12 Eylül 1980 askeri-faşist darbesinin 34. yıldönümü. Bu faşist darbeyi en iyi özetleyen söz CIA Ankara şefinin Washington’daki amiri Paul Henze’ye ilettiği mesajdır:

- Paul, your boys have done it.
Yani, “Paul, senin oğlanlar onu yaptı, becerdi”
NATO ve üye devletler, 12 Eylül askeri-faşist darbesinin kışkırtıcısı ve en büyük destekçileriydi. Türkiye kargaşa ve komünizm tehlikesinden kurtarılmış, güçlü bir ABD müttefiki ve NATO üyesi olarak bölgedeki jandarmalık görevine hazır hale getirilmişti. Hepsi memnundu.
Ya Türkiye halkları?
İşkenceler, yargısız infazlar, kayıplar, 16 yaşındaki Erdal Eren’i yaşını büyüterek asmaya kadar giden cinayetler...
Kürdistan’da Kürtçe’nin ilk defa resmen yasaklanması...
Grevlerin ve her türlü sendikal çalışmanın, derneklerin yasaklanması, ücretlerin dondurulması...
Liselere (Alevi, Hıristiyan, Yahudi, ateist denmeden) mecburi din dersi konulması...
Dersim’den Maraş’a Alevi köylerine zorla ve parasını köylülerden alarak cami yaptırılması...
Bülent Ersoy’a bile yasak konması....
Nice Berfo Ana’nın çocuklarının cenazesini bile bulamaması...
Cehenneme çevrilen Diyarbakır, Mamak, Metris ve diğer zindanlar....
Diyarbakır zindanında, çocuklarını ziyarete gidip de, Türkçe bilmediği için işkence gören hatta tutuklanan anneler, babalar...
Benim için bütün bunların yanında, 12-13 saatlik yoldan beni ziyarete gelen ama soy adı tutmadığı için geri çevrilen 80 yaşındaki ağlayan ninem (anneannem) demektir 12 Eylül.
Bütün bu zulümlerle sol ve demokratlar, Kürtler, her türlü muhalefet ezilirken, meydan Suudi-Katar paralarıyla Fethullahçılara, Süleymancılara, Hizbullahçılara ve her türlü dinci-ırkçı örgütlere bırakıldı. Devlet onlara teslim edildi.
Halen onların yaptığı anayasa adlı paçavra yürürlükte.
Türkiye devleti yakasını içeride Fethullahçılara, dışarıda IŞİD vb. dinci çetelere kaptırmış durumda debeleniyor. 12 Eylül faşizmiyle dayatılan bölge ve Türkiye projesi, en başta Kürdistan halkının, tüm ezilenlerin direnişiyle iflas etmiştir.
Bugün sadece bu proje değil, bölgedeki 100 yıllık statüko da çökmüştür.
Bölgedeki bütün kargaşaya rağmen Türkiye bu sistemden kurtulabilir mi?
Kurtulması mümkün ve zorunludur. Çünkü halklarımızın bu sisteme tahammülü kalmamıştır.
Bunun için 12 Eylül anayasası hemen yırtılıp çöpe atılmalı ve 12 Eylül faşizminin izi kalmayacak biçimde bütün kalıntıları temizlenmelidir. Demokratik çözüm yolunda hiç durmadan yürünmelidir. Eski anayasa ile “Yeni Türkiye” kurulamaz.
Herkese en geniş-sınırsız demokrasi ve eşitlik, özgürlük olmadıkça, 12 Eylül sistemi parçalanıp yıkılmadıkça kurtuluş yoktur.