
Dört yıl önce DAİŞ çetelerinin ve devletin saldırıları sonucu ülkesinden ayrılmak zorunda kalan şehit annesi Asya Reşîd, Avrupa'ya bir türlü adapte olamadığını ve bir gün mutlaka evine döneceğini söylüyor.
Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Fewzî isimli çocuğu nedeniyle Dayika Fewzî olarak tanınan 76 yaşındaki Efrînli Asya Reşîd, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı 1991 Newroz kutlamaları sırasında gittiği Mahsum Korkmaz Akademisi'nde gördükten sonra Efrîn'de bir militan gibi kitle çalışması yürüttüğünü söylüyor.
‘Önderlik, erkekler sizi hep geriden takip edecek dedi’
Öcalan'ın kadına yaklaşımının kendisini çok etkilediğini ifade eden Asya Ana, onunla ilgili bir anısını bizimle paylaşıyor: „Başkan bizimle toplantı yapmak istiyordu, ancak bulunduğumuz yer pek güvenli değildi. Bize 'Etrafımız düşmanlarla çevrili, başka yerde toplantı yapacağız' dedi. Biz Önderliğe doğru gidince bütün kadınlar ona doğru çok hızlı bir şekilde yürüdü. Erkekler arkadan çok yavaş geliyordu. Önderlik bize dönerek 'Gelin, Kürdistan kadınlarındır, onlar hep sizi geriden takip edecek' dedi.“
'Oğlum sen de katıl dedim'
Ardından “Önderliğin yanına gittiğimde silahlı gerillalardan çok etkilenmiştim. O dönemlerde oğlum milis olarak çalışıyordu. Geri geldiğimde ona dedim ki; 'sen de git katıl, o gençlerin aldığı silahı sen de al.' O da kendisini zaten buna hazırlamıştı. Bana 'anne, sen de benim çalışmalarımı devam ettir' diyerek, oğlu Fewzî'nin gerillaya katılım hikayesini anlatıyor.
Asya Ana, Baas rejiminin baskılarından dolayı 2012 yılında ülkesinden ayrılmak zorunda kalmış. Geldiği günden itibaren geri dönme planları yaptığını ancak DAİŞ'in saldırıları da şiddetlenince evine geri dönemediğini anlatıyor.
'Şu anki konumda olsaydık...'
Rojava Devrimi'nin başlangıç yıllarında tecrübesizlikten kaynaklı çok bedeller ödendiğini ve binlerce ananın yüreğinin yandığını ifade eden ana, düşüncelerini “Biz şu anki konumda olsaydık, inanıyorum ki hiç kayıp vermezdik. Şimdi bütün halk devrime tüm gücü ile inanıyor ve katılıyor“ şeklinde dile getiriyor.
'Çözüm üreten kadın her zaman kazanır'
Asya ana, Kürtlerin bugünkü başarısını ise kadınların devrime katılımına bağlıyor ve şöyle diyor: “28 Kürt isyanından bahsediliyor, PKK isyanı 29'uncusudur. Onlar neden kaybettiler? Çünkü kadınsız isyanlardı ya da kadının rolü çok azdı. Ama PKK isyanında kadın var, başarısı bundandır. Çözüm üreten kadın her zaman kazanır. Önderlik nasıl kadınları kendisine yoldaş olarak kabul ettiyse, kadınlar da Önderlikle doğru yoldaşlık yapmalıdır.“
'Temiz yüreğimizi Önderlik için örgütleyelim'
Sözü Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride getiren Asya ana, Kürt kadınlarının bütün çalışmalarını onun özgürlüğüne kilitlemesini, bu konuda inisiyatif almasını istiyor ve şu tavsiyelerde bulunuyor: “Önderlik kadınlar için 'onlar çok temizdir' derdi. Bu temiz yüreğimizi önderlik için örgütlemeliyiz. Fırsatlarla dolu bir çağdayız. Önderlik esir düştükten sonra bazı kadınların özgürlük hayali kalmadı. Oysa biz kadınların ve önderliğin özgürlük hayalleri çok güçlüdür, kolay kolay yıkılmamalıdır.“
'Mücadele etmeseydim, çoktan yatalak olmuştum'
Avrupa'da evlerinden çıkmayan anneleri de eleştiren Asya ana, “Gençler dağlarda ve şehirlerde mücadele yürütüyorsa, biz analar da birçok şey yapabiliriz. Evimizde oturmamalı, her yerde mücadelemizi ve Önderliği anlatmalı ve sürekli eylemler yapmalıyız. Yaşam bir bütündür ve her yer eylem alanıdır. Ben eğer bu mücadelenin içinde olmasaydım, şimdi çoktan yatalak olmuştum. Bize canlılık ve ruh katan özgürlük mücadelesidir. Elbetteki savaşı istemiyoruz, her şeye rağmen barıştan yanayız“ diyor.
'Kürdistan bizim evimiz'
Her zaman özgür, bağımsız ve birleşik bir Kürdistan'ı hayal ettiğini ve bu umudunu koruduğunu ifade eden Asya Ana, bunun 'inşallah' demekle olamayacağını, çalışmakla kazanılacağını vurguluyor. Reşîd sözlerini “Önderlik kızıyordu bize. 'İnşallah demeyin, çalışın ki eviniz, yani Kürdistanınız olsun' diyordu. Gerçekten de Kürdistan evimizdir ve o evimizde bir gün huzur içinde hep beraber oturacağız' diyerek noktalıyor.
ÇİÐDEM ZEYLAN/DÜSSELDORF