
KCK, 14 Temmuz ruhuyla mücadeleyi yükseltip tüm görevleri başarmanın zamanı olduğunu bildirdi. PAJK Koordinasyonu da “14 Temmuz direnişi, çığlığı, çağrısı zindan sınırlarını aşarak özgür iradenin toplumsallaşmasıdır" dedi.
Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 14 Temmuz Direnişi’nin yıldönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı. 14 Temmuz tarihi direniş ruhunun 33. yıldönümünde Rojava, Şengal, Kobanê ve 7 Haziran seçim sonuçlarında yaşamaya devam ettiğinin altını çizen Eşbaşkanlık, "İşte böylesine yaşayan bir ruh olarak bugüne yön vermeye devam eden Büyük Ölüm Orucu Şehitleri Kemal Pir, M. Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek yoldaşları saygıyla anıyoruz. Anılarını mücadelemizde yaşatarak özgürlük özlemlerini mutlaka gerçekleştirme sözünü yineliyoruz" dedi.
Sömürgeci rejimin mezarı
Eşbaşkanlık, açıklamasını şöyle sürdürdü: "2 Eylül Faşizmi ilk iş olarak, Kürdistan halkını ve onun özgürlük umudu olan PKK’yi zindanların betonuna gömmek için dünyada görülmemiş ağır işkence ve baskı düzenini Diyarbakır zindanında uygulamaya koymuştur. Öyle ki bu beton yığın sadece üzerine 'Kürdistan hayali burada meftundur' sözünün yazılmasını bekliyordu. Önder Apo’nun gerçek yoldaşları başta Kemal Pir olmak üzere Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek şahsında Amed Zindan Direniş Şehitleri, sömürgeci faşist rejimin hesaplarının tutmayacağını canlarını ortaya koyarak tüm dünyaya gösterdiler. Agît yoldaş komutasında gelişen15 Ağustos Atılımı ile birlikte Diyarbakır zindanı, Kürtler için değil faşist sömürgeci rejim için bir mezara dönüşmüştür. Tarihi bu büyük 14 Temmuz Direnişi faşizmi yargılayan ve onu ölüme mahkum eden bir gerekliğin adı olmuştur. 12 Eylül’le hesaplaşan ve onu ideolojik yenilgiye uğratan bir direniş olarak halklarımızın direniş tarzını ve ruhunu ortaya çıkarmıştır. Bu direniş tarzı ve ruhuyla hangi koşullar altında olursa olunsun onurlu ve özgür bir yaşam için karar verenler, bunun örgütünü kurup mücadele araçlarını donananlar mutlaka kazanacaktır. Bu kazanım sonucunda insanlık değil, faşizm mutlaka mezara gömülecektir. 14 Temmuz Direnişi ve bunun yarattığı sonuçlar bu gerçekliğin en önemli kanıtıdır."
Kürdistan halkı kazanıyor
Açıklamada, 12 Eylül faşizmi nasıl başta Mazlum Doğan olmak üzere 14 Temmuz Direnişçileri, Dörtler ve tüm direniş şehitlerinin mücadelesi karşısında Amed’de mezara gömülmüşse, bugün de benzeri bir durumu Kürdistan’ın dört bir yanında DAİŞ ve yandaşlarının yaşadığı belirtildi. "Başta Şengal, Kobanê olmak üzere tüm Kürdistan ve Ortadoğu’da 14 Temmuz Direniş ruhu ve Önder Apo’nun özgürlük, demokrasi ve sosyalizm öğretisiyle donanmış olan yiğit Kürdistan halkı kazanmaktadır" denilen açıklamada, bu kazanımın 33 yıl önce olduğu gibi sadece bir diriliş-direniş ekseninde gelişmediğinin altı çizildi. Bunlarla bağlantılı olarak bir kurtuluş ve kuruluş sürecinin de yaşandığı vurgulanan açıklamada, "Varlığını koruma mücadelesi özgürlüğü kazanma düzeyine gelmiş bulunmaktadır. Bugün özgürlüğün önemli kilometre taşlarından biri olarak gördüğümüz Demokratik Özerkliği inşa etme ve demokratik ulus projesini hayata geçirme de 14 Temmuz ruhuyla gerçekleşecektir. Bu da şehitlerin anısına nasıl sahip çıkılabileceğinin göstergesi olmaktadır" denildi.
