cizre'de son yüzyılın en büyük vahşetlerden birini gerçekleştirdiği, bu katliamların bütün dünyaya duyurulması gerektiği belirtildi. 

WDR televizyonundan Elmas Topçu'nun moderatörlüğünü yaptığı 'Türkiye dinci-faşist diktatörlüğe gidiyor' adlı panele konuşmacı olarak gazeteci-yazar Fehim Taştekin, kısa bir süre önce görevden alınan Mardin-Artuk Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Naif Bezwan, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve Eğitim Sen eski Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz katıldı.

İlk panelist Fehim Taştekin, Türkiye'nin DAİŞ ve El Nusra gibi selefi örgütleri destekleyerek boyundan büyük işlere kalkıştığını, şu an komşuları ile sorunlu bir ülke haline geldiğini söyledi. Taştekin "Konuşabilen gazetecilerin hapse atıldığı, muhalif medya susturulduğu için şu anda Türkiye'de hiçbir şekilde tartışamıyoruz. Zihinleri kelepçeleyen bir dil var şu anda. Hükümete eleştiri yöneltenler hemen tehdit ediliyor. Gelinen aşamada profesyonel bir tehdit mekanizması kurulmuş durumda" dedi. 

Rojava modeli üzerine düşüncelerini aktaran Taştekin, Kürtlerin Ortadoğu'ya yeni bir model sunduğunu, bunun bugün Baas rejimi tarafından da benimsendiğini vurguladı. 

'Vekiliyim ama bugün Şırnak diye bir şehir yok'

BM'nin Cizre ve Sur raporunu olumlu bulduklarını söyleyen Sarıyıldız da Şırnak, Cizre, Nusaybin ve Sur'da yapılan katliamlar konusunda bilgi verdi. 

"Şırnak vekiliyim ama bugün Şırnak diye bir şehir yok. Haritadan silindi. Şimdi dönsem dahi vekilliğini yapacağım bir kent yok. Türkiye'de son yüzyılın en büyük vahşeti aleni bir şekilde Kürdistan'da uygulandı. Parti olarak bu vahşetin Avrupa'ya dünyaya anlatılması ve belgeleri ile sunulması için benim Avrupa'ya çıkmam gerekiyordu. Bizler yaşanan vahşeti anlatabilmek için başta BM nezdine olmak üzere çalışmalarda bulunduk ve devam ediyoruz. BM raporunun açıklaması olumlu ama Türkiye'ye yaptırım uygulanması gerekiyor" dedi.

Şu anda İngiltere'de bulunan Prof. Naif Bezwan da Almanya'da olduğu gibi İngiltere'de de basın ve siyasetçilerin gelişmeleri endişeyle izlediğini belirtti. Bezwan buna rağmen Muhafazakar Parti hükümetinin Türkiye ile 'ayrıcalıklı ortaklık' yürütme niyetinde olduğuna dikkat çekti. 

Sakine Esen Yılmaz ise baskılardan ötürü Ağustos ayında Türkiye'den ayrılıp Almanya'ya geldiğini, iltica başvurusunda bulunduğu belirtti. Yılmaz, Avrupa halkları ve emekçileri arasında Türkiye'deki demokrasi güçleriyle dayanışmanın oldukça güçlü olduğunu ifade etti. Türkiye ve Almanya arasında yaşanan gerginliğe ilişkin kamuoyunun askeri ve ekonomik ilişkiler konusunun gözden geçirilmesi için çalışması gerektiğini söyleyen Yılmaz, bir denge politikasının yürütüldüğünü söyledi. AKP'nin bugün kendisi için paralel bir yapı yarattığını ifade eden Esen şunları söyledi: "Türkiye'de bugün 80 bin civarında dernek sayısından bahsediliyor. Tüm muhalefet susturuldu. 350 bin ataması yapılmamış öğretmen var. Kamu alanında 70 bin öğretmen işsiz bırakıldı."