
MEHMET ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG
Hamburg kentinde Türk devleti tarafından işlenen insanlık suçlarına ilişkin bir panel düzenlendi. Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) ve Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK) bileşenleri tarafından Hamburg ATİK Derneği’nde gerçekleşen panele Av. Ercan Kanar, ATİK Eşbaşkanı Zeynep Çalışkan ve ADHK Temsilcisi Durmuş Kurt konuşmacı olarak katıldı.
Panelde ilk sunumu ATİK Eşbaşkanı Zeynep Çalışkan yaptı. Cezaevlerinde dayatılan tek tip elbise uygulamasının toplumun tüm ilerici kesimlerine yönelik bir saldırı habercisi olduğunu belirten Çalışkan, “Bununla sisteme karşı geldin mi senin de sonun bu olur algısı yaratılmaya çalışılıyor. Toplumsal kıyımlarda öldüremediklerini hapse atarak bir nevi bunları ıslah etmek istiyorlar” dedi.
231 bin kişi cezaevinde
Avukat Ercan Kanar da devletin Kürt halkına karşı düşman hukuku ile hareket ettiğini vurgulayarak, bunun sonucunda Kürdistan’ın yerle bir edildiğini, onbinlerce kişinin cezaevlerine konulduğunu belirtti. Bu politikanın Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklandığını vurgulayan Kanar, şöyle konuştu: ”Cezaevleri adeta bir azap laboratuvarına çevrildi. AKP iktidarı döneminde 78 tane cezaevi açıldı ve 2023 yılına kadar da bu sayıyı 228’e çıkarmak istiyorlar. Şu anda 231 bin insan tutuklu ya da yargılanmaktadır ki bu sayı 13 ilin nüfusuna tekabül etmektedir. Cezaevleri ağzına kadar tıka basa dolu. Dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar Türkiye’de milletvekili, gazeteci ve avukat tutukludur. OHAL yasaları ile ülke adeta açık bir cezaevine dünüşmüş durumda. Ki aslında bölgede OHAL da yok, keyfi bir sıkıyönetim var.”
Direnişin intikamı alınıyor
ADHK temsilcisi ve aynı zamanda 2000 yılının Aralık ayında cezaevlerinde yapılan katliamın mağdurlarından Durmuş Kurt da şunları söyledi: “Yandaş medya sürekli tutuklular anlaşmaya yanaşmıyor algısını yaratmaya çalışarak katliama zemin hazırladı. Bu saldırılar bir yıl öncesinden planlanmıştı. Siyasi tutsaklara cehennem bir hayat yaşatıldı.“