YPG Basın Merkezi, Türkiye’nin desteklediği El Kaide bağlantılı çetelerin Rojava ve Halep’teki saldırıları üzerine yaşanan çatışmaların sonuçlarını açıkladı.

YPG açıklamasına göre, 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde El Kaide ile Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ve Özgür Suriye Ordusu’na bağlı çete grupları tank ve ağır silahlarla Kürt bölgelerine saldırı düzenledi. Serêkaniyê’den Til Koçer bölgesine uzanan Kürt bölgelerinin işgal edilmesi amacıyla düzenlenen saldırılarda şiddetli çatışmalar yaşandı. Çetelerin saldırılarına YPG güçlerinin karşılık vermesi üzerine çete mensupları ağır kayıp verdi.
10 Eylül’de çete üyelerinin Qamişlo’ya bağlı köylere yönelik gerçekleştirdikleri saldırılara YPG güçleri yanıt verdi. Çatışmalar sonucunda Uwêniyê Köyü kurtarılarak, 20 çete mensubu öldürüldü. 5 çete mensubunun cenazesi de YPG güçlerinin eline geçti.
YPG’nin 11 Eylül’de Serêkaniyê’deki çete merkezine düzenlediği eylemde ise 16 çete üyesi öldürüldü.
Çilaxa’ya bağlı Girhok Köyü’ne saldırıda bulunan çeteler de YPG güçlerinin direnişiyle karşılaştı. Sabah saatlerine kadar devam eden çatışmalarda 13 çete üyesi öldürüldü.

Girkê Legê’de sert yanıt

Girkê Legê’ye bağlı Rimêlan’ Köyü’ne 11 Eylül’de çete mensupları kalabalık gruplarla saldırıda bulundu. Akşam saatlerine kadar devam eden saldırılarda 58 çete üyesi öldürüldü. 35 çete üyesinin cenazesi çatışma alanında bırakılırken, onlarca çete üyesi de yaralandı. Çatışmalar sonucu çok sayıda cephane ele geçirildi. Çeteler ağır kaybın ardından geri çekilmek zorunda kaldı.

Til Koçer’de darbe

Til Koçer’de de çeteler önceki gün sabah saatlerinde Xiraba Jêr Köyü çevresine tanklarla saldırıda bulundu. Saldırı ardından meydana gelen çatışmalar öğle saatlerine kadar sürdü. Çatışmalarda 26 çete üyesi öldürüldü, 13 silah da ele geçirildi.
Çete menspları aynı bölgede bulunan Mişêrfa ve Sidêdiyê köylerine de tank ve ağır silahlarla saldırı düzenledi. Gece saatlerine kadar devam eden çatışmalar sonucunda 32 çete elemanı öldürüldü, 2 tank ve 4 doçka aracı imha edidi.

Girê Sipî’de operasyon

Girê Sipî’de (Til Ebyad) YPG güçlerinin Çelbhe ve Bîrkino köylerinde çete gruplarına karşı gerçekleştirdiği eylemde 12 çete mensubu öldürüldü, 2 doçka aracı da imha edildi.

8 YPG’li yaşamını yitirdi
Serêkaniyê ve Til Koçer’de yaşanan çatışmalarda 8 YPG savaşçısının yaşamını yitirdiği bildirildi.

Çatışmalar devam etti
Çeteler verdikleri kayıp ardından önceki gece Girkê Legê’nin Girhok ve Yusufiyê köyleri çevresine saldırıda bulundu. Şiddetli çatışmalarda ağır kayıplar veren çetelerin 5 mensubu da sağ yakalandı; uçaksavar taşıyan bir araç da ele geçirildi. YPG kaynaklarına göre, çatışmalarda 2 çete lideri öldürüldü, 2’ si de yaralandı. Öldürülen çete liderlerinden birinin adının Ebu Kheteb, yaralananlardan birinin adının ise Ebu Ammar Sehyoni olduğu bildirildi.
Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, çete üyeleri Girê Sipî’ye bağlı Sûsikê Köyü’ne önceki gece saldırı düzenledi. YPG’nin karşılık vermesi üzerine yaşanan çatışmalarda 3 çete mensubu öldürüldü. Bölgedeki çatışmalar dün sabah saatlerinde de devam etti.

Halep’te çatışmalar
Halep’teki Kürt mahallelerinde de 6 Eylül’de yeniden başlayan çete saldırıları sürüyor. Dün ve önceki gün yaşanan çatışmalarda çeteler kayıp verirken, sayı öğrenilemedi. Şu ana kadar yaşanan çatışmalarda en az 60 çete mensubu öldürüldü, 70 çete mensubu yaralandı, 12 çete üyesi de esir alındı. Çetelerin Kürt mahallelerine yönelik top atışlarında ise çoğunluğu çocuk 11 sivil yaşamını yitirdi, 34 sivil de yaralandı.

