Siirt, Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Amed, Elazığ, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Mardin, Muş, Urfa, Şırnak, Dersim ve Van Baroları hafta sonu toplandı. Siirt Adliyesi'nde yapılan toplantının sonuç bildirgesi açıklandı. Barolar, Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürt sorununun çözümü için başlatılan çözüm sürecinin tarihi bir fırsat olduğu, kalıcı çözüm sağlanıncaya kadar sürdürülmesi ve desteklenmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, sürecin başarıya ulaşabilmesi ve muhtemel provokasyonlardan korunabilmesi için "barış sürecini yürüten ve katkı sunanların kullanacakları dile ve üsluba dikkat ederek açıklamalarında, saygı ve onur ilkeleri çerçevesinde hareket etmelerinin gereğine" dikkat çekildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın manifestosuna işaret edilen açıklamada, "21 Mart 2013 Newroz Bayramı'nda Diyarbakır'da açıklanan silahlı mücadeleyi sonuçlandıran sivil, demokratik deklarasyonunun önerdiği paradigmanın Türkiye ve bölge halkları için çok değerli olduğu ve bu çağrının hükümet, devlet, STK'ler ve toplumun bütün kesimlerince önemsenip kabul görmesi sevinç ve heyecanla karşılanmıştır" denildi. 


Kalıcı çözüm için...
Çözüm sürecinin başarıya ulaşabilmesi için, yurt içindeki silahlı güçlerin (gerillalar) geçmiş tecrübeler de göz önüne alınarak herhangi bir can kaybına meydan vermeden güvenlik içinde, hukuk çerçevesinde çıkışların sağlanması için siyasal iktidara ve ilgili bütün çevrelere gereğini yapmaları çağrısında bulunulan açıklamada, kalıcı çözüm için, anayasal temelde güvencelerin sağlanarak vatandaşlık, anadilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması ve Avrupa Yerel Yönetim Şartının çekincesiz kabulünün yanı sıra düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin ve TMK’nin tümden kaldırılması, TCK’de gerekli düzenlemelerin yapılması ile bu noktada Meclis gündeminde bulunan 4. Yargı Paketi'nde yer alan düzenlemelerin sürece uygun içerikte yasalaştırılmasının önemi belirtildi.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nca kabul edilen Roboskî raporunun kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığı belirtilen açıklamada, adalet duygularını karşılamaktan uzak olduğundan bu raporun Genel Kurul'ca kabul edilmemesi çağrısında bulunuldu. Ayrıca inanç özgürlüğü çerçevesinde cemevlerinin, Alevi vatandaşların ibadethaneleri olarak kabul edilmesi istendi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Genel Kurulu'nun yaklaşmakta olduğu da dikkate alınarak, TBB'nin sivil, demokratik, sorunların çözümüne katkıda bulunması, müzakere, çözüm sürecinde aktif çaba harcaması gerektiği belirtildi.

SİİRT




Azadî İnisiyatifi: Destekliyoruz

Azadî İnisiyatifi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çağrısı önemli ve değerli bulduklarını, desteklediklerini belirtti.
Hak Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami İnisiyatifi (Azadî İnisiyatifi), Öcalan'ın Amed'de deklare edilen mesajına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Kürt ve Kürdistan meselesinin siyasi yöntemler ile çözüme kavuşturulmasını içeren yeni dönem, bizim de İnisiyatif olarak desteklediğimiz ve de katkı sağlayacağımız bir siyasettir. Kendi coğrafyasında özyönetim hakkı silah zoru ile elinden alınan ve üzerinde yaşamakta olduğu toprakları yine aynı yöntemler ile parçalanan Kürtlerin barış ve diyalog eli her zaman için değerli ve memnuniyet vericidir. Bu yüzden sürecin gidişatı içerisinde devletin de, PKK'nin ileri sürdüğü somut adımları atmasının gerekli olduğu açıktır" denildi. "Öcalan'ın çağrısında ifade ettiği barışçıl, demokratik, çoğulcu, hoşgörülü çerçeveyi objektif planda önemsiyor ve değerli buluyoruz" denilen açıklamaya şu mesaj verildi: "Bunun demokratik, çok renkli, çok sesli siyaset koşullarının oluşturulması açısından yaratacağı olumlu zemini destekliyoruz. Bu minvalde, Kürdistan'da siyaset yapan değişik çevrelerin, bilhassa İslamî çevrelerin zeminin elverişliliğini sağlama açısından fonksiyon yüklenmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Ortadoğu'nun kaynayan kazanında Kürtlerin ve de bu topraklarda yaşayan herkesin yararlanacağı her türlü hak, adalet ve hürriyet temelli gayreti destekleyeceğimizi ve bu kutsal değerlere halel getirmesi muhtemel her türlü teşebbüse de kararlılıkla karşı duracağımızı kamuoyuna önemle arz ederiz."

AMED