1 Kasım Dünya Kobanê Günü sadece silah ve teçhizat bakımından olağanüstü donanımlı barbar IŞİD’e karşı Kürtlerin YPG ve YPJ öncülüğünde son derece kıt olanaklarla verdikleri bir direniş destanı olarak tanımlanması eksik bir tanımlama olur.

1 Kasım Dünya Kobanê Günü olarak belirlenmesini gerekli kılacak asıl neden Kürt Özgürlük Devinimin yani PKK’nin aynı zamanda enternasyonal bir örgüt olmasının ortaya çıkardığı sinerji ile dünyada eşi benzeri görülmemiş bir dayanışmayı da gerçekleştirdi. 

Bunun yanı sıra Türkiye’deki bazı Sosyalist partiler, anarşistler, kendilerini sol, sosyalist demokrat diye tanımlayan ancak sosyal şovenizmin etkisinde kalan bazı kesimler bile Kobanê sınırındaki Pirsus (Suruç)’un köylerinde nöbet eylemlerine katılmışlardı. Her bir kentten gelen farklı siyasi yapıdaki insanlar Cizre Kantonu, Dersim Kantonu, Amed Kantonu İstanbul Kantonu gibi komünler oluşturarak demokratik komünal yaşamın pratiklerini gösteriyorlardı.  Özellikle Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir tarafından gelen sosyalist ve anarşist gruplar da bu oluşturulan komünlere dahil oluyorlardı. Daha sonra bunlardan bir kısmı   YPG ve YPJ’ye katılım sağladı.

Yine Avrupa Parlamentosu Sol Sosyalist Komünist gruplarının önemli sayıdaki milletvekili de Kobanê sınır boyundaki köylere gelerek direnişçilerle dayanışma gösteren tüm aktivistlere destek olmuşlardı. İktidar yani AKP ve AKP’yi destekleyen vampir havuz medyası barbar IŞİD’e verilen çok güçlü silahlara çok fazla güvenmiş olduklarından ve gerçeği değil gerçekleşmesini arzu ettiği içindir ki ‘Kobani düştü düşüyor(!)’ Hatta DÜŞTÜ DÜŞÜYOR söylemlerini en yüksek telden seslendiriyordu. Artık umutların tükendiği bir anda ve bu umutsuzluğu daha da pekiştirmek ve umudunu Kobanê’nin özgürleştirilmesine bağlayan insanların morellini bozmak amacıyla Erdoğan’ın ellerini ovuştururcasına ‘Kobani düştü düşüyor’ demesi, ülkenin birçok yerinde ayaklanmalara yol açtı. 

Erdoğan her ne kadar IŞİD’e verilen ağır silahlara güvenerek gerçeği değil de gerçekleşmesini arzu ettiği şeyi söylese de gerçek olan şu ki STALİNGRAT gibi KOBANÊ de düşmedi. 

Kobanê’ye direniş ruhunu veren PKK ideolojisi ve önderlik felsefesidir. Kürt halk önderliği, gerçekte de ülke dışı sayılmayan yapay sınırdan ülke dışına(!) çıkarken ki ilk uğrak yeri Kobanê’dır. Kobanê’ye direniş ruhunun temelini o yıllarda atmıştı. Bir türlü bitiril(e)miyen PKK’nin, Önderliğin dediği gibi sonu gelmemiş bir roman olduğu da bir kez daha kanıtlanmış oldu. Artık insanlık var oldukça PKK de BİTMEYEN BİR SENFONİ olacaktır.

1 Kasım Dünya Kobanê Günü, başlığında yer alan DÜNYA sözcüğünden yola çıkarsak; bu günü dünyü sözcüğünün altını doldurarak enternasyonal düşünce ve inançla Kanada’dan Avustralya’ya kadar dört bir tarafından gelip Rojava’da savaşan, gazi ya da şehit olan insanların da anısına bağlı kalarak; Kürt olsun ya da olmasın partinin enternasyonal kimliğinden yola çıkarak yaşadığımız her bir kentin tüm demokratik kitle örgütlerini, anarşistlerini, sosyalistlerini; yüreği Kobanê öznelinde insanlık için çarpan tüm kesimlerin ortaklaştırılacağı bir kutlama yapıldığı takdirde 1 KASM DÜNYA KOBANÊ GÜNÜ hak ettiği ENTERNASYONAL kimliğini de ortaya çıkmasını sağlar.

Enternasyonal dayanışmayı doruğa ulaştıran Kobanê zaferi, insanlığın en büyük zaferidir. Kobanê zaferi insanlığa sunulmuş en büyük armağanıdır. Daha da gerilere gidersek „Kobanê Önderliğin insanlığa sunmuş olduğu armağanıdır.“ demek daha doğru bir saptamadır. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü, başta Arin Mirxan olmak üzere şehit düşen tüm enternasyonalist devrimci savaşçıları saygıyla anarken, bu günün hak ettiği biçimde tüm enternasyonalist örgütlere çağrı yapılarak, anlamına uygun bir kutlama yapılmasını umut ediyorum.