ANHA/QAMIŞLO




El Kaide'yi destekliyor

Bush dönemi Savunma Bakan Yardımcısı ve Ulusal Güvenlik Konseyi direktörü Michael Doran, Türkiye’nin Suriye konusunda Amerika’ya zarar verdiğini belirterek,  “Ortadoğu’daki bir müttefikimiz ve aynı zamanda NATO üyesi bir ülke El Kaide’yi destekliyor" dedi.
VOA'nın haberine göre Washington’un önde gelen düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü’de bölge uzmanları, Suriye konusundaki olasılıkları masaya yatırdı. Uzmanlar, Obama yönetiminin ‘kırmızı çizgi’ye vurgu yapmaktan çok, kendi kamuoyuna Amerika’nın Suriye’ye müdahalede ne gibi bir ulusal çıkarı olduğunu açıklaması gerektiği konusunda birleşiyor. Uzmanlardan biri olan Michael Doran, Amerika’nın bölgedeki tüm müttefiklerinin Washington’a gelerek ‘bir şey yapmalısınız’ çağrısında bulunduğuna dikkat çekti. Doran, Türkiye’nin bunu en çok dile getiren devlet olduğuna şu sözlerle anlattı: “Bugün Türk siyasetçilerin artık yüksek sesle şunu ifade ettiğini görüyoruz: ‘Biz müdahale istiyoruz’. Son 20 yılda Ortadoğu’da böyle bir şey görmedik. Başkan iki yıl içinde bunu yapabilirdi. Bu unsurları bir araya getirip bu koalisyon gücü desteğiyle Özgür Suriye Ordusu’nu oluşturabilirdi. Zamanı geldiğinde de oraya müdahale ederdi. Bugün de tek başına Amerika müdahalesi olmazdı. Tabii ki Ortadoğu’da çıkarlarımız var. [Amerika] İhtiyaç olduğunda kimseyi etrafında bulamadı. Çünkü bugüne dek koalisyon gücü oluşturmadı. Şimdi ise harakete geçmek zorunda, Kongre onayı alsa da almasa da.”
Michael Doran, Türkiye’nin Suriye konusunda müttefiki Amerika’ya zarar verdiğini vurguladı: “Amerika’nın Suriye ile ilgili sorunlarından biri de sadece düşmanlarımızın yaptıkları değil, aynı zamanda müttefiklerimizin yaptıkları. Türkler Esat’ı devirmek istedi. Ne yaptılar bunun için? Bütün yabancı cihatçı grupların Suriye’ye geçişine göz yumdular. El Kaide’yi destekliyorlar demiyorum ama gözlerini kapatıyorlar ve sınırlarını o gruplara açıyorlar. Normalde El Kaide’yle mücadele etmek gibi küresel bir stratejimiz var. Ama Ortadoğu’daki bir müttefikimiz ve aynı zamanda NATO üyesi bir ülke El Kaide’yi destekliyor. Bu bence üzerine düşünmemiz gereken çok ciddi bir taktiksel başarısızlıktır.”

WASHINGTON




Davutoğlu’na TİGEM soruları


BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arazisinin El Kaide'ye bağlı çetelerin üssüne dönüştürülmesini Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na sordu.
Baluken, Urfa'da bulunan TİGEM arazilerinin El Nusra gibi çeteler tarafından kullanılmasına ilişkin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na yazılı soru önergesi verdi. Baluken, Ceylanpınar sınır kapısının kapatılmasının ardından TİGEM’in Suriye’deki Kürtlere yönelik katliam girişimlerinde bulunan El Nusra ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi örgütlere üs yapıldığını hatırlattı. Baluken, sivillerin girmesinin yasak olduğu TİGEM arsasının 142 kamerayla kontrol edildiğini belirterek, “El Nusra ve IŞİD militanlarının toplandığı ana merkezin ise yine TİGEM arazisi içinde bulunan Akçakale Süleyman Şah Dinlenme Tesisleri olduğu bölge halkınca bilinmektedir. Basına da yansıyan haberlerde, bu tesisin çete üyelerinin her türlü ihtiyacının organize edildiği bir alana dönüşmüş olduğu belirtilmektedir. Tüm bu bilgilerden hareketle, kamuoyunda oluşan algıya göre Ceylanpınar-Akçakale hattı üzerinde bulunan TİGEM, bugün Suriye’ye dair her türlü illegal faaliyete ev sahipliği yapan bir tesis konumundadır” dedi.
Baluken, Bakan Davutoğlu’na şu soruları yöneltti:
-  TİGEM bugün neden sivillerin girişine kapalı durumdadır?
- Ceylanpınar sınır kapısının kapanmasının ardından, TİGEM’de açılan iki kapıdan bakanlığınızın haberi var mıdır?
- Varsa, bu kapıların geçişe açılış amaçları nedir?
- Bu kapılardan Suriye’ye kimler geçmektedir?
-  Geçişler resmi kayıt altında mıdır?
-  Yapılan geçişlerin dayandığı yasal mevzuat var mıdır? Varsa nedir?
- TİGEM arazileri içerisinde konumlandırılmış kameraların kayıtları nerede tutulmaktadır? Bu kayıtlar incelemeye alınmış mıdır? Kayıtlar kamuoyuna açıklanacak mıdır?