Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde 12 Eylül’de başlayan açlık grevi 23. gününe girdi. Halen 17 cezaevinde 180 kişi ile devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevine, 5 Ekim’den itibaren 17 cezaevinin daha katılacağı duyuruldu. Böylece açlık grevinin sürdüğü cezaevi sayısı 34’e çıkıyor.
PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, “Önderliğimiz üzerinde yürütülen tecridin sona erdirilmesi, Önderliğimizin sağlık, güvenlik ve özgürce hareket etmesinin koşulsuz bir biçimde sağlanması ve anadilimiz üzerindeki ırkçı ve inkârcı, asimilasyoncu politikalara son verilerek başta mahkemeler olmak üzere eğitim ve öğreniminin önündeki tüm engellerin kaldırılması” talepleri ile açlık grevine girdiklerini hatırlattı. Kaya, taleplerinin karşılanmaması durumunda açlık grevi eylemini tırmandıracaklarını aktardı.

Henüz cevap yok

Açlık grevi 4’üncü haftasına girmesine rağmen taleplere Adalet Bakanlığı veya Türk Hükümeti’nden verilmiş bir yanıt yok. Kaya, “Türk devleti ve Erdoğan çetesi, yeminli Kürt düşmanlığındaki ısrarını gerçekleştirdiği kongre ile bir kez daha gösterdi. Kürtler adına söz söyleyen, söylemek isteyen ne kadar kesim varsa hepsini dilsiz ve statüsüz kılmak için elinden ne geliyorsa yapmaktan geri durmayacağını bir kez daha kanıtladı” dedi.

Yeni 17 cezaevi

Süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine yarından itibaren katılacak 17 cezaevi ise şunlar: Bingöl, Elbistan, Gebze, Bafra, Kırıklar, Kırıklar 1 Nolu, Kırıklar 2 Nolu, Tekirdağ 1 Nolu, Tekirdağ 2 Nolu, Şakran, Muş, Bayburt, Adana Kürkçüler, Kırıkkale, Sincan, Adıyaman ve Batman cezaevleri.

Görüşe de çıkmayacaklar

7 Ekim tarihinden itibaren açık ve kapalı olmak üzere hiçbir görüşe çıkmayacakları bilgisini veren Kaya, şu çağrıda bulundu: “7 Ekim tarihinden sonra ailelerimiz bizlerle görüşmek için cezaevlerine gelmesin. Bizlerin sağlığı ve güvenliği, önderliğimizin sağlığı ve güvenliği ile birliktedir. Bizleri merak eden tüm ailelerimiz ve dostlarımızı cezaevleri önünde nöbetler tutmaya, özgürlük platformları kurmaya çağırıyoruz.”

Meclis’e çağrı

Açıklamada Meclis’e ise şu çağrıda bulunuldu: “Meclis’te grubu bulunan siyasi parti ve demokrat vekillere sesleniyoruz. Bu çığlıklarımızı duyun. Bu çığlıklarımıza ses olun, nefes verin, aracı olun. Gözleri kör, kulakları sağır, yürekleri taşlaşmış olan kamuoyunun gündemine taşıyın.”

DİHA/AMED