14 Temmuz'daki gibi direnelim
Bugün Kobanê’de, Şengal’de, Rojava’da, Güney Kürdistan’da DAİŞ faşizmine karşı savaşanların ve insanlığa sürekli özgürlük müjdesi verenlerin 14 Temmuz Direniş şehitlerinin ve Öcalan'ın izinden yürüyenler olduğu kaydedilen açıklamada, son olarak şunlar belirtildi: "Bu faşizm belasından kurtulmak için en geniş demokratik güç birliğini esas alarak aynı 14 Temmuz Direnişçileri gibi direnelim! Bugün faşizme karşı direnmek için koşullar ve imkanlar her zamankinden daha fazla bulunmaktadır. Ortaya çıkan mücadele ve örgüt deneyimi ve bu deneyimi zenginleştirerek büyüten direniş gerçeği bizim en büyük gücümüzdür. Bu gücü en etkili bir şekilde değerlendirmek insanlık için canlarını verenlerin anısını yaşatmanın biricik yolu olmaktadır. 14 Temmuz Şehitlerinin anısı tüm demokrasi güçlerinin faşizme karşı mücadele birliğini emretmektedir. 14 Temmuz Şehitlerinin anısı mücadelemizde yaşadığı gibi, 14 Temmuz Ruhuyla mücadelemizi yükseltip tüm görevleri başarmanın zamanıdır."
İradenin toplumsallaşması
PAJK Koordinasyonu da 14 Temmuz Direnişi’nin yıldönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. ‘Teslimiyet İhanete, Direniş Zafere Götürür‘ şiarını hatırlatan PAJK, "PKK’yi PKK yapan; şimdi vücut bulmuş tüm özelliklerini, özgürlük ilkelerini, mücadele stratejisini, toplumsal hareket olma gerçeğini, iradeleşmesini, direnişi yaşam duruşu olarak somutlaştıran, 14 Temmuz Direnişi çizgisidir" dedi.
14 Temmuz eylemiyle PKK’nin yaşamsallaştığını kaydeden Koordinasyon, şöyle devam etti: "14 Temmuz Direnişi, çığlığı, çağrısı zindan sınırlarını aşarak özgür iradenin toplumsallaşmasıdır. Apocu ruhun, bilincin toplumsal bir kimlik kazanmasıdır. Sömürgeciliğin beyninde, ruhunda, rejiminde patlamadır.
14 Temmuz eylemi, ezilenlerin kendi makus talini değiştirmenin adıdır. Bu anlamda büyük derslerle yüklü olan 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişini bilince çıkarmak, anlamak ve uygulamak günümüzde de oldukça hayatidir.
Bugün de Güney, Kuzey, Doğu, Batı Kürdistan halkımızın alacağı tutum ve sergileyeceği direniş, öz savunma kapasitesi belirleyici olacaktır. Bu ancak 14 Temmuz direniş ruhuyla başarılabilinir. Hakeza tüm Kürdistani güçlerin ulusal birlik bilinci ve politikası temelinde duruş sergilemesi gerekmektedir.
Kürt halkının özgürlük çıkarlarını parti çıkarları üzerinde tutmayan politikalar tarihi komploya ortak olmaktır. Tüm Kürt siyasi güçlerinin Kürt ve Kürdistan’ın geleceği için ortak akılla hareket etmeleri hayatidir.
Süreç, 14 Temmuz direniş ruhunu, kararlılığını tüm Kürdistan’da ev ev, sokak sokak, şehir şehir, köy köy örmektir. Öz savunmasını halk olarak geliştirmektir. 14 Temmuz Direnişi her zamankinden daha fazla toplumsal bir irade ve eylemsel bir çizgi olarak örgütlenmek ve hayata geçirilmek durumundadır.
Hiçbir güç bir daha Kürt halkına yeni bir kefeni giydiremez. Soykırımı Kürt halkına dayatamaz. Kadınının onuruna, kimliğine, iradesine saldıramaz, görmezden gelemez. Kürdistan gençliğini sömürgeci amaçları için kullanamaz, yozlaştıramaz, özgürlük amacından vazgeçiremez.
ANF/BEHDİNAN