9 çocuk annesi 55 yaşındaki Taylan, ilçede 6 kez ilan edilen sokağa çıkma yasağının 4’üncüsünde Abdulkadirpaşa Mahallesi’nde 11 yerinden vurularak yaralandı. Aynı mahallede yaşayan Mehmet Emin İnan ve 23 yaşındaki Cudi Teber’in katledilmesi sırasında Taylan’la birlikte komşuları Ahmet Çetinkaya (51), Ali Yüce (36), Delal Çiftçi (15) de ağır yaralandı. 


Gencecik bedenlerini feda ettiler

1993 yılında birçok Kürt gibi köylerinin yakılması ardından göç yollarına düşen, 11 yıl Konya’da yaşadıktan sonra topraklarına geri dönmüş. Yıllardır ayrı kaldığı topraklara ve özgürlük hasretiyle öz yönetim direnişlerinde yer alan ve “Barikatların her bir taşında emeğim saklı” diyen Taylan direnişte ölümsüzleşenleri ise şöyle anlatıyor: “Cudi Teber mahallemizin evladıydı. Karakaşlım çocuklarımızın özgürlüğü uğruna gencecik bedenini feda etti. O vurulduğunda tüm mahalle yüreğinden vuruldu. Kendini ona siper eden ilk kişi komşumuz Mehmet Emin oldu. O da oracıkta düştü, katledildi. Sonra bir bir Cudi’ye koştuk, biz inat ettikçe, katliamcılar da inat etti. Bir bir vurulduk. Yaralı halimizle ölülerimizi yerden topladık. Sonra gözümü hastanede açtım. Aradan 27 günün geçtiğini söylediler. Komşum Fehima Akti’nin de katledildiğini öğrendim. O an ben de ölmek istedim. Koçer Fehima’yı da özgürlük kokan yüreğinden vurmuştu zalimler.”


O gençlerin korkusuzluğunu anlayın


“Kendi kaderimizi tayin etmenin vakti geldiği” diyen Taylan, katliamlarla yılmayacaklarını vurgulayarak, “55 yaşında, 11 yaraya rağmen korkmadım, bu örnekle dahi barikatın arkasındaki gençlerin ne kadar korkusuz olduğunu anlayın. Fehima ve onun gibi daha yüzlerce insanın katledilmesiyle bu irade kırılmaz” diye belirtiyor. 


ZEHRA DOÐAN
/JİNHA/MARDİN