
Avrupa Komisyonu'nun son Türkiye raporunda son bir yılda 1 milyon Kürdün yerlerinden edildiği belirtildi. Bunların yeşil kart sahibi olmalarına karşın, geniş bir hükümet desteği alamadığı da vurgulandı. Türkiye ise ECR’ye yanıtında köye geri dönüş projesinin devam ettiğini belirterek 1999-2015 arasında, 14 ilden 386 bin 360 kişinin ayrıldığını ve bunların 187 bin 861’inin geri döndüğünü belirtti. Türk devleti bu savunmasıyla aslıda son 16 yılda yaşanan zorla göçü katbekat aşan bir yerinden etme politikasının halihazırda yürürlükte olduğunu kabul etmiş oldu. Temmuz 2015’ten itibaren Sur, Cizre, Nusaybin ve diğer Kürt kentlerinde aylarca sokağa çıkma yasağı ilan edilerek, büyük bir vahşet uygulanmış, yüzlerce kişi katledilmiş ve yüzbinlerce insan da yerinden edilmişti.
Sivil ölümlere dikkat çekildi
ECRI raporunda Kürt kentlerindeki askeri operasyonlara değindi. Operasyonlar sırasında "etnik kökenden ötürü kişi veya gruplara karşı doğrudan veya dolaylı ayrımcılıktan kaçınılması, Kürtlerin veya diğer sivillerin ölmeleri veya yaralanmalarına karşı önlem alınması" istendi.
Bağımsız bir kurul oluşturulmalı
Raporda, devlet güçlerinin kötü muamelesini araştıracak, kanun yapıcılardan bağımsız bir kurulun oluşturulması da istendi. Ayrıca İnsan Hakları ve Eşitlik kurumunun tamamen hükümetten bağımsız olması gerektiği vurgulanarak kuruma, mahkeme sürecine ve dosyalara erişim hakkı verilmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye incelemeye izin vermiyor
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslarası kuruluş da insanların diri diri bodrumlarda yakıldığı, çoluk çocuk demeden katledildiği Cizre başta olmak üzere Kürt kentlerindeki hak ihlalleri için bağımsız soruşturma istiyor. Hatta BM bunun için uzman bir heyeti oluşturmaya başladı bile.
Ancak delilleri karartma derdinde olan Türk devleti, bağımsız uzmanların gerçeği ortaya çıkaracak incelemelerine müsaade etmiyor.
Türkiye, insan hakları kuruluşları ve HDP tarafından insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlemekle suçlanıyor.
Darbe sonrası raporda yok
Türkiye’nin bu yılın mart ayına kadar irdelendiği ECRI raporunda son darbe girişiminin ardından yaşanan ihlaller ve hukuksuzlar yer almadı.
Ancak ECRI Başkanı Christian Ahlund yaptığı yazılı açıklamada, "Rapor 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde hazırlandı ama Türk makamlarına bugün de geçerliliğini tamamen koruyan önemli tavsiyelerde bulunuyor" ifadelerini kullandı.
ECRI nedir?
Bağımsız uzmanlardan oluşan ECRI, Türkiye’nin de üyeleri arasında yer aldığı Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışıyor ve Avrupa Konseyi üyesi devletlerdeki ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlük alanlarında periyodik denetim raporları hazırlayıp tavsiyelerde bulunuyor.
HABER MERKEZİ