Kendi mekanizmamızı geliştirmeliyiz
Kadının içinde bulunmadığı bir barışın barış olamayacağını belirten Tuğluk, "Savaşın en acısını biz kadınlar yaşadık. Eğer şuan bir çözüm geliştiriliyorsa biz kadınların pozisyonunda içerisinde yer alması gerekiyor" diye belirtti.
Görüşmelerin hala devam ettiğini söyleyen Tuğluk, "Sayın Öcalan'ın mektubundaki gibi silahlı bir dönemden silahsız bir döneme geçiliyor denildi. Kürt hareketi de çözüm noktasında iradesini net olarak ortaya koydu ve PKK de adımını attı. Burada bir sorun var. Çözüme tek taraflı adımlarla gidilebilir mi? AKP iktidarı ne yapacak? Nasıl çözecek bu sorunu. Sorun sadece silahların yurt dışına çekilmesi değildir. Sorun Kürt halkının anayasal eşit vatandaşlık hakkının tanımlanması. Şu ana kadar işleyen döneme bakıldığında kadını sürecin dışında tutan mekanizmaların kurulduğu görülüyor. Bizler ise, resmi kurumların davetini beklemeden kendi mekanizmalarımızı geliştirmeliyiz. Analarımızın vicdanları bu topraklara barışı getirecek. Kürt halkına ve Sayın Öcalan'a güveniyoruz başkasından beklemeden kendi mücadelemizi barış ile taçlandıracağız" diye konuştu.
Örgütlülük güçlendirilmeli
Tuğluk'un ardından konuşan DÖKH aktivisti Fatma Kaşan da, yapılan görüşmelerin kalıcı bir barışa evirilmesi için kadın cephesinde örgütlülüklerinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini aktardı. Kaşan, yapılan süreçte kadının eşit temsiliyetinin ve değişecek olan yasal değişikliklerinin toplumsal cinsiyetin kazanımlarının elde edilmesi olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı sürdü.
DİHA/AMED