Sünni Arapların hakimiyetindeki Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) bağlı çetelerin Musul'u işgal etmesinin ardından, Irak'ın artık çökme noktasında olduğunu belirten Amerikan Tennessee Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü Michael M. Gunter, bir yönüyle de IŞİD'in bilmeden 140. Maddeyi uyguladığını belirtiyor.

"Kürt Baharı: Jeopolitik Değişiklikler ve Kürtler" adlı kitabın yazarı Prof. Gunter, Kürt siyasetçilerin bağımsızlık gibi seçenekler konusunda daha dikkatli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söylüyor. Gunter, e-mail aracılığı ile Irak'ta IŞİD'in saldırıları, ABD'nin tutumu ve Ortadoğu'da olası gelişmeler hakkında sorularımızı cevapladı.

ABD'nin müdahale olasılığı düşük

Prof. Gunter, ABD'nin etkin bir şekilde Irak'ta Sünni bir devletin kurulmasına karşı çıkmayacağını fakat tercihinin birleşik bir Irak'tan yana olacağını söyledi. Gunter, ABD'nin böyle bir tercihine rağmen son gelişmelerin bu olasılığı ortadan kaldırdığına inanıyor. ABD ve müttefiklerinin Irak'ta çözüm için düşündüğü ulusal birlik hükümetinin sonuç alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor.
Musul işgaline kadar, başta ABD olmak üzere Batılı güçlerin IŞİD'i desteklediği ve görmezden geldiği yönünde de iddiaları ise "saçma" olarak niteleyen Michael M. Gunter, devamla "IŞİD bir rol oynayacaktır ancak uzun vadede daha ılımlı Sünni güçler hakim olacaktır" diyor.
"ABD'nin doğrudan IŞİD'e karşı bir askeri yönelimi olabilir mi? Ya da ABD hangi durumlarda doğrudan IŞİD'e karşı bir askeri savaş içine girer" şeklindeki sorumuzu ise Prof. Gunter şu şekilde cevap verdi: "IŞİD daha fazla alana yayılacak gibi görünmediğinden ve ABD aslında muhtemelen bölgede fazla ileriye gittiği ve çok az muharebe savaşçısı olduğu için ABD'nin açık bir şekilde IŞİD'e karşı müdahale etmesi son derece düşüktür."

'Akıllıca yönetmeli'

IŞİD çetelerinin, 10 Haziran'da Musul'u işgal etmesinin ardından peşmergeler, Kerkük başta olmak üzere Güney Kürdistan'a bağlanması gereken sorunlu bölgelere yerleşmişti. Güney Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesud Barzani başta olmak üzere Güney Kürdistanlı yöneticiler, IŞİD'in saldırısıyla artık Irak denilen bir ülkenin ortada kalmadığını, Irak Anayasası'nın 140.maddesine göre, Kerkük ve diğer sorunlu alanların statüsü konusunda referanduma gidileceği ve statüsü henüz belirlenmemiş olan bölgelere giren peşmergenin çıkmayacağını dillendirmişti. Güney Kürdistanlı yöneticilerin bağımsızlık ilan edebilecekleri yönündeki açıklamaları ise geçtiğimiz yaklaşık 1 aylık süre zarfında sürekli gündeme geldi.
Referandumu ve bağımsızlık tercihini Michael M. Gunter'e sorduk.
"Bir gece yarısı, IŞİD yanlışlıkla Kürtlerin lehine Madde 140'ı uyguladı. Ancak Kürt Bölgesel Yönetimi, Kerkük'ü orada Türkmen ve Arapların yanı sıra Hıristiyanlar gibi başka etnik gruplar nasıl yaşıyorsa öyle akıllıca ve ılımlı yönetmelidir. Aksi takdirde Kerkük, Kürtler için hazımsızlığı kötü bir olgu haline gelecektir. Başkaları tarafından belirtildiği gibi Kerkük'ün Kürt yönetimi işgali, Kürt yönetimini tabii ki herhangi bir referandumun onaylayacağı bir bağımsızlığın eşiğine getirdi."

HABER MERKEZİ/LONDRA




Telafer'de hava saldırısı
Irak'ın Telafer kentinde silahlı kişilerin bulunduğu konvoya düzenlenen hava saldırısında 10 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı. Gözlemciler IŞİD çetelerinin de konvoyda bulunduğunun tahmin edildiğini açıkladı. Enbar vilayetine bağlı Felluce kentinde Irak merkezi hükümetine karşı savaşan Ceyşu'l Mücahidin (Mücahitler Ordusu) örgütü komutanlarından Muhammed Said el-Cumeyli'nin yola döşenen mayının patlaması sonucu öldüğü açıklandı.