Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde 1995 tarihinde iki öğretmen ile müteahhit Mehmet Selim Korkmaz kaçırılmış, cesetleri Bagözü Köyü yakınlarında bulunmuştu. bundan sonra köye yapılan baskında Süleyman Seyhan (57), Mehmet Emin Aslan (19), Nedin Akyön (16), Davut Altınkaynak (13) ve Seyhan Doğan (14), resmi işlem yapılmadan jandarma ve korucular tarafından gözaltına alınır. 14 Kasım 1995 günü ise daha önce Mardin İl Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alınan Abdurahman Coşkun (21) ve Abdurahman Olcay (20) adlı iki öğrenci adliyeye sevk edilir. Ancak savcılık iki öğrenciyi suçsuz bularak serbest bırakır. İki öğrenci JİTEM tarafından tekrar gözaltına alınır. Bu tarihten sonra üçü çocuk toplam 7 kişiden haber alınamaz. 4 ay sonra Süleyman Seyhan’ın cesedi bir kuyuda; yıllar sonra ise, Seyhan Doğan ve M. Emin Aslan’ın cesetleri Dargeçit’te, Abdurahman Coşkun’un cesedi ise Kızıltepe’de gömülü olarak bulunur.
Üçü lise öğrencisi 7 sivilin gözaltında katledilmesiyle ilgili 19 yıl sonra iddianame hazırlandı. Midyat Cumhuriyet Savcısı Mustafa Sever tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, gözaltına alınanların yakınlarının ifadelerine de yer verildi.

Babaya infaz, kızına tecavüz

Öldürülen Süleyman Seyhan’ın kızı Fehime Çelik soruşturma kapsamında 25 Temmuz 2013 tarihinde savcılığa verdiği ifadesinde, 30 Ekim 1995 günü sabah saatlerinde evlerine asker ve korucuların baskın yaparak anne ve babasını götürdüklerini, onların durumunu sormak için 1.5 yaşındaki çocuğunu kız kardeşine bırakarak Tabur’a gittiğinde kendisinin de gözaltına alındığını ve gözaltında olan babasının karşısında çırılçıplak soyularak askıya alındığını söyledi. Bir gün boyunca işkence gördükten sonra bir askerin hücrede kendisine tecavüz ettiğini söyleyen Çelik, “Bir hafta kadar gözaltında kaldım. Orada işkence edilenlerin seslerini duyuyordum. Bunların içinde babam da vardı. Babamın cenazesi 4 ay sonra bir kuyuda bulundu” dedi.

İnfaz edip kuyulara attılar

İddianamede ifadelerine yer verilen uzman çavuş Ali Arısoy, gözaltındakilerin Kuyubaşı mezrasına götürülerek infaz edildiklerini ve cesetlerinin kuyulara atıldığını anlattı.

Kalorifer kazanında yakıldı

Aynı tarihlerde Dargeçit Tabur Komutanlığı’ndan uzman çavuş Bilal Batırır da ortadan kaybolur. Ülkücü olan uzman çavuş Bilal Batırır, Yüzbaşı Mehmet Tire ve Binbaşı Hurşit İmren’in yolsuzluk yaptıklarını, kurdukları ekiple yargısız infazlarda bulunduklarını bir dilekçeyle Jandarma Genel Komutanlığı’na bildirir. Kaybolan Bilal Batırır’ın eşi Hatice Batırır 9 Nisan 2013 tarihinde verdiği ifadesinde 0536 415 .... numaralı telefonu kullanan bir şahsın kendisini aradığını, “ben o tarihte Dargeçit’te askerdim. Senin eşin Mehmet Tire ve Hursit İmren’in emri ile öldürülmüştür. O tarihte bu 2 kişi Bagözü Köyü’nde birçok kişiyi öldürüp kuyulara attırdı. Bölüğün kalorifer kazanında en az 60 kişi yakıldı. Katliam yapıldı. Senin eşinin durumunu Hüseyin (Tuna) isimli itirafçı daha iyi bilir, şu an bir şirkette müdürdür” dediğini anlattı.

Dava başlayacak

Hazırlanan iddianamede şüpheli Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren’in azmettirmek suçundan 6 kez, Abdurrahman Coşkun ve Uzman çavuş Bilal Batırır’ın öldürülmesinde ise asli fail olarak yer aldığı gerekçesiyle 2 kez müebbet hapisle yargılanması istendi. Şüpheli Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire hakkında azmettirmek suçundan 5 kez, Batırır, Coşkun ve Aslan’ın öldürülmesinde de asli fail olarak 3 kez olmak üzere 8 kez müebbet hapis cezası talep edildi.

İddianamede, diğer şüphelilerden Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz ve uzman çavuş Kerim Şahin için 6 kez, Karakol Komutan Yardımcısı Haydar Topçam için de 3 kez, müebbet hapis cezası istendi. Davanın önümüzdeki günlerde Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlaması bekleniyor.


MUSTAFA DOÐAN/ANF/MARDİN