Türkiye, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne 107 tutuklu gazeteciyle girdi. Türkiye’de bir yıl önce tutuklu olan gazeteci sayısı 68 iken şu an bu sayı 107’e yükselmiş durumda. Cezaevindeki gazetecilerin çoğu ise özgür basın geleneğinden gelen kurumlarda çalışanlar.
“KCK” adı altında 20 Aralık 2011 tarihinde düzenlenen operasyonda gözaltına alınıp, 35 basın emekçisi ile birlikte tutuklanan DİHA editörü Ramazan Pekgöz, “Hiçbir baskının yüreği özgürlük için atanları yıldırmadığını biliyoruz. Dün olduğu gibi bugünde yarında bu böyle olacaktır. Bize düşen moral bozmak değil, özgürlük değerlerine sahip çıkıp, direnmektir” diye yazdı.

4 Ekim 2011’de düzenlenen operasyonlarda Amed’de gözaltına alınan ve tutuklanan DİHA editörü Tayyip Temel ise mektubunda, “Bu ülkede gazeteci olmak ve düşüncelerinin peşinden koşmak mutlak anlamda bazı riskleri almak anlamına geliyor aynı zamanda. İşte bizlerin de içerde olması bunun somut bir örneğidir” diyor. Temel, gerçekler olduğu sürece gerçekliğin takipçiliğini, izciliğini yapanların da var olacağının altını çiziyor.

DİHA/İSTANBUL




Türkiye geriledi


ABD merkezli Özgürlük Evi (Freedom House) tarafından yayınlanan 2012 basın özgürlüğü raporunda, bir önceki yıla göre puan kaybeden Türkiye, 197 ülke arasında 117’nci sıraya geriledi. Raporda “KCK” davası nedeniyle “Türkiye’nin dünyada en fazla tutuklu gazetecinin bulunduğu ülkelerden biri olduğu” vurgulandı.  “Anayasa tarafından güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünün kısmen uygulandığı“ kaydedilen raporda, Ceza Kanunu’yla Terörle Mücadele Kanunu’nun basın ve ifade özgürlüğüne zarar verdiği belirtildi. Rapora göre Türkiye’de basın özgürlüğünün, Nijerya, Mali, Tanzanya gibi ülkeleriden geri kalması dikkat çekti.