MURAT KUSEYRİ/ANF/STOCKHOLM
İsveç Başbakanı Stefan Löfven, ülkeden ayrılarak IŞİD’e katılanların İsveç’e dönebileceklerini söylemişti. 100’den fazla DAİŞ çetesinin İsveç’e döndü. Bunlardan iki tanesi İsveç’te işledikleri cinayet suçundan mahkum oldu. Ancak sayıları 100’ü aşan diğer çete üyelerinin Suriye ve Irak’ta işledikleri suçlar ile ilgili herhangi bir dava açılmadı.
İsveç Güvenlik Polisi’nin belirlemelerine göre 300 civarında cihatçı İsveç’ten Suriye’ye giderek DAİŞ saflarında katıldı. Bunlardan bir kısmı çatışmalarda öldürüldü. 100 civarında DAİŞ’çının geri dönüş yaptığı tahmin ediliyor. 40 civarında DAİŞ’lı da SDG ve YPG güçlerinin elinde bulunuyor.
Dönenler kriminal suç çetesi kurdu
İsveç’te cinayet işleme suçundan yargılanan DAİŞ’li mahkemedeki duruşmasında kendine ceza değil madalya verilmesini istedi. Ancak mahkeme DAİŞ’liyi cinayet işleme suçundan 15 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.
Mubashir Qadar, 2013 yılında 3 kardeşiyle birlikte yaşamakta olduğu Örebro ilinden ayrılarak Suriye’ye gitti. DAİŞ saflarında savaşan kardeşlerden ikisi çatışmalarda öldürüldü. Kendisi sırtından ağır yaralı olarak İsveç’e döndü.
Qadar hakkında Suriye’de gerçekleştirdiği insanlık suçlarından herhangi bir soruşturma açılmadı. Kriminal bir yaşantı sürdüren Qadar, şiddet eylemlerini İsveç’te de sürdürdü. 2015 yılında nargile içtiği için kız kardeşine şiddet uygulamak suçundan mahkum oldu.
Geçtiğimiz yılın Haziran ayında Örebro’nun Vivalla semtinde 2 kriminal çete arasında çatışma çıktı. Qadar, 20 yaşındaki bir kişiyi makas darbeleriyle öldürdü. Polis ve mahkeme sorgusunda mermiyle yaralanan genci makas darbeleriyle katlettiğini kabul etti.
‘Ceza değil madalya vermeliydiniz’
Ama amacının öldürmek olmadığını ve söz konusu kişinin başkalarına zarar vermesini engellemek olduğunu öne sürdü. Savunmasında “Beni burada cinayetle suçlayacağınıza madalya vermeniz gerekir. Ben insanları kurtardım. Madalya almam lazım” dedi. Örebro İlk Mahkemesi, Qadar’ı cinayet ve silah yasalarını ihlal etme suçundan 15 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Uyuşturucu çetesinin lideri olmakla suçlanan arkadaşı Aweys Aden’i de cinayete yardımcı olma suçundan 13 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.
Aden, suçlamaları reddetti. Ancak ortaya çıkan video görüntülerinde öldürülen 20 yaşındaki kişiye makasla saldırdığı ve tekmelediği ortaya çıktı.
Mahkeme, Qadar ve Aden’in yanı sıra çatışma ve kavgaya karışan 2 yaşındaki zanlıya ağır şiddet uygulamak suçundan 5 yıl 10 ay, 17 yaşındaki diğer zanlıya ağır şiddet ve başkasının ölümüne neden olmak suçundan 11 ay ceza verdi.
Sanıkların kararı temyiz etmesi üzerine dava Göta Üst Mahkemesi’nde görüldü. Üst Mahkeme, İlk Mahkeme’nin verdiği cezaları yerinde bularak Qadar’in 15 yıl 10 aylık hapis cezasını onadı.
100 DAİŞ’li çete İsveç’te
İsveç Güvenlik Polisi’nin belirlemelerine göre 300 civarında cihatçı İsveç’ten Suriye’ye giderek DAİŞ saflarında katıldı. Bunlardan bir kısmı çatışmalarda öldürüldü. 100 civarında DAİŞ’çının geri dönüş yaptığı tahmin ediliyor. 40 civarında DAİŞ’lı da SDG ve YPG güçlerinin elinde bulunuyor.
Bugüne kadar Suriye ve Irak’tan geri dönen iki DAİŞ’lı hakkında dava açıldı. Her ikisi de cinayet suçundan mahkum oldu. Ancak diğerleri hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı.
İsveç Hükümeti’nin YPG’nin elinde bulunan DAİŞ’lılar için uluslararası bir mahkeme oluşturulması önerisinden sonra İsveç’e geri dönüş yapan DAİŞ’lilerin sorgulanması için savcılar harekete geçti.
4 savcı delil topluyor
Konuyu araştırmak için görevlendirilen 4 savcının düzenlediği basın toplantısında konuşan Savcı Reena Devgun, DAİŞ’in çöküşünün umut yarattığını ve Êzîdîlere yönelik gerçekleştirdiği soykırımını araştıracaklarını söyledi.
Şüphelilerin yargı karşısına çıkarılması için delil topladıklarını ve tanıkların ifadelerine başvurduklarını söyleyen Devgun, “Katkıda bulunmak isteyen ve anlatacağı şeyleri olan herkesle görüşüyoruz. Ve bunun nedeni İsveç’in bu konuyla ilgilenmesi ve suçluların adalet karşısına çıkarılmasını istemesi” dedi.
Zaman aşımı olmayan suçlar
DAİŞ’lilerin savaş suçu, soykırım, insanlığa karşı suç ve terör suçlarından yargılanacaklarını söyledi. Cinayet, işkence, yağma, tecavüz ve kadınları cinsel olarak köleleştirme suçlarını işleyenlerin ömür boyu hapis cezasına çarptırılabileceklerini ve bu tür suçlarda zaman aşımının söz konusu olmadığını söyledi.
QSD, YPG sorusuna yanıt vermedi
Savcı Reene Devgun’a DAİŞ’lilerin suçlarıyla ilgili kanıt ve tanıkların Suriye’de olduğunu hatırlattıktan sonra bölgeyi kontrol eden QSD ve YPG ile ilişkiye geçip geçmedikleri sorusunu yönelttik. Devgun, “Bu özel bir konu” diyerek sorumuzu yanıtlamaktan kaçındı.
Devgun, DAİŞ’lileri yargı karşısına çıkarmak için ellerinde yeterli delil bulunmadığı belirtince de delil elde edebilmeleri için Kuzey Suriye yönetimiyle ilişki kurmadıkça delillere ulaşamayacaklarını hatırlattık.
Devgun, DAİŞ çeteleri hakkında program yapan ve kitap yazan TV 4 muhabirinin kaç DAİŞ’liyi yargı karşısına çıkarabilecekleri sorusuna “Bunu tahmin etmemiz mümkün değil” yanıtını verdi. Muhabir, “Eğer bölgede bulunan uzmanlarla ilişki kurarsanız kaç kişinin yargılanabileceğini tahmin edersiniz” dedi.