
Sokağa çıkma yasağının 12 günü geride bıraktığı Nusaybin’de devlet zulmüne karşı halkın direnişi sürüyor. HDP ilçeye bir grup vekil daha gönderirken, abluka altındaki halkla dayanışma için ilçeye yürüyen vekiller, “Nusaybin’de yaşananlara sessiz kalmayın” çağrısında bulundu. Belediye Eşbaşkanı Cengiz Kök ise “Haksızlığa hukuksuzluğa karşı, insanlık için bir şey yapılacaksa şimdi yapılsın” dedi.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağı 12 günü geride bıraktı. İlçeye yönelik askeri sevkiyat sürürken, özel timlerin halkın direnişi karşısında giremediği mahallelere yönelik abluka ve saldırıları dün de devam etti.Fırat, Dicle ve Yenişehir mahallelerine tanklardan top atışları yapıldı. Halkın hendek ve barikatlarla direnişte olduğu mahallelerde zırhlı polis araçlarından da ağır silahlarla ateş açıldı. Fırat, Dicle ve Yenişehir mahallelerindeki şiddetli çatışmalar dün de devam etti. Dicle Mahallesi’nde hendekleri kapatmak için giden zırhlı kepçe yaşanan patlamada kullanılamaz hale geldi.
Nusaybin’e abluka sürecek
Mardin Valiliği’nin açıklamasına göre Nusaybin’deki abluka sürecek. HDP Mardin Milletvekillerinin açlık grevi 6. günü geride bırakırken, HDP ilçeye bir milletvekili heyeti daha gönderdi. Batman Milletvekili M. Ali Aslan, İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ve Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın yer aldığı heyet ilçe girişinde polisler tarafından engellendi. Urfa ve ilçelerinden yola çıkan HDP ve DBP’liler ise engellemelere rağmen ilçeye ulaşmayı başardı.
Beyaz bayrakla hastaneye
12 günde 8 kişinin yaşamını yitirdiği, 18 kişinin yaralandığı ilçede 3 sivil daha devlet güçlerinin hedefi oldu. Devlet saldırılarının yoğunlaştığı Fırat Mahallesi Şirin Sokak’ta evinin damının çıkan 60 yaşındaki Hasan Korkmaz, sırt ve omzundan vuruldu. Önceki akşam vurulan ve saldırılar nedeniyle dün sabaha kadar evinde tutulan Korkmaz battaniyeye sarılarak, bir beyaz bayrak yardımıyla yakınları tarafından ambulansın geldiği Bülent Pekdemir İlkokulu yakınlarına taşındı. Ambulansla Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Korkmaz’ın hayati tehlikesi bulunuyor.
Bombaatarla yaralandı
Fırat Mahallesi’nde ise 64 yaşındaki Sultan Şavur, bombaatarla yaralandı. İpek Sokak üzerindeki evine giderken sokak ortasına atılan bombaatar mermisinden saçılan şarapnel parçalarıyla yaralanan Şavur, Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yenişehir Mahallesi’nde ise Sedat Güngör zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaralandı. Güngör’ün vücuduna iki kurşun isabet etti. Hayati tehlikesi olduğu bildirilen Güngör de Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Devlet cenazelere el koydu
Sokağa çıkma yasağıyla her türlü devlet zulmünün meşrulaştırıldığı ilçede cenazelere de el koyuluyor. ANF’den Sedat Sur’a konuşan Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Cengiz Kök, sokağa çıkma yasağı boyunca katledilen 4 sivile ait cenazenin ailelerine verilmediğini söyledi. Kök, “Bu cenazeler devlet tarafından katledilen, Musur Aslan, Hasan Dal, Şerif Alpar ve Nurhan Kaplan’a ait. Cenazelerden üçü Mardin, biri de Kızıltepe Devlet Hastanesinde tutuluyor” dedi. Dal 18 Kasım; Aslan 19 Kasım; Kaplan 20 Kasım, Alpar ise 21 Kasım’da katledilmişti.
Katletmekle yetinmediler
Cenazelerini alarak bir an önce defin işlemini gerçekleştirmek isteyen ailelerin acılarının katlandığını belirten Kök, “Mevcut hukuksuzluğa bu insanlık dışı uygulamanın da eklenmesi ile birlikte durum tam bir trajediye dönüştü. İnsanlarımızı katlediyorlar ve bununla da yetinmeyerek, gelenek ve göreneklerimize göre cenazelerimizi defnetmemize izin vermiyorlar. İnsanlık suçu işlemeye devam ediyorlar” diye konuştu.
