Zawia Sivil Toplum Birliği ve Zawia Devrimci Savaşçılar Birliği’nde kadın bölüm başkanı olarak çalışan Najat Dau da, Libya'da gelişen 'devrimde' erkeklerle birlikte mücadele ettiklerini ifade ederek, "Fakat devrimden sonra bizim haklarımız geri plana itildi. Çünkü bizim toplumumuz erkek toplumudur" dedi. En büyük beklentisinin Kürt kadınları başta olmak üzere farklı ülkelerin deneyimlerini kendi ülkesine taşımak olduğunu söyleyen Dau, bölgede yaşayan bütün kadınların benzer deneyimler yaşadığını ve konferansla bunu ortak bir mücadele hattına dönüştürmenin hayati önemde olduğunu kaydetti.
Bingazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde akademisyen olan Salwa El Daghili, Kaddafi'nin Libya'da devrilmesinden sonra kadınların sivil hareketlerinin yaygınlaştığını belirterek, "Biz işin gerçeği Libya'da genel olarak Kürt davası hakkında belirli bilgilere sahibiz.Bir dönem Paris'te yaşadım. Ve Sakinelerin Paris'te öldürüldüğü zamanda ben oradaydım. Bundan kaynaklı bir çok protestoya katıldım. Onların mücadelesini öğrenmek bize coşku ve umut veriyor" dedi.
Siyasi İslam'ın şiddet aracı...
Tunus Demokratik Kadın Birliği Başkanı Ahlem Belhadj ise, kadın özgürlük mücadelelerinin yeni başlamadığını, bundan 30 yıl öncesine dayanan bir mücadele geçmişleri olduğunu kaydederek, "Fakat son dönemde Tunus'taki hareketlenmelerde Tunus kadınlarının ciddi bir mücadelesi olmuştur. Biz Tunus'ta kadın haklarının yasalara geçmesi ve yeni oluşturulacak anayasada yer alması açısından çaba vermekteyiz" diye konuştu.
Tunuslu Kadınlar Koalisyonu üyesi Salwa Ben Afia Giga de, Tunus devriminin yüzünü kadına dönmesi için mücadele ettiklerini dile getirerek, tarihin kendilerinden yana olduğunu ifade etti. Kanunların farklılık gösterdiğini belirten Giga, "Tunus devrimi siyasi yönü belirgin olan bir devrimdi. Kadınlar ölümle tehdit ediliyor. Siyasi İslam şiddeti bir araç olarak kullanıyor" dedi.
Pakistan'da devletin işgali
Pakistanlı şair Sarah Husain, Pakistan'ın çok farklı kimliklere sahip olduğuna vurgu yaparak, "Pakistanlı kadınlar devlet tarafından işgal altındalar da diyebiliriz" dedi. Husain, "Feminizmin şu andaki tanımlarına baktığımız zaman iki farklı koldan bahsedebiliriz. Biri batı merkezli feminist anlayış. Ve bu Pakistan'da şu anda çok yaygın. İkinci bir kol ise İslamik gelenekselci hareket" diye belirtti.
Husain, İslamcı ve batılı alanın dışında üçüncü bir alan yaratılması gerektiğine inandığını belirterek, "Ben bu konferansa o yüzden çok anlam biçiyorum. Çünkü bu konferans üçüncü bir alan yaratabilecek bir konferans. Çünkü burada biz üçüncü dünya ülkelerinden gelen kadınlar, işgal altında yaşayan kadınlar olarak ne yapacağımızı konuştuk. Yeni bir yol nasıl yaratabiliriz kendimize? bunu konuştuk" dedi. Kürt bölgesinde böyle bir konferansın yapılmasının çok önemli olduğunu da belirten Husain, "Çünkü bir yandan Kürt kadınları işgal altındalar. Bir yandan Arap kadınlarını buraya davet ediyorlar. Bu çalışma dilin ötesinde bir birliktelik yarattı” diye konuştu.
DİHA/ANKARA