Döndü Ergin diğer adıyla barışın simgesi olan beyaz tülbentli Döndü Ana, iki çocuğunu Kürdistan'da yaşanan çatışmada yitirdi, bir çocuğu ise hala gerilla. Kızı Dilek (Dorşîn) 1995'te Dêrsim'in Pülümür ilçesinde 6 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitirir. Oğlu Yusuf (Sinan) ise, 1999 yılında Çewlîk'in Yedisu bölgesinde çıkan bir çatışmada 9 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitirir. Kızının ölüm haberini oğlu Yusuf'tan öğrenen ve Yusuf'un ölüm haberini ise arkadaşlarından öğrenen Döndü Ana, kızının yaşamını yitirdiği haberini alır almaz, Dêrsim'e gidip cenazesini almak istedi. Ancak 1995'in yoğun savaş koşulları nedeniyle kızı Dilek'in cenazesini alamadı. Oğlu Yusuf'un naaşı ise, kendisi yetişene kadar Çewlîk'te 9 arkadaşıyla birlikte kimsesizler mezarlığına gömülür. Oğlunu savcılıktaki fotoğrafından teşhis eden Döndü Ana, "Oğlumun mezarını açtırmadım. Bu topraklar uğruna vermişti o gencecik bedenini. Cenazesi de bu topraklarda kalmalıydı" diyor. Döndü Ana, 12 yıldır hemen hemen her bayram Çewlîk'e giderek, oğlu Yusuf'un mezarını ziyaret ediyor.

Karanlık çöktü geri döndü
Dêrsim'de 17 yıl önce yaşamını yitiren kızı Dilek için de belli aralıklarla 3 defa kente gider, ancak her defasında bölgedeki operasyonlar nedeniyle, kendi deyimiyle "eli boş" döndü. Geçen yıl çatışma bölgesine gitmek için askeri yetkililerden izin isteyen Döndü Ana, "Akşam saat 19.00'da geri dönmelisin. Aksi taktirde askerler tarafından taranabilirsiniz" cevabını aldı. İleri yaşına ve yaz sıcağına rağmen saatlerce yol yürüdü ama kızının vurulduğu yere ulaşamadan, karanlık çöktüğü için geri dönmek zorunda kaldı. Tam olarak kızının nereye gömüldüğü konusunda bilgi edinemeyen Döndü Ana, cezaevinden kendisine gelen bir mektupta tarif edildiği kadarıyla kızının mezarını bulmaya çalışıyor.
Döndü Ana, bu yıl yeniden Dêrsim'e gider. Ancak bölgedeki yoğun operasyon ve çatışmalar nedeniyle bir arpa boyu yol alamadan, İstanbul'a geri döner. "Kızımın mezarını bulmadan ölmek istemiyorum" diyen Döndü Ana, defalarca Dêrsim'e gittiğini ancak askerlerin kendilerine yol vermediğini kaydetti.

'Mezar taşı yapmak istiyorum'

"Ben bir anne olarak, kızım nerede yatıyorsa yatsın, mezarını bulup bir mezar taşı yapmak istiyorum" diyen Döndü Ana, kızı Dilek ile birlikte yaşamını yitiren PKK'lilerden 2'sinin erkek olduğunu söyledi. Kızının mezar yerini bilmediğini söyleyen Döndü Ana, bu konuya ilişkin bilgisi olanların kendisine ulaşmalarını istiyor.
Kızıyla birlikte yaşamını yitiren 6 PKK'linin ailelerine de seslenen Döndü Ana, "Onlar da gelsinler, birlikte çocuklarımızın mezarını arayalım. Ve onlara bir mezar taşı yaptıralım. Onlar bu halkın değeridir. Anne babalar olarak bu değerlerimize sahip çıkmak bizim en kutsal görevimizdir" diye kaydetti. Savaşta yaşamını yitirenlerin tümünün halkın çocukları olduğunu vurgulayan Döndü Ana'ın son sözleri ise şöyle: "Ne zamana kadar bu kan dökülecek. Asker anneleri de gelsin el ele verelim bu ülkeye barışı biz getirelim. Bu hükümet bize barış getirmez. Ülkede barışı sağlayacak olan halk ve Sayın Öcalan'dır. Kulaklar sağır olmasın, diller lal olmasın, gözler kör olmasın, barış için bir araya gelelim ve kardeş kanının dökülmesine son verelim."

LEYLA SÖGÜT / DİHA/DÊRSIM