
'İnanç yeri olarak görmeyen zihniyet'
Dêrsim'in inanç bakımından farklı bir il olduğuna söyleyen Şahin, şunları dile getirdi: "Dêrsim inanç olarak çok farklı bir il. Biz bir Alevi kentiyiz diyoruz ve Alevilikte de ekolojik yaşam çok ön plandadır. Alevilerin inançlarını farklılıklarıyla kabul ediyoruz diyorlarsa o zaman Dêrsim'in bu özgünlüğünün göz önünde bulundurulması gerekiyor. Çünkü Alevilikte zaman zaman bir ağaç kutsaldır. Zaman zaman bir dal, zaman zaman bir tepe, zaman zaman da suyun kenarında bulunan çeşmeler ve benzeri yerler halkımız tarafından kutsal mekan olarak bilinmektedir." Halkın kendi inancında kutsal saydığı bir mekanın tarihi yapı değeri taşımadığı gerekçesiyle HES projeleriyle yok eden bir zihniyetin var olduğuna dikkat çeken Şahin, "Alevilik kabul ediliyor diyorlar ama Gola Çeto yapıldığı zaman 'Burası kutsal mekanımızdır, barajın şişirilmemesi gerekir' şeklindeki taleplerimiz ise 'Orada bir yapı yok orası inanç yeri olarak kabul edilemez' diyen bir zihniyet var. Devlet ve yetkililer tamda burada bu işi karıştırıyorlar" dedi.
'Hiçbir geçerliliği olmayacak'
"Yapılacak her projenin inanç çerçevesinde, doğa ve çevre çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Şahin, "Biz inanıyoruz ki kısa süreç içerisinde bu yanlıştan geri dönülecek. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki; Dêrsim halkı çevre konusunda ve kendi kutsallıkları konusunda ciddi anlamda duyarlı ve hassas bir noktada. Dolayısıyla biz bu tür kararların halkın içinde hiç bir zaman yer bulamayacağına inanıyoruz" diye konuştu.
Verilen kararın meşru olmadığının altını çizen Şahin, şunları dile getirdi: "Henüz hukuki sürecimiz bitmedi ve bu çerçevede hukuki mücadelemiz devam edecek. Karar geri dönülmezse meşru olarak halkın içinde de hiçbir geçerliliği de olmayacak. İnsanlar başta ziyareti ve kutsal mekan olmak üzere kendi doğasına Dêrsim'de sahip çıkmakta. Bunu orman yangınlarında da gördük. Halkta bunun çokça farkında. Yeşile çokça ihtiyaç duyulduğu bu dünyada, ekolojik dengenin alt üst olduğu bir dünyada Dêrsimlilerin bu konudaki hassasiyetleri ve bilinçleri önemli. Biz Dêrsim halkının bu bilincinin de büyüyerek gelişeceğine de inanıyoruz."
YASİN KOBULAN/DİHA/DÊRSİM
Dêrsim halkı yalnız değil
KCK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi, Dêrsim’de Alevilerin kutsal mekanlarından olan Gola Çeto Parkı’nın sular altında kalma tehdidiyle yüzyüze bulunduğuna dikkat çekerek, herkesi ‘Doğama ve yaşamıma dokunma’ diyerek Gola Çeto’ya sahip çıkmaya çağırdı. Kürdistan’da karakol, HES ve diğer baraj projelerinin hızlandırılarak devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada şunlar dile getirildi: “Türkiye’nin dört bir yanında toplumu ve doğayı tehdit altında bırakan endüstri ve enerji politikaları, yine Kürdistan’da yapılan barajlar, TOKİ inşaatları nedeniyle kesilen yüz binlerce ağaç ve yapılan doğa katliamı yeşil yaşam alanları yok edilmekte, geleceğimiz tehdit edilmektedir. Sömürgeciliğin uygulamalarından biri olarak, Kürdistan coğrafyasının tarihi ve kültürel değerleriyle birlikte sulara gömülmesi hedeflenmektedir Hasankeyf ve Munzur başta olmak üzere Kürdistan'da halkın tepkilerine rağmen yürütülen Hidroelektrik santralleri ve barajlarla güvenlikçi zihniyet ve politikaların hayat bulması amaçlanmıştır” denildi.
Baraj politikasının halkın binlerce yıllık yaşam alanlarından koparılması, Kürdistan coğrafyasının tarihi ve kültürel değerlerinin imhası amacı güden kültürel soykırım anlayışı ve askeri ‘güvenlik’ mantığıyla yürütüldüğünü kaydeden KCK Komitesi, Dêrsim’deki Alevi kutsallarının ve Gola Çeto Parkı’nın da aynı tehditle karşı karşıya bulunduğunun altını çizdi.
Açıklamada şunlar belirtildi: “Dêrsim halkının ve belediyenin verdiği hukuki mücadeleye karşılık, mahkeme halkın aleyhine karar verdiği gibi, belediyeyi de yüklü miktarda para cezası ile sindirmeye çalışmaktadır. Tüm soykırım politikalarına karşı, direnişçi geleneğini sürdüren Dêrsim halkı, geçmişte olduğu gibi bugünde kültürel değerlerine sahip çıkarak kırım politikalarına karşı mücadelesine sürdürecektir. Dêrsim halkı yalnız değildir. Halkımız Dêrsim’i ve kültürel değerlerini sahiplenmeli ve demokratik tepkisini ortaya koymalıdır."
ANF/BEHDİNAN