Yaşamın ölümden beter bir yalana dönüştürüldüğü ve her gün yana-yana erimek anlamına geldiği bir coğrafyada ve çağda kadın olmak nedir? Yaşama giden yol nerededir ve nasıldır?

Yaşam olmak, "Ben buyum!" diyebilmek tarihimizin belki de en yakıcı ve zorlu gerçekleşmesidir. Kadın ve yaşam bağını bütün sahteliklerden ve yanılsamalardan arındırmak, başlı başına bir özgürlük eylemidir. En derinden ve bütün çarpıcılığıyla köleleştirilen ve yaşam diye dayatılan bütün varoluşlardan kopuş, aynı derinlikte ve çarpıcılıkta olmak zorundadır. Bunun dışındaki yaşam adına bütün gerçekleşmeler, yaşama karşı ihanetin daha örtülü ve yanıltıcı bir versiyonu olmaktan öteye gidememektedir. Yaşam köleliğin derinliği içinde kaybolunan dipsiz bir kuyuya dönüşür ancak. Oysa hakikat aslında çok sadedir. Bazen çok basit bir sorunun en yalın cevabı niteliğindedir. Bilinenin anda tercihe dönüşmesidir. Evet-hayır, kabul-ret! Önünde duran bir tas suyu susuzken içmek veya içmemek; susuzluğunu bilerek kana kana içmek! Bunun için susuzluğunu bilmek.
Yaşam karşısındaki tercihlerimiz hakikatimizdir. Yaşam zaten budur. Geçilen bir yoldan ziyade, anbean döşenerek üzerinden yürünen bir yol. Yaşamın zorlu gerçekliği çarpıtılmış olmasındandır. Önündeki büyük engeller ya aşmayı, aşmak için büyümeyi ve sıçramayı ya da yürümemeyi, giderek küçülmeyi ve küçüldükçe yaşam iradesini ve yeteneğini kaybetmeyi getirir.
Yanlış kurulmuş yalan yaşamları görmek/hissetmek büyük bir özgürlük bilincini ve ruhunu gerektirir. Özgürlük bilinci ve ruhu özgür yaşamın kendisi olmaktadır. Özgür yaşamı hissetmek/görmek belki de yaşamın en fazla engellendiği yerde, bütün toplumsal/tarihsel bağlamlarından koparıldığı, bir zerre mekana sıkıştırıldığı, yani en fazla küçültüldüğü zaman ve yerlerde mümkündür. Yaşamın ne olduğu, nasıl bir dipsiz kuyuya dönüştürüldüğü en fazla dipsiz kuyunun kendisindeyken görülür. Kuyunun dışında kuyu tanımlanamaz. Bunu görmek/hissetmek en büyük hakikattir. Hakikat özgücün kaynağıdır. Yaşamın öz kaynağıdır. Hakikate ermedikçe özgür yaşama kapıyı aralamak mümkün değildir. O nedenle "Hakikat aşktır; aşk özgür yaşamdır" diyor Kürt Halk Önderi.
Kadın açısından hakikat bir çarpmadır. Aslında bir çakılmadır. Binlerce yıllık köleliğin kadın ve yaşam bağlarında oluşturduğu derin uçurumları salt ideolojik-siyasi veya bilimsel bilgi ile anlamak ve anlatmak mümkün değildir. Bu nasıl bir yaşamdan düşüştür ki, var kıldığı yaşamda kendisi yoktur. Kadının kölelik tarihi anlaşılmadan, bunun yaşam karşısındaki öldürücü zayıflığı, güç ve bilinç kaybı fark edilmeden, fark etmenin çarpıcılığı anlaşılmadan özgürlük çıkışı kesinlikle bir aldatmacadır. Büyük çakılma esasta en büyük anlam gücünü ortaya çıkarır. Büyük eylem, anlamlı yaşam çıkışı bu zeminde hakikate ermek oluyor. Yaşama yol almak ya da yaşamı yaratmak çakılma anındaki duygu, bilinç ve irade patlamasıdır. "Böyle olmayacağım", "Ben bu değilim" demenin büyük özgürlüğüdür. Ret çok keskin, çok çarpıcı! Bu kadın köleliğini ve onun üzerine bina edilen bütün kölelikleri kadın adına, toplum adına, doğa ve evren adına reddetmektir. Hakikat ancak bu kadar yalın olabilir. Zîlan yoldaşın özgür yaşam manifestosu olması köleliği kabul etmemesindeki irade ve bilinç patlamasıdır. Kendini bütün kölelik tanımları dışında var etmesidir.
Sömürgeci devlet saldırılarının en yoğun yaşandığı, Önderliğimize karşı Çiller-Güreş çetesinin 6 Mayıs suikast girişimi, gerillanın önemli bir tıkanmayı yaşadığı bir süreçte Zîlan yoldaşın eylemi düşmana hem siyasi-ideolojik hem de askeri anlamda büyük darbe vurmuştur. En önemlisi, tam da düşmanın kesin sonuç alma ve Önderliği imha etmeyi hedeflediği bir zaman diliminde kadının çarpıcı özgürlük eylemi ile Önderliğin kadın özgürlük çizgisinde kendisini var etmiş olmasıdır. Zîlan yoldaş şahsında kadının varlığı ve özgür yaşam kararlılığı Önderlik ekseninde en büyük gerçekleşme ve çizgi militanlığını açığa çıkarmıştır. Böylesine bağımsız ve özgür bir iradeleşme, kendini patlatarak var etme, kadının yaşamla olan bağlarını hakikatleştirdi. Anlamlı yaşam ve büyük eylem gücü ile Zîlan yoldaş kadın özgürlük mücadelesinde hem bir dönüm noktası hem de militanlaşma ölçüsünü oluşturmuştur. Zîlan yoldaşın hakikati bu anlamda kadın özgürlük tarihinin en çarpıcı çıkışıdır.
18. şehadet yıldönümünde Zîlan yoldaşı büyük minnet ve şükranla anıyoruz.