‘Kadınlar, özgürlük mücadelesi için her yere bir kiremit atıyor’ diyen Mor Dayanışma Üyesi Gamze Özkök, dernek bünyesinde kurdukları 11 komisyonla yerellerdeki çalışmaları merkezde,  merkezdeki çalışmaları da yerelle buluşturma hedefiyle çok yönlü bir çalışma içerisine gireceklerini söyledi.

Dört yıldır Türkiye’deki tüm kadınlarla birlikte mücadele şiarıyla yola çıkan Mor Dayanışma, İstanbul Beşiktaş’ta Mor Dayanışma Kadın Derneği’nin açılışını gerçekleştirdi.

4 yıldır İstanbul’un 46 mahallesindeki kadınlarla evlerde, iş yerlerinde, atölyelerde ve 25 Kasım, 8 Mart gibi etkinliklerde buluşmalar gerçekleştiren Mor Dayanışma, kahvaltılar, kısır günleri, kamplarda buluşarak kadınlık durumunu tartıştı. Mor Dayanışma Üyesi Gamze Özkök, oluşumlarının, 17 yıllık AKP süreciyle birlikte gittikçe artan şiddet mekanizması, kadın cinayetleri, iktidarın muhafazakarlaştırma politikasından kaynaklı ortaya çıktığını, buna karşı kadınları örgütsel bir güce dönüştürme yönüyle Mor Dayanışma’nın çıkışı hayati bir önem taşıdığını söyledi.

Daha sistemli çalışacağız

Kadınların bugüne kadar sokakları terketmediğine dikkat çeken Özkök, kürtaj hakkı için, Özgecan şahsında kadına katliamlarına  ve kadın düşmanı yasa tasarılarına karşı yapılan eylemleri ve elde edilen kazanımları hatırlattı. Kadın düşmanlığına karşı kadınların topyekün mücadele yöntemlerini çok önemli bulduklarını ifade eden Özkök, Mor Dayanışma olarak deneyimlerini daha sistemli bir şekilde hayata geçireceklerini söyledi. Özkök şöyle dedi: “Kadın meclisleriyle, komitelerle karar mekanizmalarını oluşturmaya çalışıyoruz. O meclisler ve komitelerde ‘neler yapacağız’ tartışmalarını yürütüyoruz. Bunu önemsiyoruz. 4 yıllık süreçte geldiğimiz noktada bunu gerçekleştirmeye çalıştık. Mor Dayanışma Kadın Derneği’nin açılmasıyla birlikte bir adım öteye gitme hamlesini gerçekleştirdik. Heybemize deneyim biriktirdik. Bu deneyimleri bundan sonra daha sistemli bir şekilde hayata geçireceğiz.”

Özkök, örgütlenme çalışması yürüttükleri İstanbul’un 46 mahallesinde, kadınlara ücretsiz hukuk ve psikolojik danışmanlık hizmeti verdiklerini, kadın filmleri izleyip üzerine sohbet yaptıklarını, Gebze’deki fabrikalara giderek komiteler kurup emek sömürüsüne dair tartıştıklarını ve işçi direnişlerinde yer aldıklarını, davaları izlediklerini aktardı.

“Farklılıklarımızı zenginliğe dönüştürme iddiamız vardı” diyen Özkök, 4 yıl sonrasında bu iddialarını dernek açarak gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Çok yönlü çalışma hedefi

Gamze Özkök, dernekle hedeflediklerini ise şu cümlelerle ifade etti:  “Derneğin 11 komisyonu var. Hukuk, psikolojik danışmanlık komisyonları var. Medya komisyonu kısa filmler çekecek, medyada kadın olma halini nasıl gerçekleştirebiliriz’e  dair düşünceler üretecek. Çeviri komisyonu uluslararası kadın örgütlerini araştıracak. Uluslararası kadın mecralarında neler oluyor neler bitiyor. Biz Türkiye’den  oralara nasıl söz söyleyebiliriz, onu takip edecek. Çocuk istismarı komisyonu, hem çocuk istismarı vakalarıyla doğrudan ilgilenecek hem de çocuk istismarına karşı bilgilendirme seminerleri gerçekleştirecek. Kültür sanat komisyonu çeşitli atölyeler gerçekleştirecek. Yerellerdeki çalışmaları merkezde buluşturmak, merkezdeki çalışmaları da yerelle buluşturmak üzerinden bir hedefimiz var. Kadınların kendi sorunlarını merkeze getirdiği ve burada çözüldüğü bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz.”

İktidar korkmaya devam edecek

Kadın mücadelesinin ortak olduğuna dikkat çeken Gamze, “Kadınlar Türkiye’de kadın özgürlük mücadelesi için her yere bir kiremit atıyor. Biz onları dayanışma merkezlerine dönüştürmeye çalışıyoruz. İktidar tüm kadınlara saldırıyor. Savaş politikasıyla, kadın cinayetleriyle… Tüm kadınların topyekun bir mücadele biçimine geçmesi gerekiyor. Dünyada da kadınlar kendi  özgürlükleri için, faşizmin gidişatını durdurmak için mücadele ediyor. O yüzden iktidar kadınlardan çok korkuyor, korkmaya da devam edecek. Çünkü biz her yerdeyiz” dedi.

 

İSTANBUL