Bu kapitalizm garip bir şey. Her şeyin okulu var. Provokasyon okullarının da en ünlüsü "Pentagon" diye bilinir. O okulda nasıl suikast yapılabileceğine, nasıl kışkırtma yapılabileceğine, bombalama biçim ve yöntemlerine ilişkin tedrisat yapılır. Benim bildiğim Panama'da da bir şubesi vardı ve mesela Küba'nın yolcu uçaklarına, otellerine bomba koyanlar o okuldan diplomalıydı. Havalı isimleri vardır bu "Eğitim"in, gayrı nizami harp filan gibi öğrencilerini çakma 007 hissettirecek başlıklarla okullu olurlar. Bu okullar da bütün okul sistemlerinin zaaflarını taşırlar ki bunlardan biri bütün öğrettiklerinin "genel ve standart" olmasıdır. Yani dünyanın her tarafındaki mini minnacık provokatörler hep benzer bilgiyle donatılmışlardır; "Pro bombayı at. At Pro at" gibi...

Bu yüzden Maraş Katliamı'nda "komünistler camiyi bombaladı" yalanını, ondan 10 yıl kadar önce "Meksika'da kiliseyi yaktılar"ı ve ondan daha önce Kıbrıs'ta "Rumlar camiyi yaktılar" diye benzer yalanları kullanmışlardır. Provokasyon ilminin (!) uygulamalarından birkaç tanesidir bu.

Yine Meksika'daki Kanlı Pazar gibi 1977 1 Mayıs'ı da aynı tedrisatın benzer yöntemlerinin kullanıldığı yerlerdir. Önce bunun kamuoyunu hazırla ve herkesin kafasına ya da bilinçaltına böyle bir şeyi yerleştir ve hiç umulmayacak kadar büyük bir yerde uygulamaya koy. Binlerce insanın üstüne ateş açılması, bombalarla saldırılması ile "kitle"nin panik yapmasını sağla ve ürünlerini topla - Hala 1 Mayıs 77'nin sol içi çatışma olduğunu söyleyen birkaç "entelektüel"in olması, eğer kasten bir suç değilse küçük beyinli olmalarındandır. Hemen burada söylemeliyim ki Amed'de başarılı olsalardı, bunu Hüda-Par'la çatışma olarak göstereceklerdi.

5 Haziran'da bir katliam, bana göre bir soykırım düzenleyen bu tedrisatın talebeleri çok şükür ki başarısız oldular. Onlara göre, bu bombalarla galeyana gelecek kitle kentte protestoya başladığında, bunun çok muhtemel IŞİD saflarından derlenmiş hazır özel harp askerleri, kendilerinin ne yaptıklarını bilmeyenler tarafından en az 100-150 kişinin öldüğü bir katliama-soykırıma dönüşeceğini planladılar. Yani onların deyimiyle, bir kaç bombayla bu iş tamamdı. Böyle bir şey olmadığı halde bile sonraki saldırılar bunun işaretidir.

Bu mini minnacık provokatörlerin anlamadığı ise şuydu; 1 Mayıs 77 ya da Meksika'daki Kanlı Pazar'da saldırılan "kitle"ydi ama Amed'de üstüne bomba atılan "örgütlü halk"tı. İşte bu yüzden provokasyon onların ev ödevlerine benzemedi ve oy patlamasına yol açarak her şeyi tersine çevirdi. Şimdi de sıra örgütlü halkın barışı örgütlemesinde...

Örgütlenmiş halk yenilmez.