Her geçen an insanlık için ayıp
Cenazelerin defni için muhatap bulamadıklarını belirten Kök, “Tek ulaşabildiğimiz kişi kaymakam, ancak elinde hiçbir yetki yok” diye belirtti. Kök, twitter hesabından ise şu çağrıyı yaptı: “Her geçen an insanlık için bir kayıp. Birleşin ve bir şeyler yapın. Haksızlığa hukuksuzluğa karşı, insanlık için bir şey yapılacaksa şimdi yapılsın”
Amaç ilçeyi boşaltmaktı
JINHA’dan Dilan Karamanoğlu ise ilçedeki duruma ilişkin sokağa çıkma yasağının başından itibaren ilçede bulunan HDP Milletvekili Gülser Yıldırım ile konuştu. Geçtiğimiz Cumartesi günü 11 mahalle için 8 saatlik ihtiyaç molası verildiğini hatırlatan Yıldırım, “Aslında bu ilçeyi boşaltma talimatıydı. Nusaybin halkını tehdit ederek, ‘Bu ablukaya mahkumsunuz, biz bunu istediğimiz şekilde devam ettireceğiz’ diyerek baskıyla halka dışarı çıkmalarını direttiler” şeklinde konuştu.
‘Ermenilere su vermeyin!’
Polislerin Nusaybin halkına ‘terörist’ muamelesi yaptığını ifade eden Yıldırım, “Polis mahallelerde ‘Siz hepiniz teröristsiniz, çocuklarınız da yarının teröristi’ diyerek halka sesleniyor” diye belirtti. Yıldırım, mahallelerden kendisini arayan yurttaşların söylediklerinide aktardı: “Bir kadın aradı. Belediyeden susuz oldukları için su istemişler. Belediye tanker gönderiyor ancak polis tankerin önünü kesiyor. ‘Bu Ermenilere, teröristlere su vermeyin’ deyip tankeri geri çevirmişler. Birçok mahalleden de telefon geldi. Erzaklarının bittiğini, evlerde çocukların olduklarını ve açlık sınırda olduklarını söyledi.”
‘Nusaybin duyulmuyor mu?’
“Geçekten burası duyulmuyor mu?” diye soran Yıldırım kamuoyuna şöyle seslendi: “Bu insanların çığlığı duyulmuyorsa sesleri duyulmuyorsa o zaman vicdanlar körelmiştir. Daha güçlü ses verilmesi lazım, vicdanların seferber olması lazım. Nusaybin için başka ne tür etkinlikler yapılacaksa yapılsın, ses getirecek ne yapılacaksa artık harekete geçilsin. Bu ablukanın kırılması lazım. Malesef kulaklar sağır, gözler kör olmuş, vicdanlar körelmiş, dünyanın neresinde böyle bir uygulama olabilir. Bu faşizmin ötesinde birşeydir.”
Temel ihtiyaçlar karşılanmıyor
Mardin Baro Başkanı ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de ilçede halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmadığını belirterek, “Su, elektrik gibi temel ihtiyaçlar giderilmemektedir. Bazı kanalizasyon şebekeleri patlamış. Çöpler kaldırılamamakta. Ekmek, ilaç ve gıda gibi ihtiyaçlar karşılanmamaktadır. Geçen her saat giderek tehlikeli gelişmeler yaşanmaktadır. Nusaybin halkı yardım bekliyor. Halkın varlığı tehlikeye girmiştir. Yasağın anayasal bir dayanağı yok” şeklinde konuştu.
HABER MERKEZİ
Adalet Sarayı saldırı üssü
Abluka altındaki Nusaybin’de adliye binası özel harekatın karargahına dönüştü.
İlçede 13 Kasım’da ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla yaşam hakkı ihlal edilip, onlarca hukuksuzluğa imza atılırken, buna karşı set olmakla sorumlu adliye ise katliamcıların üssü haline dönüştü. Durum, ilçedeki durumla ilgili savcılarla görüşmek isteyen avukatların adliyeye gidişiyle ortaya çıktı. Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Eşbaşkanı Gülşen Özbek, adliye çalışanlarının olmadığı, adli işlemlerin fiili olarak durdurulduğu adliye binası bahçesine zırhlı araçlarla konuşlandırılan özel hareket polisleri kimseyi de yaklaştırmıyor. Her gün onlarca ihlalin yaşandığı ilçede savcılar yasağın ilk gününden itibaren adliyeye gitmiyor. Savcıların görev alanlarını terk etmesiyle “adaletin tesisi” için kurulan binayı saldırıların merkezi haline getiren özel hareket polislerinin gözaltına aldığı şahısların nerede tutulduğu konusunda da herhangi bir bilgiye ulaşılamıyor.
Hukuk askıda
İlçede “hukukun askıya alındığını” belirten avukatlar, adliyeye gitmeyen savcıya telefonla da ulaşamıyor. MHD Eşbaşkanı Özbek, ilçede 8 kişinin devlet güçleri tarafından katledildiğini hatırlatarak, “En temel hak olan ‘yaşam hakkı’ ihlaline rağmen herhangi bir soruşturma dahi başlatılmadı“ dedi. “OHAL dönemlerinde dahi adliye işlemleri durmaz” diyen Özbek, “Bugün Nusaybin’de adalet mekanizması durdurulmuş. İnsanların hak ihlalleri karşısında başvuru mekanizması dahi yok” diye belirtti. Özbek, ilçede ortaya çıkan bu tabloya karşı Adalet Bakanlığı’nı derhal harekete geçmeye çağırdı.